Bu ülkede kadın olmaktan, anne olmaktan daha zor bir görev var! Bu görevin erkek egemen toplumun tüm olumsuzluklarına karşın yinede var olması. Sonucunun çok vahim durumlar doğurmasına rağmen bir çok kadın tarafından hala itina ve özenle yapılmasına dikkat edilmesi.
Peki bu neydi?
Kadın olmaktan, anne olmaktan daha öte bir şey. Bir baba düşünün ki “yeri geldiğinde bana bile güvenmeyeceksin” diyerek korkunç bir güvensizliği aşılayabiliyor kızına. Böyle konuşan bir babanın var olduğu bir ülkede 7 aylık bebeklere tecavüz edilmesini garipsememek lazım.Ya da daha mesleğinin baharında genç bir öğretmenin ve annesinin tecavüze uğramasını, aşkına karşılık vermediği için sevdiği, aşık olduğu kızı öldüren bir genci, boşanma davası açtığı için karısını sokak ortasında döven kocayı, öğretmenini taciz eden ergen öğrencileri, kızı yaşındakileri ayartmaya çalışan sözüm ona kariyer sahibi insanları, çocuk pornocusu doktorları, oğlu ve gelini tarafından sokağa atılan anneyi…vb
Tüm bunları duymak, kenarından köşesinden yaşamak…
Ve sürekli artan feminist kadınlar… Çaresizliğin diğer adı. Sistemi değiştirememenin verdiği bir tepki. Her üç kadından birinin şiddet gördüğü bu ülkede garipsenecek bir durum varsa oda tüm bunlara karşın bir “erkeği sevmek”… Erkekleri sevmek için çaba harcayan kadınlar! Nasıl bir yaşama sevinci ve ümidiyse bu, hala direnen ve gerçekten sevileceği düşüncesiyle yaşama telaş içinde tutunan kadınlar.
Anneler! ve geleceğin anneleri size çok iş düşüyor. Lütfen erkek çocuklarınızı sevgiyle büyütün. Daha küçük yaşlarda onlara bencil olmayı öğretmeyin.Bırakın aşık olduğunda bir kız için ağlasın. Kız arkadaşına kötü davrandığı zaman “yakışır oğluma”, “kurban olsun o kızlar sana” demeyin. Acı çekmesini öğretin. Sonrasında ne dersler çıkarması gerektiğini öğretin. Ona nasıl seveceğini öğretin, nasıl siktir edeceğini değil. Hasta ruhlu, kalıplara sokulmuş, tek tip ve sizin parmağınızda oynatacağınız erkekler yetiştirmeyin. Güven verin. Onları diğer kızlardan kıskanmayın. Onlarda güveni öğrensinler ki kız çocuklarına güvenmeyi bilsinler. Erkeğin egemen olduğu toplumda en azından bunu değiştirin. Çünkü sonuç ne olursa olsun üzülen kadınlar oluyor.
Bu ülkede anne olmaktan, kadın olmaktan daha zor bir görev var oda tüm bunları görmezden gelip de ” bir erkeği sevmek”…






Ekim 11th, 2010 on 00:39
Hoş geldiniz Filiz Hanım
Güzel bir yazı ve doğru sözler ama demeden geçemeyeceğim, bu ülkede kadınların gerçek düşmanı kim biliyor musunuz?yaşadığım için söylüyorum..KADINLAR evet bir kadının gerçek düşmanı başka bir kadın olan bir ülkede yaşıyoruz ve bu çok basit bir sorun değil bence.Anneler erkek çocuklarına kendilerine tapmasını öğretiyor sonra erkek annesinin lafıyla eşini bırakıyor diğer yandan başka bir kadın onun yuvasına göz dikiyor alın size 2 düşman..En büyük eksiklikler bence empati yapmak ve insan egosu.Annelerdeki nasıl bir düşünce ben anlayamadım kendilerine yapılınca ah vah başkasının kızına yapınca oh bu mudur? ben bunlara ANNE değil insan bile diyemiyorum.Ayrıca biraz objektif olalım bence erkekler bazen kadınlardan daha merhametli olabiliyor.Kadınların da şeytanı aratmayanları çok ama genelleme yapmak doğru değil diye düşünüyorum.
Yüreğinize sağlık çok teşekkürler.
Ekim 11th, 2010 on 00:34
Aslında her şey kız çocuk erkek çocuk ayrımı yapmaksızın onları sadece karşılıksız sevmekten geçiyor. keşke herkes çocuğunu bu mantık çerçevesinde büyütüp eğitebilse o zaman çok şey değişirdi.
Aramıza hoşgeldiniz Filiz Hanım
Ekim 11th, 2010 on 00:24
şiddet görüpte hala seviyorum diyen kadınları anlamak zor gerçekten.. bu tip adamları bırakın sevmeyi hemen sepetlemek lazım
bir anne olarak, annelere ve geleceğin annelerine verdiğiniz tavsiyelere sonuna kadar katılıyor ve size hoşgeldiniz diyorum
Ekim 10th, 2010 on 23:16
Yeryüzünün en çok sosyal mesaj veren bloguna hoş geldiniz Filiz Hanım…
Ekim 11th, 2010 on 00:32
Teşekkür ederim Cengiz Bey…