Her akşam haberleri izlediğimde, uzunca bir süre izlemesem iyi olacak diyorum, ama olmuyor elbette. İzledikce moralim bozuluyor.Yaşama sevincim yara alıyor. Ve haberlere konu olan şeylerin hep olumsuz olması beni çok rahatsız ediyor.

Haberler konu olan bir olay beni çok üzdü…

Genç kız Süryani, sevdiği erkek Müslüman… Birbirlerini çok seviyorlar. Evlenmeye karar veriyorlar. Kızın adı Sonay ve 26 yaşında, erkeğin adı ise Zekeriya o da 29 yaşında. Yani yetişkin kararlarını verebilecek yaşta ve olgunlukta iki genç insan.

Birbirlerini tanımışlar, sevmişler ve evlenmeye karar vermişler. Aileler devreye girmiş bu aşamada. Kızın ailesi Müslüman bir damat istemeyiz diyip kestirip atmış. Onlarda baktılar aileler ikna olmuyor kaçarak 10 gün önce resmen evlenmişler.

Kızın abisi peşlerine düşmüş, gelin barışalım diye aramış kız kardeşini. Sonay inanmış abisine buluşup barışma isteğine olumlu yanıt vermiş, Fatih de bir kafede buluşmuşlar. Zekeriya; “Sonay la birbirimizi seviyoruz, evlendik, dinlerimizin farklı olması bizi rahatsız etmiyor, sizde bunu kabullenirseniz mutluluğumuz daha da artar” diyor Sonay’ın abisi Günay’a…

Sonay da aynı şeyleri söyleyince öfkelenen abisi kafalarına birer kurşun sıkarak acımasızca ikisinide öldürüyor. Şimdi insana sormazlar mı Allah ın verdiği canı Allah tan başka kimse alamaz diye. İnsanlar ne hakla buna cesaret edebilir, gözünü kırpmadan kardeşini, kardeşinin eşini öldürebilir. Bu mudur inançlı olmak…

Bu saçma sapan davranışların beslendiği inançlar, adetler, gelenekler kimbilir kaç kişinin canına, mutluluğuna mal olmuştur…

Ne oldu… Sonay ve Zekeriya öldürüldü. Kurtulan mı oldu. Neyin öcü alındı. Geriye çekilecek acıdan ve söylenecek keşkelerden başka ne kalacak insanların vicdanlarında… Canı sıkılıyor insanın böyle şeyleri gördükce.

Hayat kısacık, insanların birbirini sevmesinden rahatsız olmak, bahaneler bulmak yerine, mutluluklarına destek vermek gayemiz olmalı…

İlginizi çekebilir

  • 12 Nisan 2010 -- İbne hırsız (2)
    Zaman zaman yazılarımda kendisinden bahsettiğim, ortaokuldan beri dostluğumuzun sürdüğü ve bir dönem çocuklarımızında aynı okula gittiği ve aynı dönemlerde iflasımızı  verdiğimiz beyefendi kişilik Cem...
  • 06 Temmuz 2010 -- Siz hiç “BİZ” olabildiniz mi hayatınızda? (8)
    Biz olabilmek; "Ben senin için, bizim için varım!" diyebilmektir en tükendiğiniz anda bile. Yaşadığınız sorunların üzerine "tatlı bir yorgunluktu geçti gitti" diyebilmektir karşılıklı bunları gülerek ...
  • 25 Ocak 2012 -- Asılsız Adrese Mektuplar (0)
    Girerken; Uzun zamandır öykü için konu arıyordum. Sonunda buldum değerli okurlarım. Öncelikle mektuplardaki kişi yer ve zaman(zaman olarak 1963'ü seçtim. Özel bir sebebi yok. Öylesine işte, öylesin...
  • 02 Eylül 2011 -- Artık bende herkes gibiyim (0)
    Ben muhammed. Biliyorum beni tanıyorsunuz. Tanımıyorum diyen varsa aynaya baksın. O olmadı mı? etrafına baksın. Olmadı az biraz öteye baksın. Elbet görünürüm bir yerlerden. Tanırsın görünce. Benim ...
  • 29 Haziran 2011 -- Sorun beni gecelerden/ Efriz Gesoğlu (0)
    Acı hasret çekerim ben Gizlice yaş dökerim ben Rüyada; gül, diken'im ben Sorun beni gecelerden Geceler benim sırdaşım Gecelerde akar gözyaşım Karanlıklar arkadaşım Sorun beni gecelerden So...
  • 27 Mayıs 2011 -- Hayal (0)
    Hayallerin görkemine yenilmiştim. Başta kendisine aşık eden uzak ışıltılı güzel bir ihtimaldi. Yaklaştıkça ışıltısıyla kalbimde kelebekler uçurması gerekirken yüreğimdeki anlamını kaybetmişti. Uzak...