Siyasetçiler veya üst düzey bürokratlar kamuoyunun önündedir. Doğal olarak da medyanın gözü üzerlerindedir. Eğer ki toplum tarafında tasvip edilmeyen bir davranışları veya duygusal bir ilişkileri ortaya çıkarsa günlerce tartışılır. Her şeyleri didik didik edilir. Bu kaçınılmazdır. Hele de iletişimin ve teknolojinin oldukça geliştiği günümüzde.

Eski emniyet müdürü bir kitap yazdı. Kitabı tartışılırken birde sevgilisi ortaya çıktı. Kamuoyunda hem kitap, hem de sevgili tartışılır oldu. Yine yakın bir tarihte bir parti başkanının yasak ilişkisi net’e düşmüş. O da günlerce tartışılmıştı.

Toplumun sıradan kesiminde bile bu tür bir olaylara hoş görülü bakılmadığı bilindiğinden bu gibi durumlarda özellikle siyasiler ve üst düzey bürokratlara yine eskisi gibi yani hiçbir şey olmamış gibi bakılması beklenemez. Dolayısıyla böyle bir olaydan sonra kurumun ve kişilerin daha fazla yıpranmaması için siyasilerin ve bürokratların mevki ve makamlardan istifa etmeleri kaçınılmazdır. Nitekim tartışılan o isimlerden birçokları kolay gelinemeyen bu makam ve mevkilerden sırf bu yüzden ya istifa etmişler ya da istifa etmeye zorlanmışlardır.

Türk siyasi tarihinde birçok örnekleri bulunan bu tür olaylara son olarak yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi bürokrat Hanefi AVCI ve Deniz BAYKAL da eklendi. Gerçi Hanefi AVCI bu yüzden görevden alınmadı ama bir kitap yazdı gündem değişti. Sonra başka ilişkiler ağı nedeniyle sorgulandı ve mahkemece tutuklandı. Bu günlerde hem kitabı tartışılıyor hem de ifşa olmuş gizli sevgilisi. Deniz Baykal ise CHP genel başkanı iken sevgilisi ile olduğu ileri sürülen görüntüleri net’e düşmüş ve parti başkanlığından istifa etmek zorunda kalmıştı.

Görünen o ki bu tür ilişkilere tek taraflı bakınca sanki istifa her şeyi çözüyor gibi. Ama diğer taraftan bakınca ifşa olmuş özel hayatlar, damga yemiş gönül kırıklıkları, yalnızlıklar ve diğer aile meseleleri… Ortada öylece kalıyor.

İstifa sadece ait olunan kurumun ve bir nebzede olsa kişinin üzerinden ikinci bir baskıyı kaldırıyor. O kadar.

Yani istifa her şeyi çözmüyor.

İlginizi çekebilir

  • 02 Eylül 2009 -- Bugün bir farklılık olsun istedim (0)
    Bugün bir farklılık olsun istedim, Ve on saatten az düşüneyim dedim seni.. 24 saat düşündüğüm günlere nazaran! Bugün bir farklılık olsun istedim, Adını hiç ağzıma almayayım dedim.. Dost sohbetler...
  • 28 Haziran 2010 -- İnceldiği yerden koptu hayat (0)
    Beynime sıkıştırılmış eylemler ve oldukça şiddetli travmalarla süslenmiş bir hayatın kargaşasında geçiyor ömrüm. İlahlara göre bu kronik hüzün krizlerinin bünyemi sarmasıyla ve zaman zaman ereksiyona ...
  • 15 Eylül 2010 -- Bir adım ileride, iki adım geride… (0)
    Duruyordu öylece sessizce bir köşede. Suskunluğu bir cevaptı aslında. En büyük cevabı ise sessizliğiydi... En büyük dostu yalnızlığıydı...Ve en büyük gelecek kaygısı onun vedasıydı... Seviyordu ama...
  • 22 Kasım 2009 -- İyi günde kötü günde paradan haber ver (10)
    Biz saftık, Salt sevdik. Severken katıksızdık. Sevgiden başkasına basmadı kafalarımız. Yoktu hesaplarımız.   Nikah defterine imza atarken, ''Ömür boyu'' dilekleri ve dualarıyla mürekkebi sürdük kağı...
  • 10 Nisan 2012 -- Papyonlu Korkuluk (0)
    Sınırsız bir mayın tarlası, dikenli tenlerle çevrili İz arayıcılar, kan koklayıcılar, umur kırıcılar Göçmenler, katırlar, derisi değişimi yarıda kalmış yılışanlar Tek ayaklı çocuklar(sek sekte kald...
  • 07 Mayıs 2009 -- Matematiğin bittiği an… (1)
    Oldum olası matematiği sevmedim, öyle sanıyorum sevmeyeceğimde hatta çarpım tablosunu da tam bilmem, aşağıdaki matematik sorusu mail olarak geldi, ilgimi çekti...mutlaka çözecek insanlar vardır, kolay...