Gelen telefonla ruhuma apansız yüklenen acıların tazeliğine yenik düştüm. Arabayı Boğaziçi köprüsünün hemen çıkışına park ettim. Radyoda içli şarkılar dinliyor, bir yandan eşlik ediyordum yarım yamalak. Başladım ağlamaya, nasıl bir ağlamak hıçkıra hıçkıra iç çeke çeke, gözyaşlarımın her damlası bıçak yarası oldu sanki kalbime ve kalbimden oluk oluk kan süzüldü her yere…

“Babamız öldü” dedi kardeşim telefonda. Kısa ve net. O da ağlıyordu bunu söylerken: “Babamız az önce öldü.”

Dün hastaneye koşmuştum iş çıkışı. Doktoruna bin bir rica ile girmiştim yoğun bakıma. Çaresizlik içinde yatıyordu gözlerimin önünde. Geçirdiği kalp krizi nedeniyle buradaydı. Ve durumu ağırdı. Her yerinden tüpler, hortumlar sarkıyordu. Elleri iki yana açık bağlı, bedeni çıplak, kolları iğnelerden delik deşik ve mosmordu. Ellerine uzandım öptüm, kokladım. Uzamış sakallarla saklanmış yüzünde ellerimi gezdirdim şefkatle.

Gözlerinin aralandığını gördüm bir ara. Boğazındaki tüp olmasa bir şeyler söyleyecek gibiydi. Yutkunduğunu hissettim. Gözleriyle gözlerime baktı. Elimi sıktı güçsüzce. Ben dudaklarımı ısırıyordum. Boğazım düğüm düğüm. Bakıştık göz göze. İki damla yaş süzüldü iki yanağına. Bende kendimi sıkmaktan kasılmıştım gözyaşları çözdü kilitlenen bedenimi ruhumu. Gözleri gözlerimde eli ellerimin arasında ağladım. 1.80 boyunda kocaman, yakışıklı babam derin bir acıyla  ağlıyordu. Can dayanmıyordu bu haline.

Babamla ilişkim hep sorunlu olmuştu. Hep uzak fazlasıyla mesafeli. Sevgisini gösterse şımaracağımı düşünürdü sanki. Korkardım hep ondan. Hayatta en büyük engelimdi tüm heveslerime. Ben kanatlanıp uçmak istedikçe düşlerimin peşinden kanatlarımdan yakalayıp hoyratça kafese koyar gibi evde olmamı istiyordu hep.

Katı, sert… Niye öyleydi hep düşünür, kırık dökük yaşantısına bağlardım, hak vermeye çalışırdım aklardım yüreğimde. Ne olursa olsun babamdı benim. Yine de severdim onu. İsterdim boynuna sarılayım, şakalar yapayım, hayallerimi anlatayım ve beni yüreklendirsin kafese koymak yerine. Ama olmadı. Artık olması da  imkansız. O çaresizlik ve ölümle yaşam arasında bir bilinmezlik içindeyken öpebilmiştim, sarılmıştım. Ağlayabilmiştim elleri ellerimde…

Ne acıtıcı…

Bütün sevinçler  terk etti yüreğimi. Pis ağır bir acı çöktü ruhuma…

Babam ölmüştü.

Yaşanmamış bir çocukluğun, gençliğin acı, onarılmaz yüklerini yorgun omuzlarıma yükleyerek terk etmişti bu hayatı,  bizleri, en çokta beni.

Düşündüm tüm bunları.

Düşündükçe küçüldüm. Küçücük bir kız çocuğu oldum bilinçaltımda.

Ve terler içinde uyandım, allahtan görüğüm pis bir kabusmuş koştum babama hasretle sımsıkı sarıldım,  öptüm doya doya ve gömüldüm onun güvenli kollarına…

İlginizi çekebilir

  • 18 Mayıs 2010 -- Türkiye’de Futbolsever Olmak! (4)
    Türkiye'de futbol insanlar için vazgeçilmez bir duygu haline gelmiştir.Tabi ki sporla uğraşmak insanlara Türkiye'nin bu sıkıntılı ve işkenceli ortamından bir an olsun uzaklaşmak için fırsat tanımaktad...
  • 07 Ağustos 2010 -- Aldatmak mı aldanmak mı hadi adını sen koy! (0)
    Ah bu aldatmak nasıl derinliği olan bir iş böyle... Başkası tarafından aldatılmış, bunu öğrenince sevgilisinden ayrılmış sonra dayanamayıp barışmış olan bir arkadaşım anlatıyor bugün; "Titizlikle hare...
  • 12 Nisan 2011 -- Cengiz Aydın Gafletle Sunar: Lirik Kentin Kraliçesi Öldü (4)
    Lirik kentin kraliçesi öldü, soytarılar yeni kraliçeyi selamladılar. Ben ve benden içeri birkaç kişi, deri altına monteli damarlarımıza aşırı derecede anti-yaşam enjekte edip, ana hatlarıyla tüm yerle...
  • 08 Mayıs 2010 -- 2010 Blog Ödülleri Topluluk Blogları Birincisi: Bay Gri.com (56)
    Papatya yürekli baygri.com dostları, baygri.com olarak katıldığımız 2010 blog ödüllerinde, halk oylaması ve jüri oylaması sonucunda; "2010 Blog Ödülleri Topluluk Blogları birincisi" olduk. Baygri.com'...
  • 15 Mart 2010 -- Ayrılık Hatıraları (2)
    Onsekiz yaşındayım daha. Otuzaltı bahar yaşadım hayatım boyunca. Ve bu baharların arasında, İlklerim de oldu,sonlarım da İlk ve son buluşmalarım oldu mesela. İlkler farklıydı ama, Son buluşmal...
  • 09 Nisan 2010 -- Dört sorum var (13)
    Arkadaşlar aşağıda açıklama yapmadan sadece evet/hayır olarak cevaplamanızı istediğim 4 soru hazırladım, cevaplarsanız sevinirim. 1. İnanılmaz derecede aşık olduğun biri var, o senin bu duygularınd...