yargıladım kendimi, iplere un serip kulaklarımı tıkadım kendi gürültüme
tıkasamda nafile daha çok bağırıyor beni duy diye
ofladım koca bir kış gözüm uzakların uğultusuna ne zaman susacak diye
çeki taşında döndüm durdurm zamanla
değirmenci bu adam olmak niyetim
nerden geldim beni öğüt Tanrım ve nereye gideyim
parmaklarım makas oldu
kes artık duyma kendini
bir başını kaldır bak kibirinden
gözlerine sürme gibi çekmişsin bahaneleri
21 döşek altı bir bezelye mi rahatsız eden
bir bulutun son damlasıyım
ve güneşin yazdan kalması
ve şarkının bozuk notası
ya sevilen bir şarkı olacak
ya da unutulup gidecek iki zaman arası
tutkum boğazıma yapışmış hesap soruyor
ve ben derin bir mavinin laciverte dönüştüğü yer de ölmek le kalmak arası bir yerde
güneşin ağlayışını duyuyorum
elimi uzatsam ben kırmızıyım
bıraksam mutsuz bir gri
şimdilik sadece loş bir ışık
yansımak ister miyim bilmeyen
düşüncelerimin dallarına melekler konsun
hafif bir yaz yağmuru, üzerine vişne reçeli…

İlginizi çekebilir

  • 08 Mart 2010 -- Yonca (0)
    Dört yapraklı bir yonca gibiyim. Kolay kolay bulunmam, Kolay kolay bulunmaz eşim benzerim. Dört yapraklı bir yonca gibiyim. Yalnızım, Kökdaşlarımdan bile apayrıyım. Dört yapraklı bir yonca g...
  • 18 Kasım 2009 -- Anne bak seni yazdım (9)
    Ters-yüz bir kadın olduğumu, sanki içimin bildiğini dışımın da bilmek zorunda olan biri olduğumu okuyucular bilir.   Yine tutamadım çenemi. Anneme ''Bir sitede yazı yazdığımı'' söyledim. 70 yaşına m...
  • 31 Ekim 2010 -- Ce Ng(iz)aydıN “kısa kısa” bölüm 2 (4)
    * masumiyetimiz peşkeş çekilirken şeytanın sofrasında, biz günahlarımızı fiyonklayıp istifliyorduk. bir gün çamurlu ayaklarımızla bam teline bastık hayatın... hayat bize öyle öfkeli bağırdı ki alkolle...
  • 09 Mayıs 2010 -- Anneyle evladı arasında kopan tek şey göbek bağıdır (1)
    Türkiye'nin en iyi topluluk blogu seçilmiş olmanın bünyemde yarattığı moral ve bu moralle yazdığım ilk yazının anneler gününe denk gelmesi hoş bir tesadüf. Bu bağlamda 21 Nisan 2009'da yazdığım ann...
  • 31 Aralık 2011 -- Hakkını helal et… (7)
    Bir çınar devrildi, biz devrildik. Saat sabahın 6.30 unda daha geceye veda etmeden gelen telefonla sesi, yıkılışımızın sesiymiş. Ulu çınar adem ağa ( dedem ) vefat etmiş. Yıpranışların haberiydi bu...
  • 28 Nisan 2011 -- Namus Bekçisi Müdürler (0)
    Dün sabah televizyonda sabah haberlerini izliyordum. Arka arkaya ülkemizin iç açıcı gündemine dair haberleri izleyerek güne başlamak daha sabahın ilk saatlerinde yorgun düşürüyor bünyeyi. Ama öyle bir...