Sabaha karşı 5 sularında Saros Körfezinde meydana gelen 5,3 lük deprem sonrası ödüm her yanıma karışmış vaziyette uyu uyuyabilirsen durumlarında evin içersinde ecinli gibi bir sağa bir sola dolandım durdum. Öyle çok korktum ki bütün uykum dağıldı. En sonunda babamın yanıma gelip “Hadi hayatım geçti artık yok bir şey” deyip beni yatağıma yatırıp, üzerimi örtmesi ile uykuya daldım.
Bazen kendimi rüyamda göçük altında kalmış görüyorum. Üzerime bir duvar çökmüş ben altında kalmışım zar zor nefes almaya çalışan hallerdeyim. Aileme sesleniyorum hiçbiri cevap vermiyor. Hareket etmeye çalıştıkça sanki bir yerlerim kırılmış gibi canım yanıyor.
Çok toz yutmuşum gibi nefes alamıyorum. Bağırmaya çalışıyorum kimse duymuyor. Sonra birden irkilip uyanıyorum kan ter içinde. Neyse ki rüyaymış diyorum. Gece lambamı yakıp, başucumdan eksik etmediğim suyumu içiyorum. Biraz kendime geldikten sonra dua edip rahatlamaya çalışıyorum.
Malesef deprem hayatımızın en büyük gerçeklerinden birisi. Türkiye deprem ile yaşamaya alıştı artık. Deprem ile yaşamaya alıştı alışmasına da bunu bildiği halde nasıl bu kadar rahat ve tedbirsiz yaşıyor ben bunu anlamıyorum. Deprem sırasında ve deprem sonrasında alınan hatta alınmayan tedbirler zaten ortada ama işin kötü tarafı kimse başına gelmeden bu durumun farkında olmayacak gibi geliyor bana.
Haberlerde görüyorsunuzdur deprem için şehirlerin belli bölgelerine afet merkezleri kuruluyor içerisinde erzak oluyor karşılaşılabilinecek her türlü duruma karşı. Ama öyle insanlar var ki insan demeye bin şahit ister bu merkezleri sabaha karşı gelip soyabiliyorlar. Hani her şeyi yapıyorsunuz bunu yapmayın bari.
İnsanlık öldü mü diye soruyorlar ya bu haberleri duyduğumda gerçekten insanlık çoktan ölmüş gibi geliyor bana… Allah o günleri göstermesin. Hepimize geçmiş olsun…






Son yorumlar