İltifat bildiğimiz diğer adıyla kompliman, gerçek ya da yalan kelimelerin bir cümle topluluğunda biraraya gelip insanların çıkarları doğrultusunda karşılarındaki kişiye an itibariyle aksettirdiği cümlelere denir.
Günümüzde güzel sözler duymak erkek ya da kadın hiç fark etmiyor şu bir gerçek ki birçoğumuzun hoşuna gidiyor. Kimimiz duyduğumuz iltifat karşısında ağzımız bir dolu gülümseyerek mutlu olduğumuzu belirtiyoruz, kimimiz ise “rica ederim iltifat ediyorsunuz beni utandırıyorsunuz. yine de teşekür ederim güzel sözleriniz için.” diyerek içten içe sevinerek tepki veriyoruz. Hatta bazımız duyduğu iltifatlar sonrası olayı abartıp, bir havalara girip poposunu iki metre yukarıda bile bulabiliyor. Ve bu süre iltifatı eden kişinin sözlerini geri aldığı güne kadar böyle devam ediyor.
Karşılıklı olarak iki cins birbirine iltifat ettiğinde bu çok anormal bir durummuş gibi gelmiyor bana. Hani bir erkeğin bir kadına “çok güzelsin” demesine karşılık olarak kadının “sen de çok hoş bir adamsın.” demesi son derece dozunda. Yeter ki hisler yalan olmasın. İyi düşünelim ki niyetler iyi olsun
Ya da Allah bize akıl fikir versin ki hangi niyet fason hangi niyet düzgün anlayabilelim.
Benim aklıma takılan kadınlar arasındaki kompliman yarışı. Mesela bir erkek bir erkeğe “bugün çok şıksın” dediği zaman karşısındaki erkek ya sadece gülümser ya da ufak bir tebessümle birlikte sadece teşekkür eder. Biz kadın milleti neden bu kadar abartıyoruz bu kompliman olayını aklım almıyor.
Geçenlerde kuaförde manikür yaptıran biri sarışın diğeri esmer iki arkadaşın diyaloğu;
“Ayy şekerim bugün çok güzel olmuşsun.”
“Ayy asıl sen benden daha güzel olmuşsun tatlım.”
“Olur mu öyle şey sen daha güzelsin. Sen beni sevdiğin için öyle görüyorsun hayatım.”
“Hadi canım sende. Şu duruşuna, tarzına bir bak. Ben kim senden güzel olabilmek kim”
“Aaaa kızıyorum ama tatlım senin de ayrı bir çekiciliğin var yani. Hiç inkar etme”
“Canım ya bizi çekemeyenler utansın. Ayyy fıstık gibiyiz fıstık hahayttt”
deyip arkasından anlamsız kötü kadın kahkahası patlatıyorlar. O sırada onların gülüşlerinden korkup bakışlarımı onlardan kaçırmaya çalışıyorum ama nafile. İçlerinden sarışın olanla gözgöze geliyorum o an. Bana karşıdan gülümseyip, göz kırpıyor
Bende onlara gülümsüyorum hafifçe.
Onlara baktığımda aramızda para toplayalım da şu kızlara iltifat edecek gerçek iki erkek bulalım fikri geliyor aklıma birden. Öyle zavallı bir halleri vardı ki ikisi de tam trajikomikti. Birbirlerini avutmak için resmen sırayla iltifat ettiler birbirlerine. Gerçekten anlamıyorum. Belki de böyle bir şeye hiç gerek duymadığım veya böyle şeylerden çok fazla haz etmediğim için anlamıyorumdur.
Karşımdaki kişi beni iltifatlara boğsa ne olur boğmasa ne olur. Ne geçer yani elime? Egolarımı mı tatmin etmiş olurum bu yolla ki bu çok saçma olur. Bence insanın kendine olan saygısını, sıfatını yine insanın kendisi ölçer. Ben iltifata maruz kaldığımda genelde utanıyor ve bana o iltifatı eden kişiye layık olmaya çalışma durumlarının içinde buluyorum kendimi. Bu da benim için kendimi son derece rahatsız hissettiğim bir ana dönüşüyor çoğu zaman. O yüzden her zaman herkese hakettiği kadar değer vermek ve hakettiği ölçüde davranmaktan yanayım. Ne saçma sapan iltifatlarla kendimi şişiririm ne de inanmadığım sözleri bir başkasına iltifat diye kakalarım. Hayat insanların birbirlerine yaptığı sahte koplimanlardan çok daha öte bir yerde…






Ekim 20th, 2010 on 00:06
egolarımız o kadar ön plandaki hep başkaları beğensin onaylasın istiyoruz bizi
Ekim 20th, 2010 on 00:53
kendine güveni olmayan,egolarını başkalarının pohpohlarıyla şişiren insanlar dolu yaşadığımız topraklarda.teşekkürler değerli yorumunuz için Eylül Hanım.