Bahçelerde börülce
Oynar gelin görümce
Oynasınlar bakalım
Bir araya gelince/ içkeçe yöresine ait/mahlası bilinmiyor

Ayşe kadın ve boncuk ayşe gitti gider diye tencere dipleri karalar bağlarken son haber hepimizi yıktı; barbunya kök saldığı topraktan sıkılıp, denize açılmış, enginlerdeki adı barbunmuş!; tüm balıklar bu adı bellemiş, öyle çağırırmış yasak savıcı pilav dostunu.

Bundan böyle balıkçı ağlarında görecekmişiz kızıl ışıltısını; peh! hepimiz dediysem, sen ben değil bu haberle yıkılan, koca bir mutfak yıkıldı… bir de boş ambar olduğunu bildiği halde kiler muamelesi görmek için ısrar eden mide’ler yandı, bitti, mahvoldu; çünkü barbunya artık denizde… Şimdi bahçelerde börülce zamanı, ki uçuşan mavi, minik kelebeklerinden belli… Onlarca kelebek bir sırığı ve sürgün kaçkını yeşil yaprakları mihrap eyleyip tavaf eylerlermiş. Güneş doğdu mu kız Ayşaaa? Günü hanginiz diktiniz tepeme kız boncuk sen mi; yok sen değilsindir bu olsa olsa sırık ayşe’nin marifetidir. Bilirim ben o sırığa yapacağımı, kılçığına yandığımının ayşasının gözüne tuz tıkmayan ne olsun!, ne olur bi kerede sorun be bakalım günü karşılamaya hazır mıyım? Diyelim ki dünden hazırım da, evvela mutat mola; ille de sek kahve…

Kahvemin mazisi derin, kupasından da derin… çoook eskilere dayanır; düşündüm de onca sene nasıl da bir birimizin kahrını çekmişiz. Bitti diye sinirlenişim, kesmedi diye dellenmemin sebebi… Çoğu zaman da de fincanlardan fincan beğenememişim; yok kulpu dar, beli kalın vs vs; sanki az sonraki dans yarışması için kavalye seçmeleri; bu düpedüz delilik…

Deliliğimin delili; börülcenin kökenini araştırmam, Afrika sınırlarına dayanıp, kolesterol düşürücü özelliğini öğrenmiş olmam. Öğrendim de ne oldu; zaten seviyordum.<tamam da ’severek hava atılmıyor şekerim; şimdi; sağlığa uygun diyerek, akıl vere vere sevmenin ayrıcalığını yaşarken, her şeyi ben bilir, ilk evvela ben pişiririm havam var ya, işte o tüm ev kadınları arasında fazla primden tavan yapıyor.

Bahçelerde börülce/ oynar gelin görümce bunları çarpsan toplasan çıkarsan çok çok iki kişi ederde bahçedede onlarca kelebek oynaşıyor; hangisi gelin kız, hangisi görümce belli değil; mavi mineler misali bahçeye saçılmış minik kelebekleri seyrediyorum. Başım dönüyor; çok hızlılar diye değil, mavinin dansı ağır gelir bana, biliyorum…

Çok çok -bir sabah bu- güne çağırılıyoruz. Nerede, kimlerle, ne halde olduğumuzun hiç de önemi yok; kalk borusu çaldı ve davete uymak gerek…

Gerekenler dünden toplanmış, hazır cepler tıka basa doluyken günün ardına düşmeli, fazla geçe kalmadan, çarık kuşanıp yetişmeli…

Gününüz aydın olsun, dünden de güzel olsun hemi…

Biz bugün Hayıtbükü’ne gidiyoruz; Hayatbükü olacağı günleri sabırla bekleyerek, umudumu yitirmeden hem de! Yarın kardeşimi yolcu, ve evet, bazı dostlar da ayrılıyor artık Datça’dan. Eylül geldi, yaz bitti, sazlar susmak üzere ve sözün dibi şimdilerde silme darı tarlası…

İlginizi çekebilir

  • 10 Şubat 2011 -- Adım mühürlü dudaklarında (0)
    Düşündüğümden daha da uzağım artık sana. Anladım zamana bırakmanın ne demek olduğunu, aşkı sana karşı savunduğum anlarda... Yokum artık hem de hiç olmadığım kadar! Varlığım senin için bir ölüden farks...
  • 06 Temmuz 2009 -- Umut olsaydım keşke (0)
    Ben, ben değilde, umut olsaydım keşke... Uçurumlarına uçsuz bucaksız köprü, susuzluklarına çeşme olsaydım. Yorgunluklarına uyku olsaydım mesela, uykularına nöbet tutsaydım başucunda. Keşke ben sipe...
  • 18 Ocak 2011 -- Anlamını anlamak (0)
    Doğum, hastalık ve ölüm... Hayatımızdaki 3 kritik kelime... Bu kelimeler toplar insan kalabalığını etrafımıza... Dün doğum günümdü ve hiç beklemediğim yerlerden hiç beklemediğim kutlama mesajları a...
  • 06 Ocak 2010 -- Bir adam peşinden bakar (9)
    kadın, dudağından damlayan ihtirasının acemiliğinde, göğüs uçlarından göğe yükselen şehvetten habersiz... sevişmeler senfoni, sevişmeler melodram. ruh sorguda, ruh rutubetli. sadece gidiş b...
  • 15 Ağustos 2010 -- Defolu mal (6)
    Tıp ilerledikçe her gün yeni bir şeye tanıklık ediyoruz estetik dünyasında ve insan demeye bin şahit isteyeceğimiz suratlar görüyoruz etrafımızda. Her yerde gerilmiş kırışıksız suratlar, iğne ile ş...
  • 02 Ocak 2009 -- Ressam Harun Yıldırım (3)
    İstanbul doğumlu olan  HARUN YILDIRIM ‘ ın çocukluğundan itibaren resme olan merakı onu iç Dünyasında hesaplaşmaya itmiştir. Anadolu üniversitesi İktisat fakültesi Maliye bölümü mezunu olan sanatçı,e...