Küçüklüğümde yağmur yağdığında gökyüzünde yaşayan ak sakallı dedenin yalnız kalıp ağladığını düşünürdüm. Hafiften buğu yapan cama işaret parmağımla küçük bir kalp resmi yapar o resmi ağlamasın, üzülmesin diye ak sakallı dedeye gönderirdim. Kalp resmini yaptıktan sonra camı açar buğulanan pencerenin eski haline dönüp kalp şeklinin silikleşmesini beklerdim. Camdaki buğunun etkisini yitirmesi ile kalp şekli silikleşir bende yaptığım minik kalbin dedeye ulaştığını düşünür sevinirdim kendi kendime. Camı kapattığım gibi yeniden buğu olup kalp resmi ortaya çıkınca ise daha da sevinir ak sakallı dede de bana teşekkür etmek için kalp gönderiyor derdim.

Şimdi büyüdüm ya daha aklı başında şeyler yapıyorum yağmur yağdığında. En azından evin camlarına değil arabanın camlarına yapıyorum işaret parmağımla minik kalpleri. Neden derseniz annem evin camına kalp yaptığımda kızıyor iz kalıyormuş pencerede ama babam hiç kıyamıyor ne istersen onu yap kızım diyor :)

Elimde bir fincan kahve penceremin kenarındaki koltuğa oturdum dışarıda yağan yağmuru seyrediyorum şimdi. Öyle güzel yağıyor ki…Caddeye doğru şöyle bir bakıyorum da kaldırımda yürüyen insanların hepsi bir telaş içerisinde. Kimisi bir durağın altına sığınmış yağmurun dinmesini bekliyor, kimisi de şemsiyesini bir an önce açıp yoluna devam etmenin derdinde. İnsan vücudunun yüzde 70inin su olduğunu bildiğimden midir bilmem yağmur yağdığında şemsiye açmak samiyetsizce geliyor bana.

Seviyorum yağmur altında, kulağımda hafif bir müzik eşliğinde yürümeyi. Siyaha çalan saçlarımın ıslanmasını, tenime değen yağmur damlalarını ve en güzeli de yağmurla birlikte ortaya çıkan o muhteşem toprak kokusunu… Yağmur insanın tabiatının en özgür hissettiği an… Özgürlük bir yana bir de sevdiğiniz varsa yanınızda tadından yenilmez bir hal alır benliğiniz sarı sonbahar eşliğinde usulca yağan yağmurda…

Benzer yazılar

  • 29 Haziran 2010 -- Bu gece sizinle yatabilir miyim?‏ (0)
    Dışarıda aralıksız saatlerdir yağmur yağıyor. Gök delindi sanki. Aklıma kardeşim geldi gök gürledikçe. Ne zaman gök gürlese önce bir iki mızıldanır sesini annemlerin yatak odasına duyuramazsa bu sefer...