Bugün özel bir hastanenin diş kliniğine gittim. Zorlu bir operasyon geçirecektim. Dişçi fobim yoktur ama yine de heyecan ve korku içinde sıramın gelmesini beklemeye başladım. Sıramı beklerken  bir anne ile oğulun tartışmasına şahit oldum. Üstelik şahit olan sadece ben değildim, diğer hastalar ve hastane çalışanları da en göbeğinden tartışmaya şahit oldular.

Delikanlı tekerlekli sandalyede, ve bacağının dizden aşağısı alçılı. Delikanlı diyorum çünkü üniversite öğrencisi ve 23 yaşında olduğunu öğreniyorum sonradan. Anladığım kadarıyla basket oynarken ayağını kırmış. Bir şekilde hastaneye gelmiş ve ailesine ulaşmaya çalışmış. Anne komşuda, cep telefonunun şarjı bitmiş. Baba ise namaza camiye gitmiş. Delikanlı ne annesine ne de babasına ulaşamamış.

Daha sonra bir şekilde anne-baba haberi almış panik halde hastaneye koşmuşlar. Fakat o da ne! oğlan onları karşısında görür görmez bağırmaya başlıyor. Siz nerdesiniz, kaç saattir size ulaşmaya çalışıyorum. Anne ayrı baba ayrı derdini anlatmaya çalışıyor fakat nafile, oğlan susmak bilmiyor. Anne, nasıl oldu yavrum, ayağında kırık mı var çatlak mı var, canın çok yanıyor mu? diyerek olayı öğrenmeye çalışıyor. Oğlan, benimle muhatap olma diyor annesine. Anne tekrar bir şey soracak oluyor oğlan, sus kadın sus diyorum sana sorma bana bir şey! Git yanımdan uzak dur benden diyor ve inanın şu an aklıma gelmeyen bir dolu hakaret sıralıyor.

Anne ise alttan alıp,  tamam yavrum özür dilerim tamam susuyorum diyor. Babada ise hiç ses yok. Hayretler içerisinde olanları izliyorum. Allahım kalksam şu oğlanın susmak bilmeyen ağzının ortasına  bir Osmanlı tokadı yapıştırsam diyorum kendi kendime. Bu arada içimden geçiriyorum kızım seninde bir oğlun var hiç kınama!

Acaba annemi kabahatliydi diye düşünüyorum. Yeterince ilgilenememiş gerekli şefkati gösterememişti beklide zamanında oğluna. Bir süre sonra olay tatlıya bağlanmış gibi görünüyordu. Oğlan sakinleşmiş bir köşede sohbet ediyorlardı.

Olayın tatlıya bağlanmış olması güzel tabi de, hangi anne o kadar insanın içinde bu denli hakareti, aşağılanmayı hak eder? Anne kutsal değil midir? Cennet onların ayaklarının altında değil midir? Anne aileyi ayakta tutan, yavrularını koruma görevi üstlenen, onlara kendinden daha iyi bakan en açık gönüllü, karşılık beklemeden seven tek kişi değil midir?

İlginizi çekebilir

  • 06 Kasım 2009 -- Prix Pictet büyük ödülü fotoğrafçı Nadav Kander’in (0)
    Dünyanın en saygın fotoğraf ödüllerinden Prix Pictet büyük ödülünü Britanya vatandaşı fotoğrafçı Nadav Kander yandaki fotoğrafıyla kazandı. “su” konusunun ele alındığı yarışmada birincilik ödülünü ...
  • 17 Ocak 2011 -- Bir stad açılışı artı iki ego eşittir nankörlük müdür? (2)
    Galatasaray'ın yeni mabedi Türk Telekom Arena'nın açılışındaki olaylara değinmek istiyorum. Açılışta Başbakana'ı protesto etmek yerine muhteşem stadın keyfi çıkarılmalıydı diye düşünüyorum ha illa pro...
  • 28 Şubat 2010 -- Hangi Dünya Lideri ile Eş Karaktersin (0)
    Benim kuzenlerden biri facebook'ta "Hangi Dünya Lideri ile Eş Karaktersin?" testini çözmüş ve sonuç Adolf Hitler çıkıncada isyan etmiş, bende çözdüm o testi ve sonuç yandaki gibi Fatih Sultan Mehmet ç...
  • 03 Ocak 2011 -- Yeni Yıl (0)
    Bir sonraki yeninin eskisi olarak geldi bu yeni yıl da. Her şey bu diyalektik akışla gidip geliyor aslında. Bugünün yenisi yarının eskisi; o yüzden İngilizler güzel söyler “ Yaşlanmaktan korkmayın, zi...
  • 17 Aralık 2010 -- V dergideki ikinci yazım (3)
    V dergide yazdığım ikinci yazı “Kırmızı Tosbağa”yı alttaki linke tıklayarak “YAZ” dedi ZEUS isimli köşemde okuyabilirsiniz. Ayrıca arama motorlarına www.reklamedya.info yazarak V dergiyi ziyaret ed...
  • 24 Temmuz 2011 -- Sibernetik Nedir? (2)
    Sibernetik; ülkemizde pek fazla bilinmeyen ancak diğer ülkelerin üzerine son derece eğildiği, yaşamın ve teknolojinin mantıki özüdür. Sibernetik bilimi, insan beyninden başlar ve tüm canlıları da kaps...