Sevgiliniz tarafından terk edildiniz. Depresyonun dibindesiniz. Onu hala her şeye rağmen çok seviyorsunuz. Onsuz hayatın bir anlamı yokmuş gibi hissediyorsunuz. Ne yaparsanız yapın bir türlü unutamıyorsunuz.

Öyle bir unutamıyorsunuz ki bu aşk sizde saplantı haline dönüşmüş durumda. Bu noktaya kadar anlattıklarımı özetleyecek olursak; günümüzde birçok insanın yaşayabileceği ilişki sonrası normal iniş ve çıkışlar göstren ruh halleri içinde olması diyebiliriz.

Bir ilişki bittikten sonra daha fazlası ne olur, bünyeye ne kadar zarar verir derseniz eğer öyle bir haber okudum ki o an verebileceğim tek tepki “şaka gibi bu ne ya!” oldu. Habere gelecek olursak 50 yaşında bir iş adamı kendisini terk eden sevgilisinin yokluğuna alışamayıp ne yapsam ne etsem diye düşünürken aklına parlak bir fikir gelmiş. Almış eski sevgilisinin fotoğraflarını erotik ürünler satan bir mağazanın yolunu tutmuş. Erotik oyuncaklar üreten mağaza sahibinin yanına gidip fotoğrafları çıkartıp “Aynısından istiyorum, ama göğüsleri daha büyük, vücudu daha kıvrımlı olsun” demiş. Ben bu noktada gülmeye başladım zaten. Sanki hatun geri döndü de adama,ilişkileri kaldığı yerden devam ediyor da sanki kadının memelerinin küçük oluşu tek dertleriymiş gibi. Sonrasında mağaza sahibi fotoğrafları alıp aynı bu kadına benzeyen bir erotik oyuncak yapmış. Dişlerinden tutun, tırnaklarına kadar kadının aynısı olmuş oyuncak.

Aslında bu noktadan sonra söylenecek çok bir şey yok. Böyle bir adama en fazla zavallı diyebilirim. Alsın bu oyuncağı karşına, sağına, soluna artık neresine istiyorsa oturtsun. Sonra sohbet etsin, yemek yesin, karşılıklı kahve içsin hatta bir de üzerine sevişsin. Nasılsa işlevi bol bir oyuncakmış. Hani ne hali varsa görsün derler ya aynen öyle diyorum alsın oyuncağını ne hali varsa görsün.

İnsan karşısında konuşmayan, gülmeyen, tepki vermeyen bir şeyle ne kadar, neyin özlemini giderir o tartışılacak bir konu. Haberin tamamını okuduktan sonra “Allah akıl dağıtırken kesin bu amca kapı arkasında kalmış” dedim. Hatalarını telafi etmek ya da sevdiği kadını yeniden kazanmak için uğraşmak yerine böyle bir şey yapması bence hem çok sapıkça hem de kopyasını yaptırdığı kadını son derece küçük düşürücü bir davranıştan başka bir şey değil. Sanırım saplantı dedikleri şey böyle bir olsa gerek. Allah herkese akıl sağlığı versin…

İlginizi çekebilir

  • 12 Nisan 2009 -- Pisi pisine ölümler (0)
    Yol verme yüzünden işlenen cinayet haberi vardı televizyonda, ölen daha 19 yaşında bir gençti, alışığız değilmi bu haberlere; neden baktın, niye güldün, çok gürültü yaptın, neden yol vermedin cinay...
  • 25 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 3 (26)
    Kahve içmek için gözüme kestirdiğim ama pis olan fincanı yıkamak isterken; "az kaldı şu fincan bitsinde öyle dökerim sigaramın külünü" derken ve külü dökecek güvenli bir nokta ararken halıya düşen kül...
  • 20 Eylül 2011 -- “Seni sırtımda taşırım” dedi (2)
    Erenköy’deki FTR hastanesi kantininin bahçesinde hem bir yakınımın muayene olmasının bekliyor hem de bir fincan çay içiyordum. Eğer otururken bir şey okumuyorsam ve yalnızsam o an çevremdeki insan dav...
  • 17 Şubat 2012 -- Babalar ve oğulları (0)
    Oğul: -B abacığım İ 7 notebook aldım İ pad indirimdeydi onu da aldım. İ phone hediyeydi almasam olmazdı. İ pod zaten ucuz bir şeydi onu da aldım İ pe un serdim babacığım. P aram yettiği kadar...
  • 23 Nisan 2010 -- Bugün 23 Nisan (1)
    Bugün 23 nisan...Neymiş anlamı-önemi-tarihsel değeri bir göz atalım öncelikle tabi ki... İstanbul'un 16 Mart 1920'de düşman askerleri tarafından işgalinden sonra Osmanlı Mebusan Meclisi'nin görevin...
  • 24 Mart 2011 -- Seksi diz kapaklarım (5)
    Çok düşündüm, yazmalımıyım diye, sonra aşağıda okuyacağınız e-posta geldi, okudum, yazılanlar doğruydu. Sonra  Çağatay Gülümser'in Kendine Yazar isimli blogunda Volkan Taşkın isimli arkadaş değinmiş b...