Görmediğimden değil yanında olsam da bir şey değişmezdi. Ben yine özlerdim seni. Yine kokuna hasret kalırdı seni görmediğim küçük anlarda bile burnumun sızlayan direği. Sana olan hislerim öyle basite alınacak türden değildi. Çok güçlü ve çok iradeliydi… Yaşadığım şey tutkunun en şiddetlisi, öfkenin en delisiydi…
Sen ve ben bazı anlarda tarifsiz hislere tanıklık ettik çürümeye yüz tutmuş vücutlarımızda. Sen ben oldun, ben sen oldum. Birbirimizi bulduk en umutsuzluğa kapıldığımız zamanlarda. Senin kokun benim sığınağım, benim tenim senin canın oldu…
Sevmediğimden değildi sana geçenlerde söylediklerim. Belki ufak bir kızgınlık anında söylenmiş türdendi deliliklerim. Ama bana olduğun kadar kendine de dürüst olmalıydın. Kaç kez yandı canımız, kaç kez gitmeye çalıştık biz? Kaç kez yarı yoldan döndü kalplerimiz? Önemli olan gitmemiz değil, bu aşkta her şey değer deyip kalmamızdı aslında… Ama bu kez kalamadık, gittik… Kilometrelerce peşimizden sürüklediğimiz bu aşkı bir çırpıda çiğnedik biz…
Şimdi yoksun. Senden geriye kapısına kilit vurulmuş havasız bir oda, üstleri beyaz çarşaflarla örtülmüş bir kaç eşya kaldı. Artık tarifi yok bendeki senin… Gittin içimdeki sana dair bütün tarifleri alt üst ettin… Gittin beni de kendin gibi bir kez daha bitirdin… Söyle bana insan kaç kez gider, insan kaç kez biter…
İlginizi çekebilir
- 09 Nisan 2011 -- Kuş yuvası… (0)
Hava çok güzel güneşli bir gün, böyle günleri görmeyeli epey zaman oldu. Ne hoş! Artık yaz geliyor hava ısınacak diye umuyoruz...
Bahar geliyor, kuşlar cıvıl cıvıl, ağaçlar çiçek açıyor... İnsanın ... - 28 Ocak 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 28 ocak 2009 part 2 (5)
Aldığım telefonla moralim oldukça bozuldu kızkardeşim ve eşi trafik kazası geçirmişler, allahtan onlarda birşey yok bir hafta içinde kısmetse bebekleri olacak idil bebek gelecek, son kontrol için gitt... - 27 Haziran 2010 -- Şizofreni (0)
Sağlık sektöründe çalışan kuzenim anlattı bugün. Hastanelerine şizofren hamile bir kadın getiriliyor. Kadının sancıları artmış, kasılmaları sıklaşmış. Doğuma girmesine dakikalar kala hastadan sedyeye ... - 07 Eylül 2009 -- Tüm Aydın’lıların 7 Eylül’ü kutlu olsun (2)
7 eylül, Aydın' ın düşman askerinden tamamen kurtuluşu demek.. Efelerin isyanının sel olup taşması demek!..
87. yılı kutlanıyor bu Sene kurtuluşun.. Şehrin her yerinde bir bayram havası var. Sokakl... - 01 Şubat 2009 -- Dün’süz adamın bu günü 1 şubat 2009 (0)
Pazar sabahı oluşundan dolayı yollar boştu, rahat geçtim asyadan avrupa yakasına, bu sefer köprü geçişi keyifliydi, tam saatinde geldim iş yerine, kahvaltı çay kahve derken, haber sitelerini dolaşt... - 06 Mayıs 2012 -- İnancın ölümü-6 (0)
Kendimi çok iyi denecek derecede tanımıyorum. Çünkü tanımak, bazen bir ömür süren; bir deneyim, bir tecrübe işiydi. Oysa ben hep çocuk kaldım. Düşlerim, umudum ve içimde yarım ve eksik kalan ne varsa ...
Ekim 23rd, 2010 on 18:36
Alışkanlıkmıdır bizi bağlayan..? -sırlarımızda kaybedilen…!
yoksa…
Birliktelik savaşlarında ;yaşadığımız yorgunlukmudur ? -içimizi kemiren…!
Gidişin hüzünlü öyküsü değildir,duyduğumuz acı
yaşanılan her anın damaklarımızda bıraktığı tadın kayboluşudur ..! ,
her kayboluşun ardında; her ayrı tarife de denemek için seçilmişleri harcamaktır canımızı acıtan..
Gidişin ağırlığı ve gidilen yolun yanlızlığı içinde ona dair tek sahip olduğun değere sıkı sıkı sarılmaktır kendimizce ;
-bir kez değil.. hemde binlerce kez…
Çok güzel bir yazı Elif hanım; kaleminize ve yüreğinize sağlık…
Ekim 24th, 2010 on 00:00
Gidişin hüzünlü öyküsü değildir,duyduğumuz acı
yaşanılan her anın damaklarımızda bıraktığı tadın kayboluşudur.
Bu nasıl bir cümledir Murat Bey.Bütün yazımı sanki bu cümle içine saklamış gibisiniz.Sizin de kaleminize sağlık