Biraz yürüdüm bugün. Bahardan kalma olan güzel havanın tadını çıkarttım.Soluduğum bol oksijen etkisiyle ciğerlerim bayram yeri, ruhum ise sarhoş gibi oldu diyebilirim. Bir süre sonra ayakkabılarımı çıkartıp elime aldım. Vücudumdaki elektriği atmak için çıplak ayakla bastım yemyeşil çimenlerin üzerine. Uzun bir zamandan sonra toprağı hissetmek çok güzeldi. Daha sonra kendime uygun bir yer buldum, kollarımı kafamın arkasına alıp çimenlere doğru uzandım. Gözlerimi açtığımda gökyüzü tam karşımdaydı… Kuş cıvıltıları eşliğinde mavilikler içerisinden bana şekil yapan haylaz beyaz bulutları süzdüm önce. Sonra bende onlara haylazlık yaptım her birini deli gibi şekilden şekle soktum.
İçlerinden bir tanesi kocaman pamuk gibi bir kalbe benziyordu. Hiç durur muyum hemen o kalp şeklindeki bulutun çevresinde kahve telvesinde isim arar gibi adının baş harfini aradım durdum. Onu bulamayınca “Tamam adının içerisinden herhangi bir harfte olur. Sonuçta niyet önemli niyet” dedim kendime güldüm, sonra da kalbimi avuttum. Sesini duymak istedim o an. Elim telefona gitti. Telefon listemde baş parmağımla yavaş yavaş ilerledim. İsmine geldiğimde kalbimde ufak çapta bir çarpıntı hissettim. “Şimdi böyleyim sesini duyarsam kimbilir ne hale gelir bütün benliğim” dedim birden vazgeçtim.
Tekrar derin bir nefes aldım, bir süre hareketsiz ve düşüceli bir şekilde uzandığım çimenlerin üzerinde öylece kalakaldım. Kaderimin kesiştiği noktada hayatımda olanlar ve hayatımdan çıkanlar için şükrettim… Artık daha huzurlu ve daha sakindim… Kısacası ben sessiz, sensiz ve tabi ki bizsizdim diğer günler gibi bugün de… birlikte kaçar, birlikte uçar, beraber yaşamaları beklenenlerin yanında tutunamayanlar. O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılanlar… “Elif Şafak”






Kasım 23rd, 2010 on 23:56
Tanrı insanı yarattığında aynı ruhu kadına ve erkeğe pay etmiş.Ve yeryüzünde ruh eşini, kalbinin yarısını bulma işini biz kullarına bırakmış..Bu da zor tabii koskoca dünyada .Güzel bir yazıydı keyifle okudum elif hanım
Kasım 24th, 2010 on 00:03
ne güzel bir yorum böyle bu. çok teşekkür ederim Sibel Hanım. güzel yüreğinize sağlık
Kasım 23rd, 2010 on 12:07
Sizin kalbiniz tanrıda değil başka birinde emanet kalmış, çok zor bi durum.
Kasım 23rd, 2010 on 13:18
kalbimi emanet edebileceğim Tanrı dan başka kimsem yok.teşekkür ederim yorumunuz için Metin Bey.