Şimdi bir yaş daha var önümde ekinini biçeceğim bir koca tarla… Ayağıma dikenler batacak güneş yüzümü yakacak ter dökeceğim her bir balyayı sırtlarken. Orakla kestiğim başaklar boynunu eğecek ve belki tarlamın yarısında karşıma sarmaşıklar çıkacak temizlemesi güç bir o kadar inatçı otlar olacak aralarda…Ayrık otları gibi hayatımı istila eden bütün varlıklardan ellerim kanayarak canım acıyarak kurtulacağım.

Bir gün gelecek ellerim iyileşecek yüreğim nasır bağlayacak belki de, ne kadar istemesem de bunu yaşayacak mıyım acaba? Geçmişin izlerini silebilecek kadar aydınlık günler gelecek mi? umuyorum, direniyorum ve çabalıyorum.

İlkokul birinci sınıfta öğretmenim toplantıda anneme ”çok gamsız dünya yansa bir kalbur samanı yanmaz demişti” küçüklüğümün verdiği saflıkla eyvah hep böyle kalırsam ya diye üzülmüştüm… ahh keşke öyle kalabilseydim diyorum şimdi, hayat beni aldı öğretmenim yoğurdu yoğurdu içimi dışıma kattı karıştırdı…

Acıları araya serpiştirdi tuzunu bastı şekerinde cimrilik yaptı, ne kalbur kaldı ne saman küllerimi savurdu. Hala arada kafama vuruyor olmadı daha çok çalış daha çok çabala yetmez bunlar diyor. İyi de yapıyor aslında gayesiz umutsuz sönük bir hayat yerine mücadele edilen sadece benim olan hayatım ve başarılarım var her şey bir yana ben kendimi keşfetmekle başladım hayata o zamana kadar yaşadığımı söyleyemem.
Sanki komadaki hasta gibiydim uyandım ve yaşamanın verdiği mutlulukla her şeyi öğrenme merakıyla sarıldım yaşama…

Güzel de oldu şimdi kendimi az da olsa tanıyorum sadece bağlantılarda sorun var arada yüreğim arıza yapıyor o kadar. Sonradan öğrendim yüreğim ben yaşadıkça arıza yapacakmış onun adı da aşkmış. Eh yeni yaşımı gençliğim ve dolu beynimle biraz yorgun karşılıyorum ama olsun değdi.

Geleceğe dair planlar yapmanın saçma olduğuna inanan biri olarak sadece kendime ait zamanlarımı arttırmayı beni mutlu eden şeylere daha çok eğilmeyi düşünüyorum bu da sanırım yaşlanma korkusuyla kendimi stresten uzak tutma çabası her ne olursa olsun işte ben mutlu olmaya kararlıyım itirazı olan? bende öyle düşünmüştüm herkes mutlu olsun dilerim.

Sağlığınız için her gün bahaneler üretip kahkaha atmayı unutmayın. Yazmaya başlarken hüzünlüydüm kendi yazdıklarıma gülüyorum şimdi bahane mi evet en güzelinden hemde.

İlginizi çekebilir

  • 19 Ekim 2010 -- Çölde gezen kutup ayısının akrabası :) (0)
    Paratoner nedir? Bana göre paratoner belayı kendi üzerine çeken, en olmadı illa ki başına bir şey gelmesini şiddetle sağlayan kişiye arkadaşları tarafından dalga konusu olarak muhabbetin en koyu olduğ...
  • 15 Mart 2012 -- P’için Manifestosu (2)
    Bu marifet benim karnımdan çıkmadı Çıkmadı düşümde sustalı ihanetler ve Taş plak halüsinasyonları Ağrıyan süt dişim, çiğnemde pörsüdü Hiç olmayacak gevşeyen genzinin gerdek heyecanı Kuru kal, ısl...
  • 09 Mart 2011 -- Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırırmış, vallahi doğruymuş (0)
    Nasıl başardığım hakkında hiçbir fikrim yok ama dikkatimi çekiyor ne zaman kar yağsa ben grip oluyorum. Öyle hafif ölçekli falan da değil... Bildiğiniz ateşli, öksürüklü, salyalı, cücülü... Kendimden ...
  • 30 Ekim 2010 -- Reklamedya.info (V Dergi) (18)
    Birçok teklif almama rağmen baygri.com haricinde bir yerde yazma fikrine pek sıcak bakmamıştım, ta ki V dergi editörü Sıdıka hanım aklımı çelene kadar... Derginin iki ayda bir çıkıyor olması ve bay...
  • 06 Kasım 2011 -- Bir Kurban Daha (0)
    Bir kurban bayramı daha geldi çattı. Koyunlar kuzuların sessizliği modunda sıranın kendilerine gelmesini beklerken; büyükbaş hayvanlar küçükbaşlara göre her zamanki gibi biraz daha asi. Sokaklar boğa ...
  • 22 Ocak 2011 -- Fotoğraf (0)
    Onca zamanın üstüne bugün senin eski bir fotoğrafınla karşılaştım. Nasıl da saklamıştım fotoğrafını kendimden bile... Sadece bir fotoğraf değildi o. Fotoğrafın içine aşkımı da saklamıştım. Biliyordum ...