Nereye gidiyorsun yine böyle ansızın? Daha akşama çok var diyordun. Daha ayrılığa çok var…
Yine ıslanacak kirpiklerim, sessizce. Usulcacık kırpacağım gözlerimi gözyaşlarım taşmasın diye. İçine aksın hepsi gözümün ve içini yaksın özümün…
Titreyerek konduracak dudağına buseyi dudaklarım.
Hoşça kal diyemeyecek yine.
Dilim düşman kesilecek kendine ve kaderine…
Nereye gideceksin yine böyle ansızın? Daha akşama çok var diyordun. Daha hüzüne çok var…
Yine kapanacak yüreğim. Hayata ve hayata dair bütün güzelliklere kapatacak kendini. Sen yokken tadını bilmeyecek nefesin ve peşinde gitmeyecek hiçbir hevesin…
Titreyecek dizlerim yine.
Sensizliğe yürümekte zorlanacak her defasında.
Tutmayacak kapıdan her girişte eskisi gibi.
Nereye gidebilirsin yine böyle ansızın? Daha akşama çok var diyordun. Daha kasvete çok var…
Yine zonklayacak başım, uyuşacak. Balyoz gibi inecek sensizliğin rüzgârı. Mızrak gibi saplanacak yokluğun hayali. Yıkılmasam ne fayda, dirensem nereye kadar ve bu acı belirsiz bir süreye kadar…
Eriyecek erimeyen buzulları dünyamın. İklimleri değişecek, düzen bozulunca. 4 değil 44 mevsim çıkacak içinden alemin. Ve bir o kadar da sensizlik…
Bir o kadar sessizlik…
Nereye gittin yine böyle ansızın? Daha akşama çok var diyordun. Daha hasrete çok var…
Hasretin gongu vurulurken kasvetin ringleri coşuverdi birden. Vakit akşam oldu çoktan. Gözlerim dalıp giderken ufuklara yüreğim titredi soğuktan.
Gitme diyebilseydim…
Diyebilsem…
İlginizi çekebilir
- 23 Mayıs 2012 -- Hezeyan (0)
Hezeyandı.
Annem beni kar doğurdu.
Üşüttüm kime sarıldıysam,
Ne yaptıysam ısıtamadım,
Satırlarımı…
Bir darbe gibi inmişim fukara sofasına…
Değildim;
Kimsenin beklediği o özlenen yolcu…
Memnu... - 06 Eylül 2010 -- Dinledim: Soner Sarıkabadayı/ SADEM (0)
Bugün Soner Sarıkabadayı'nın SADEM adlı parçasını dinledim. Sonrasında ilk tepkim Soner Sarıkabadayı yine yapmış yapacağını dedim.
Bu adamda bir şey var. Ayrı bir çekicilik, insanda yarattığı tuhaf... - 21 Ağustos 2011 -- Sultanahmet günlüğüm (0)
Mübarek günler su gibi aktı geçti. Ramazan ayınında sonuna geldik. Bugün itibariyle 8 gün kaldı İlk günlerde biraz zorlansak da, havanında serin gitmesiyle çok rahat geçirdik. Güzel günler bitmeden ar... - 11 Mart 2010 -- Burası Türkiye sanat bizim neyimize… (0)
Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi.... Türkiye'de sanat'ın devlet güvencesindeki çatısı, ama o çatı altında neler olup bittiğinden kimsenin haberi yok. Çalınan resimler, sahteleriyle değiştirilen or... - 01 Ekim 2011 -- Asansör sohbeti (0)
asansör sohbetlerine sığdırılmış bir aşktı bu, inişli çıkışlı
yarıda kesileceğini bile bile konuşmak kadar acı
az konuşup çok şey söyleme isteği
ve her defasında yeni bir yenilgi
yedi otuz vapur... - 18 Kasım 2009 -- Peynirin yaptığına bakın (4)
Oldum olası, buzdolabı farelerini hiç sevmedim ben. İtici gelirdi hep bana nedense, buzdolabını karıştıran kurcalayan her insan. Kendi kendimle de olsa, için için de olsa, büyük konuşmuşum bir vakitle...
Kasım 1st, 2010 on 18:56
Hojammm, vay ben bunu neden daha önce görmemişim:)hüznün tadı da bir başka olmuş sizin kaleminizle, tebrik ederim…
Kasım 2nd, 2010 on 06:43
Böyle de yazıyom ara sıra
) Çok sağol.
Kasım 1st, 2010 on 09:44
Sağolun.. Sonbahar gelince üstüne bir de yapmur yağınca, bir de sevilen seyahate gidince
Ekim 29th, 2010 on 01:14
Çok güzel kelimelere dökmüşsünüz Murat Bey bir an gözümde canlandı her şey hissetmemek mümkün değil..Yüreğinize sağlık..
Not: Bu gece herkes hüzünlenmiş yağmur psikolojisi diyorum başka bir sebep olmamasını diliyorum.