Yağmurluğumu giydim ve sokağa adım attım, dışarıda ince ince çiseleyen yağmur, yollarda uçuşan sarı yapraklar… Yanından geçtiğim ağacın dallarından yere inen bir serçe ile karşı karşıya kaldım. O fark etmedi ben küçük bir öpücük kondurdum kanatlarına.
Küçüklüğümde kışları karla kaplanan bahçemizde çıplak dallarda üşümüş ve aç kuşları izler onlara dokunabilmeyi hayal ederdim. Bahçeye onlar için ekmek kırıntıları bırakır yemelerini izlerdim… Küçüklüğümün kışları masal gibiydi, bahçe büyülü bir dünyaya dönüşüyor, sobanın yanında yatan kedimizin mırıltıları o güzel manzaraya eşlik ediyordu…
Hayat zordu ama keyifliydi herşey, en güzeli de çocuk olmaktı sanırım. Karların dalların üzerinde birikmesi olayına hayran hayran bakardım, kar yağdığı zamanlarda heyecandan uyuyamadığımı bilirim. Hala kar yağdığında izlemeye bayılırım, sessiz sessiz düşen kar tanelerinin uçuşmaları beynimin ve yüreğimin bir olup hüzünlü şarkılar söylemeye başlamasına neden oluyor. O anlar benim hayatımın en bana ait en dokunulmamış anları… Düşündüğümde mutlu olduğum küçük zamanlarım onlar, geleceği geçmişi hiçbirşeyi düşünmediğim özgür olduğum anlarım. Yaşamım boyunca bu anları biriktirmeye devam edeceğim..
Her yaz gelecek kış kar yağdığında bu defa en güzel anı yakalamalıyım diye düşüneceğim ve planlar yapacağım. Sonra dönüp planları bozacağım en güzeli planlanmadan yaşanan güzellikler ve sürprizler diyeceğim kendi kendime ve gülümseyeceğim geleceğe…
İlginizi çekebilir
- 13 Nisan 2009 -- Nefes aldığım sürece….YAŞAR (0)
Ofise gelirken bilboardlarda Bursa Suare’ de Yaşar’ın sahne alacağını gördüm… Ve mırıldanır buldum kendimi….
Beni koyup gitme ne olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin ka... - 09 Ekim 2009 -- Gerçek lüks (4)
Okuldan çıkmışım, yorgun ama mutlu. Eve gitmeden hadi kendimi şımartmaya, dedim bana. Doğru kendime kahve ısmarlamaya.
Oturmuş üç hatun kişi arka masamda, kahve keyfindeler. Kulağımın dibinde üste... - 10 Mayıs 2011 -- Kadife kadın, bisküvi kokulu bez (2)
Şimdi bu saatte kimse şiirden anlamaz.
Sirke tadında şarap gibi...
Bir çift topuk kırılır, gecenin aynasında.
Ve begonyalar bavulunu toplar, fildişi bir kazak kalır ardlarında.
Sonra kuzeye yaz ge... - 14 Şubat 2009 -- Sevgililer günü (0)
14 şubat geldi, dünya sevgililer günündeyiz, öncelikle sevgililik kavramını kavrayıp, gereğini yerine getirenlerin, aşkı doyasıya yaşayanların bu gününü kutluyorum. Sevgilisi olmayıpta, umudu olanla... - 14 Kasım 2010 -- Ali Sami Yen’deydik (2)
Türkiye'nin en büyük kulübü Galatasaray'ın tarih yazdığı Ali Sami Yen stadının yıkılmasına az bir süre kaldı. Galatasaray'a gönül vermiş bir insan olarak, oğlumunda Ali Sami Yen stadındaki o muhteşem ... - 31 Temmuz 2010 -- Ayrılığın kadındaki sureti/ nefes (10)
Kendi örmüş olduğu duvarların ardından bakıyordu artık ona. Yasaklanmış bir aşkın meyvesini yemiş kadar suçlu hissediyordu kendini. Bir yatakta, tutkulu ve birbirine tutuklu iki bedenin sabahlara kad...
Ekim 8th, 2010 on 14:54
şimdi çocuklar kar yağınca tatil yağıyor diye seviniyorlar..çok güzel yazmışsınız çok beğendim ..
Ekim 8th, 2010 on 16:37
Teşekkürler Sibel Hanım beğenmenize sevindim
)
Ekim 8th, 2010 on 00:26
evet küçüklüğümüzde kaldı o güzel kışlar.. duygusal bir yazı olmuş Ebru hanım.. ben kış mevsimini sevmiyorum.. kar hafta sonu yağarsa güzel oluyor benim için.. aksi halde hafta içi işe gitmek gelmek bir dert oluyor insana.. yağmur bi derece belki ama kar yağdımı hayat tam bir eziyete dönüşüyor.. yaz diyorum, pırıl pırıl güneş,sıcacık bi hava, rahat giysiler..
hayata her mevsim gülümsemeniz dileğimle, sevgiler..
Ekim 8th, 2010 on 00:45
Haklısınız Lara zordur kışlar ama ben eziyetiyle seviyorum kışı kar ve yağmur benim için özel.Sokakta yürüyen insanlar hayatın akışı daha bir roman tadı veriyor bana.Hüzünlü zamanları seviyorum.
Teşekkürler Lara güzel dileğin ve yorumun için.