Bugün 6 Eylül 2010 Balıkesir’in düşman işgalinden kurtulmasının 88. yılını kutluyoruz. Balıkesir de yaşayanlar bilirler. Balıkesir senede sadece bir kere görebileceğiniz bir törene ev sahipliği yapar. Onlarda resmi geçitten sonra ortaya çıkan tülü kabaklardan başkası değildir. Peki tülü kabak nedir derseniz, tülü kabak ne insana benzer ne de hayvana. Masallardaki yaratıkları andırır baktığınızda.

20 Haziran 1920 yılında düşmanlar tarafından işgal edilen şehrimizi esaretten kurtarmak üzere toplantı düzenleyen kuvayi milliyecilerimizin rahat bir ortamda plan yapabilmesi ve onları ani düşman baskınında koruyabilmek için tabakhanede çalışan işçilerin üzerilerine bir deri parçası alıp daha sonrada kendilerini kurum ile boyayıp düşmanları korkutarak toplantı sahasına girmelerini engellemişlerdir. Ve Balıkesir in düşman işgalinden kurtulmasına çok büyük katkılarda bulunmuşlardır.

Her 6 Eylül de tülükabaklar Balıkesir sokaklarında halkı korkutmak için dolaşırlar. Resmi geçitten sonra araçlardan atılan şekerleri bir yandan kapmak istersiniz diğer yandan ise arkadan gelen tülükabaklardan korkup hareket edemezsiniz. En çok çocuklar korkar. İtiraf etmeliyim çocukluğumda bende çok korkardım. Ama kim olsa korkar düşünsenize ellerini kocaman açmış saçı sakalı birbirne karışmış kapkara bir adam sizi kovalıyor. Bende gerekeni yapıp koş Elif koş komutu ile toz olurdum. Eğer toz olamazsanız sizi yakalar sonrada ellerindeki kurumla siyaha boyar :)

About Elif Savaş

Elif Savaş has written 367 post in this blog.

İlginizi çekebilir

  • 03 Ekim 2010 -- Sadeliğimde saklısın… (4)
    Dillendirmiyorum yalnızlığımı öyle ulu orta. Sadeleştirip en yalın haliyle sunuyorum ben onu aşka. En yalın hallerimizle yaşadık ya her şeyi belki de bundan yalnızlığı bu kadar seviyorum ben. Yalnızlı...
  • 17 Eylül 2010 -- Yaşa ya da öl! (2)
    Sevdiği adamın yalan söylemesi acıtmıyordu kadının canını. O yalan söylediğinde, ona inanmış gibi yapmak ağır geliyordu ona. Sanki kendini aptal yerine koyar gibi, aşağılar gibi, kandırır gibi... Bile...
  • 07 Eylül 2011 -- Dedem (2)
    Duygusallığı sevmiyorum, neden sevmiyorum hiç bir fikrim yok. Ağlamaklı ve üzüntü veren filimleride sevmiyorum, kısacası mutsuzluğu sevmiyorum. Hayatımın en zor dönemlerinden birini geciriyorum. Artık...
  • 16 Ağustos 2010 -- Histerikli hisler (2)
    Nedense artık kolay kolay hiçbir şey şaşırtmıyor beni ilişkiler adına. Akşam iftar sonrası arkadaşımla yürüyüşe çıktık. Her zaman kahve içmeye gittiğimiz yerde aldık soluğu. Arkasından bir arkadaşım d...
  • 01 Şubat 2010 -- Gönderilmemiş mektuplar/Tavrının izini sürenim (7)
    ....''Kaldı ki, kimsenin benim tavrımı çekeceğini düşünmüyorum'' diyorsun ya; Oysa sen kimsesiz değilsin. Yada ben kimse değilim.   Sen bilmezsin, tavrının miliminin ben izini sürerim. Öyleyse ben, ...
  • 16 Kasım 2009 -- Kaç yanlış hangi doğrularınızı götürdü (0)
    Hayatınızın hangi döneminde acımasız olmaya başladınız? Oysa bana acımasız oldular bende öyleyim sözümüydü tek savunmanız... Kaç yanlış hangi doğrularınızı götürdü de sizde cevabı okumadan yargılad...