21 Kasım Dünya Televizyon Günü’ymüş. Kayıp ve Mağdur Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanı ve milletvekili Halide İncekara; Yaprak Dökümü, Fatmagül’ün Suçu Ne gibi çok izlenen dizilerin konusunu “sapıklık” olarak niteleyip, senaristlerinin ruh sağlığının şüpheli olduğunu söylemiş.
Senaristlere ‘ruh hastası’ yakıştırması içimi rahatlattı, özgürlük adı altında her pozisyonu ekranlara taşıyan senaristlerin gururları biraz kırılmıştır hiç olmazsa. Eskiden Brezilya dizilerini eleştirirdik, o diziler bizimkilerin yanında masum kalmaya başladı. Dizilerdeki köylü kızları bile makyajlı, liseliler minili, evli erkekler metresli… Denetlemekle sorumlu üst kurulun ne yaptığı zaten belli değil, sigarayı tehlikeli görüp mozaikliyor ama bütün vuruşup yiyişmeler serbest.
Bir ara dizilerde şiddet revaçtaydı şimdi ahlaksızlıklar moda oldu. Zehirli bal gibi yediriyorlar bize. Acısı ne zaman kimden çıkıyor belli değil. Birde olayın yabancı diziler boyutu var, bizim bir dizimizde bütün sezon boyunca işlenen cinselliğin toplamını nip/tuck’ın bir bölümünde bulmak mümkün, onları eleştiren yok. Reytingleri düşük olduğu için henüz konuşulmuyor. Zaten bu ülkede bir sorunun konuşulması için o konunun gündemde olması şart. Eski bayan başbakanımız sabah ülkenin en çok satan birkaç gazetesini masanın üstüne açıp manşetlerine göre gündemini belirlermiş. Popülist bir yol ama belki şimdi işe yarardı…
İlginizi çekebilir
- 20 Aralık 2009 -- Baygri.com hakkında ne düşünüyorsunuz? (21)
Baygri.com hakkında ne düşünüyorsunuz?
23 Aralık 2009'da birinci senesi dolacak olan Baygri.com hakkındaki düşüncelerinizi, eleştirilerinizi, iyi bulduklarınızı, kötü bulduklarınızı, varsa öneriler... - 18 Ağustos 2011 -- Ay(kabı) Boyacısı (2)
Geçen pazartesiydi sanırım, sahil kenarındaki belediye banklarının birinde oturuyor, uzun uzun martıların deniz üzerinde nasıl çocukça didiştiklerini büyük bir keyif ve tatlı bir huzurla izliyordum. S... - 03 Nisan 2010 -- Avucumun içini öpüşün geliyor aklıma (1)
bazen,
avucumun içini öpüşün geliyor aklıma
ve gözlerimi.
o zaman
güneş ölüyor
ay ölüyor.
bir gri adam
soluksuz,
bir ay yolcusu
yolsuz kalıyor.
bir yıkılmışlığın güncesi
bir inanmışlığın ... - 13 Şubat 2012 -- Sevgililer günü (0)
Yine bir sevgililer günü geldi çattı. Televizyonda, gazetelerde, internet ortamında hatta cep telefonlarımızda sevgililer gününe dair hediye reklamlarına, kampanyalarına boğulduk.
Kapitalist düzend... - 15 Eylül 2010 -- Pon pon kızların dramı (3)
Türkiye'de düzenlenen 16.FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda FIBA pon pon kızların gösterilerine izin verilmediği için Türkiye'ye ceza kesmiş.
Tüm dünyada basketbolun olmazsa olmazı olan pon pon k... - 11 Aralık 2010 -- Ağaran Bir Suyum (0)
Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı
Kadınlar gittikçe daha güzel
Güneş daha hızlı adımlıyor gökyüzünü
Sular daha soğuk rüzgâr daha serin
Eskiden her konuda konuşurdum istekle
Bir geniş gülümseme...
Kasım 23rd, 2010 on 15:11
Metin bey uzun bir aradan sonra tekrar hoş geldiniz. Güzel bir konuya temas etmişsiniz.Size katılmamak elde değil.
Kasım 23rd, 2010 on 20:42
Hoşgördük Selami bey, bir ayraç koymak gerekiyordu, şükür bitti.
Kasım 21st, 2010 on 04:01
Bir eğitimci olarak öncelikle teşekkürler, güzel bir konu seçmişsiniz. Malesef, ülkedeki gidiş gidiş değil. Zaten boş ve herşeye özenmeye hazır bir nesil yetişiyor, bari özenecekleri güzel örnekler olsun orta da oda yok. Bakalım sonumuz hayrolsun.
Kasım 21st, 2010 on 15:26
Bu ülkenin eğitimli hatta elit tabakasını oluşturuyorsak bakmaktan daha fazlasını yapmamız gerekiyor, hepimiz az çok belli bir makam mevkiyi işgal ediyoruz, elimizden daha fazlası gelmeli Burcu hn. Teşekkürler yorum için.
Kasım 21st, 2010 on 01:36
Öyle güzel bir konuya değinmişsiniz ki zevkle okudum. diziler herkesi bir hoş etmiş durumda. en basitinden kurtlar vadisinin yayınlanmasından sonraki gün bazı erkeklerin beyaz gömlek, siyah ceket giyip cendere cendere müziği ile dolaşması gibi
ya da küçük sırlar gibi özellikle genç kızların izlediği dizilerdeki arkadaşlık gruplarının anlamsızca etrafca özenilip türemesi gibi.RTÜK kalkıp dizilerde içilen sigarayı mozaikleyeceğine milletin beline kemer gibi taktığı silahları, kızların gömleklerinin altına giymiş gibi yapıp aslında giymeyi unuttukları etekleri mozaiklesin
Kasım 21st, 2010 on 14:45
O dizinin adı küçük sırlar değil de küçük cenabetler olsa daha uygun olurdu:) Dizi ilk önce ist.erkek lisesinde çekilmeye başlanmıştı, okul aile birliği dizide kızların mini etek giyinmesi, sürekli alkol ve uyuşturucu gibi konuların işlenmesi nedeniyle yapım şirketinin çekimlerine izin vermedi.Kovuldular yani. Teşekkürler yorumunuz için Elif hn.