Bir başka yerdeyim bugün. Bir başka diyarda, bir başka alemde. Gözlerin görmediği bir perde üzerinde kulakların duymadığı bir musiki eşliğinde raks eden hayallerin diyarında…
Ritimler arasında gidip gelen bir nota gibiyim. Sol anahtarının peşinde sonsuza değin gidecek ve hiç susmayacak gibi…
Bir başka serdeyim bugün. Bir başka akılda, bir başka zihinde. Hafsalanın almadığı kurgular zincirinin ilk halkasına takılmış bir boncuktayım. Zincirin en başında…
Bedenimi döven o zincirlere mahkum ve esir haldeyim belki. Zinciri çözmeye giderken halkaya girivermişim gibi…
Bir başka yerdeyim bugün. Gönlümün bilmediği hisler aleminde kalabalıklar içindeyim. Koskocaman bir şehirde bir başına kalmış kimsesiz bir çocuk gibi şaşkın ve güçsüzüm. Ancak dünyayı kaldıracak kadar güçlü hissediyor bedenim.
Önüne geleni deviriverecekmiş ve ortalığı toz duman edecekmiş gibiyim. Parmağımı oynatacak mecalim yokken dağları delecek gibiyim sanki. Zıtlar içinde sanki kendime zıt fikrimle ve ayna ile kavgalıyım.
Belki de şerdeyim bugün. Aklımın oynadığı oyunların birinde, senaryodan habersiz belki bir figuran gibiyim setler arasında. Spotlar altında solmuş benzimin aynadaki yansımasıyım belki de. Belki de şerdeyim…
Yorgun molalardan dingin setlere geçmek için can atan senariste koşuyorum belki. Kim bilir belki de yönetmeni arıyorum üstüm başımı paralayıp, yana yakıla…
Bilmiyorum nerdeyim bugün. Yüreklerin gittiği yer orası dediler. Yüreklerin ve yüreklilerin gidebildiği bir yer. Orada et yok, kan yok, kemik yok. Yalnızca yüreğin var. Kansız ve etsiz haliyle. Bilmiyorum… Belki de oradayım…
Sevgi, hürmet ve muhabbetle..






Son yorumlar