Bir miktar yalnızlığıma, bir miktar sensizlik az birazda sessizlik ekleyince kıvamı yerinde oluyor sanki yaşadığım acının. Duvarlar daha bir üstüme geliyor, özellikle de konu acı bir aşk olunca. Yaşadıklarım daha gerçek, dudaklarım arasından dökülen dularım daha içten gibi…
Dibi tutmasın diye acılarımın durmadan hafızamda tazeliyorum seni. Aşkın acı çeken yanını seviyorum ben…Aşkı seviyorum ben, yanlış anlama seni değil… İçimde bir mazoşisti büyütüyorum sanki. Acı çekiyorum ve acı çektikçe zevk alıyorum. Kendimi çözemedeğim bir bilmece gibi hissediyorum çoğu zaman. Arada bir duruluyorum, arada bir coşuyorum…
Hiç ortası yok benim ruhumun “ya kalbini korkak alıştırma hep sev, koşulsuz sev” diyor bana ya da “hiç sevme, boşuna göze alma, sonunda ise göze batma”… Sakın az sevme ve sakın az sevilmeyle yetinme diyor… Ya sonuna kadar git ya da olduğun yerde kal aşka dair hiç kımıldama…
Dibine kadar, sonuna kadar yaşıyorum inandığım değerleri. İçime sinene kadar tartıyorum hislerimi. Emin olduğum anda açıyorum kollarımı iki yana. Koşulsuzca, çıkarsızca sevmek için deliriyorum. Sevmeyi seviyorum ben, aman yanlış anlama seni değil…
Benzer yazılar
- 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ... - 13 Ağustos 2010 -- Hepsi yüreğimin işi (9)
Yüreğimi, bu aşkın tam ortasına yatırıp koydum ben! Yerinden kımıldatmaya kıyamıyorum. Öyle güzel duruyor ki yüreğim sahibini bulduğu yüreğin yanında, geçtim karşılarına bu birbirleri için çarpan iki... - 10 Ağustos 2010 -- Telafisi olmayan bir haldi bizim için aşk… (2)
Kendinden büyük laflar edip kapıyı kızcağızın yüzüne nasıl da çarpmıştı giderken. Ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. Kız ona "Sus! Ne olur böyle büyük konuşma" demişti.
Ah bir anlasaydı keşke o an ... - 07 Ağustos 2010 -- Aldatmak mı aldanmak mı hadi adını sen koy! (0)
Ah bu aldatmak nasıl derinliği olan bir iş böyle... Başkası tarafından aldatılmış, bunu öğrenince sevgilisinden ayrılmış sonra dayanamayıp barışmış olan bir arkadaşım anlatıyor bugün; "Titizlikle hare... - 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund... - 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
Eylül 11th, 2010 on 15:25
Nereden bakarsak bakalım hep bir yerde takılıyor aklımız.. .!
Aklımız mıdır takılan ?
yoksa söz geçiremediğimiz kalbimiz midir…?
söz geçmez bir kalbe inat acısını severek yaşıtıyorsa eğer bu Aşk ..
hepsinde aynı hüzün.., hepsinde aynı serzeniş yüklüyse eğer …sevgiyi sevmenin ,sevgiliyi sevmeden daha değerli olduğuna inanır mantığımız..
işte kalp ile mantığın tek kesiştiği ve zıtlaşmadığı an’dır bu an..;
Sevgiliyi sevmek değildir tabiki o an ..
Aşkın hamuru sadece sevgidir…, Aşk’ı sevmenin tek yoluda sevgi dolu haykırıştadır..
bir cesarettir sevgiyi nedensiz yaşamak ..!
bir casarettir Aşk ı koşulsuzlaştırmak..
Acısını bile hazmedip… kişiselleştirmekten uzakta yaşatabiliyorsan eğer
ne dibi tutar tazelediğin hafızanın…,
nede yalnızı olur yaşadıklarının….
çok güzel duyguları içten bir yazı Elif hanım ..;hem kaleminize ,hemde yüreğinize sağlık
Eylül 12th, 2010 on 17:40
çok teşekkür ederim Murat Bey bu güzel yorumunuz için. yüreğinize sağlık
Eylül 8th, 2010 on 13:31
“Dibi tutmasın diye acılarımın durmadan hafızamda tazeliyorum seni.” bu nasıl bir sözdür yahu. Mükemmel olmuş gerçekten…
Ama öteki yandan peki ya o dibini tutturmadığın acılar engelliyorsa yeni ufuklara yelken açmanı?
Eylül 8th, 2010 on 13:51
Doğru belki de haklısın…