Cengiz’le acayip konuşmaların bu haftaki konuğu Ressam Filiz Top. Sorduğum sorulara verdiği samimi cevaplarından dolayı Filiz hanıma teşekkür ediyor, hepinize keyifli okumalar diliyorum…

Cengiz Aydın: Filiz hanım kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Filiz Top: 1986 da Erzurum da doğdum. Ben 3 aylıkken İzmir’e yerleşmişiz. İzmir de büyüdüm ve büyümeye devam ediyorum:) Duygu ve yoğunluk olarak da  doğunun kültüründen uzak kalmadım hiç bir zaman. Her iki kültürün zenginliğiyle de beslendim. Bu nedenle kendime hep şakayla karışık  derim ki ” doğunun ve batının karışımı egzotik güzel” :)

Cengiz Aydın: Bünyenizi saran resim tutkusunu ne zaman fark ettiniz?

Filiz Top: Resim hayatımda hep vardı ama öss girdabında bocalarken ben resmin sadece rahatlama aracı olarak kalmasına izin vermemeliyim diye düşündüm ve tutkuya dönüşmesine izin verdim. Dokuz Eylül Üniversitesi Resim Öğretmenliğini kazandım. Bu tutkuyu daha doğru ve kaliteli bir şekle sokmak farz olmuştu artık.

Cengiz Aydın: Resim konusunda aldığınız eğitimlerden bahseder misiniz?

Filiz Top: Geleneksel sanatlardan Ebru eğitimi aldım 2007 yılında. Şuan ise D.E.Ü Resim Öğretmenliğinde Bedri Karayağmurlar atölyesi son sınıf öğrencisiyim. Bu daha bir başlangıç :)

Cengiz Aydın: Resimlerinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Filiz Top: Resimlerim gayet çekingendir durgundur. Ben buyum demez ilk bakışta. Onları tanımak beni tanımak ve anlamaktır. Kendi sorunlarımdan, gözlemlerimden, yaşamımdan izler taşıyorlar. İmgelerin anlamları tek başına da bir bütün olarak da canlılığını hissettirir. Bizimde bu hayatta olmamız gerektiği gibi! Renkler genelde canlı umut, neşe ve huzur veren tonlardır. Bu duygulara çok ihtiyacımız var.

(Ressam Filiz Top’a ait bir çalışma)

Cengiz Aydın: Sizi en çok etkileyen resim akımı ya da akımları nelerdir?

Filiz Top: Etkilendiğim bir çok resim akımı oldu. Bunların başında Dadaizm ve Popart ama bundan yola çıkarak resim yapmadım hiç. Fırçayı kullanış şeklim ve düşüncemle bir çok akıma konuk oldum. Nesneleri figürleri ince detaylarıyla gerçekçi yaptığım için Hiperrealist dediler. Kendimi ve çevremdeki gençleri eleştirdim. İmgelerden ve renklerden dolayı Popart dediler. Narsizmi  işledim. Bedensiz, ruhsuz figürler yaptım sürrealist oldum. Bakalım daha hangi akımlara konuk olcam :)

Cengiz Aydın: En çok etkilendiğiniz ressamlar kimlerdir ?

Filiz Top: Yakından tanıdığım ve etkilendiğim bir ressam var oda Bedri Karayağmurlar. Diğerlerini tanısam eminim etkilendiklerim olurdu. Etkilenmem için kişiliğinden, karakterinden, hayata karşı duruşundan etkilenmem lazım. Tek başına resim tarzı yada tanınmış olması benim için yeterli kıstaslar değil. Mihri Müşfik Hanımın ilk olması, cesareti ve Semiha Berksoyun özgünlüğü etkileyici.

Cengiz Aydın: Tuvalin karşısına geçtiğinizde neler hissediyorsunuz?

Filiz Top: Havamdaysam dalıp gidiyorum resime. Hele müzikte tadındaysa saatlerce çalışırım keyifle. Mutluyken resim yaptığımı hatırlamam. Hüzünlüysem kaçış noktamdır tuval.

Cengiz Aydın: Var ya şunun resmini ben yapsam… yer yerinden oynar dediğiniz ve hayal ettiğiniz belki bir gün hayata geçireceğiniz sarsıcı ve iz bırakacak bir fikriniz var mı?

Filiz Top: Kişiye yönelik yok. Ama aklıma çok çılgın şeyler geliyor aslında. Hatta bir tane projem var. Benimde dahil olacağım bir enstalasyon sergisi düşünüyorum. Hayata geçirirsem iz bırakacağı kesin :)

Cengiz Aydın: Bir tuşla her şeyin kopya edilebildiği şuan ki ezberci ve duygusuz dünya şartlarında Türkiye’de resim sanatı sizce nerede? resim sanatına/sanatçısına gerekli değer ve önemin verildiğini düşünüyor musunuz?

Filiz Top: İşin çok başında olmama rağmen şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum ki samimiyetten uzak biraz resim eğitimi almış kişilerin çok rahatlıkla yapabileceği, sanatsal değeri olmayan resimler görüyoruz sergilerde. Hobi kurslarına gidip yüzlerce sergi açmış kişilerin sanatçı kategorisinde sayılması da bir kıstas olamaz.

Etraf sanat sevicileri gibi görünen samimiyetten uzak insanlarla dolu ve bunların boruları ötüyor maalesef. Çıkarları doğrultusunda seçtikleri kişilerle piyasa oluşturup döndürmeye çalışıyorlar. Çok yetenekli işini ciddiye alan gerçekten samimiyetle çalışan sanatçılar  var. Gençlere yeterince önem verilmiyor, okullarda da bir türlü genç mezunlara kadro açılmıyor. Koltuklarının sıcaklığına alışmış yenilikten uzak kalmış hocaların artık yer verme zamanı gelmedi mi sizce?

Birde en büyük sorunlarımızdan biri sanatı halka ulaştıramamamız. Sergi açılışlarında ressam ve yakın çevresi genelde yer alır. Sonrasında da sayılı kişiler gelir gezer. Herkes resim alamayabilir ama resimden tat alıp sergileri keyifle gezip takip edebilirler… belki böylece sergi basıp sanatçıları hırpalayan kişiler olmaz ülkemizde.

Cengiz Aydın: Kullandığınız sanatsal malzemeler nelerdir?

Filiz Top: Genelde tuval üzerine yağlı boya ile çalışıyorum. Son çalışmalarımda sprey boyada dahil oldu.

Cengiz Aydın: En sevdiğiniz renk/renkler nelerdir?

Filiz Top: En sevdiğim renk beyaz ve nar çiçeği. Siyah dışında diğer renklerin hepsini yoğun kullanırım. Soft renkler, pastel tonlar tercihim. Boyaları karıştırarak değişik tonlar kullanmayı seviyorum sonrasında aynı renge ihtiyaç duyduğumda da aynı tonu tutturmak içinde göbeğim çatlar :)

Cengiz Aydın: Köpekler gibi sevdiği adamın ihanetine uğrayan genç bir kadını resmetseydiniz seçeceğiniz renk tonları hangileri olurdu?

Filiz Top: Kadını yine canlı renklerle resmederdim. Kadını siyahla da resmetsem kendisini köpekler gibi seven bir kadını aldatacak kadar duygu yoksunu bir erkekse zaten o hüznü göremez. Hiç kendimi kasmam seven kadını en güzel renklerle ifade ederdim.

Cengiz Aydın: Dünyanın içinde bulunduğu sevgisiz durum için ressamların (sanatçıların) üstüne düşen görevler varmıdır sizce?

Filiz Top: Günümüzün en büyük sorunu bu bence. Başımıza ne gelecekse bu duygusuz ve sevgisiz halimizden gelecek. Sanatçı farkındalıklarını toplumla paylaşmalı. Ben bu konuya değiniyorum resimlerimde. Her birey kendinden sorumludur yinede sevgisizlikten şikayet edip sevgi katliyamı yapan o kadar çok insan var ki “sevgi” kelimesi artık piyasa malı olmuş gibi değerini yitirdi. Bu durum daha vahim.

Cengiz Aydın: Resimle olduğu gibi yazınsal alanda da sanatçı duyarlılığınızı, sorumlu birey anlayışınızı ortaya koyan bir yönünüz var, yazmak sizin için neyi ifade ediyor?

Filiz Top: Haksızlığa gelemeyen bir yapım var. Damarıma basılmadığı sürece patlamam. Kimseyi kırmadan en güzeli yazarak rahatlarım. Aslında yazı kısmında da gayet sert cümleler kuruyorum. Şiir tadında bunu anlatınca, keyiflide oluyor. İlginçtir genelde geceleri dürtüyorlar sanki beni. Gün içinde yaşadığım durumlar dökülüyor zihnimden. Gecenin köründe kalkıp yazıyorum bende. Yoksa uyuyamıyorum. Başka bir gün temize çekiyorum. Kısacası bu zihinsel bir dürtü :)

Cengiz Aydın: Sergilerinizden bahseder misiniz?

Filiz Top: Az ama kaliteli sergiler açmayı tercih ediyorum. Sergi ne kadar çok insana ulaşmışsa o zaman doğru yoldayım demektir. İki kişisel Ebru sergisi açtım. Karma ve grup resim sergilerinde bulundum. Gayet keyifli bir süreç. Olumlu eleştiriler sizi daha da perçinliyor. Şuan Karabağlar Belediyesinde karma resim sergim hala devam ediyor.

Cengiz Aydın: Varsa dercelerinizden ödüllerinizden bahsedermisiniz?

Filiz Top: Katıldığım resim yarışmalarının hemen hemen hepsinde sergilenme aldım. Ödül alanların bir çoğunun eş dost akraba olmasından ötürü artık yarışmalara katılmıyorum. Jürisini bilmediğim ve itimat etmediğim hiçbir yarışmaya da katılmama kararı aldım.

Cengiz Aydın: Parasız kaldınız, sipariş üzerine kopya bir resim yapmanız ve kendi imzanızı atmanız istendi, yapılması istenilen resimin benzerlerinden dünyada milyonlarca adet kopya var ama önerilen parada nerdeyse bir araba parası, cevabınız ne olurdu?

Filiz Top: Bir araba parası olmasa da bu gibi teklifler geldi hiç kabul etmedim. Çünkü kopya resim yaparken keyif almıyorum. Yada başkasının isteğine göre resimde yapmıyorum. Bir araba parası teklif edilseydi kabul ederdim kesin. Sıkıla sıkıla olsa da bitirirdim resmi. İmzamı da atardım. Çünkü o resmi ilk ben yaptım diye iddia etmiş olmam zaten herkes kopya olduğunu biliyordur.

Cengiz Aydın: Bu söyleşiyi okuyupta, içinde resim sevgisi depreşenlere veya kendinde yetenek olduğunu düşünenlere neler önerirsiniz?

Filiz Top: Yetenek istekle birleşirse zaten kimse tutamaz onları kendilerini bir resim kursuna atabilirler. İşler yolunda giderse eğitimi üniversite boyutuna taşımalarını tavsiye ederim. Eğitim sürecinde de keyif alıyorlarsa o zaman ressam olabilirler :) Ama herkes sanatçı ressam olacak diye bir şey yok, bizim iyi eleştirmenlere izleyicilere de ihtiyacımız var. Bu alanda kendilerini geliştirmeleri de büyük yetenek.

Ve geldik sıcacık bir sohbetin daha sonuna başka bir “Cengiz’le acayip konuşmalar” da buluşmak üzere herkese iyi şeyler diliyorum,


selamlarımla…

Benzer yazılar