Hayata sobelenmiş ve her fırsatta kızgın lavlarla yoğrulan düşüncelerim, yüz buruşturan yargılardan sıyrılıp, tüm tezatlığıyla ve de tüm umursamazlığıyla steril yerleşim bölgelerine gayri nizami soru işaretleri bırakıp kaçıyor. “Ben soruları ve işaretlerini bırakır kaçarım arkadaş… verilen cevaplar beni ilgilendirmez” diyebilmek acayip haz veren ve oldukçada hastalıklı bir durum farkındayım. Bu durumu bilenler bilir, bilmeyenlerde zaten melek insanlardır.
Aklından geçenleri soydukça; zümrüt gözlerinden fışkıran sahte şefkat! kancık bir pusunun az öncesi ve yaklaştıkça ağzı sulanan aldanışın kahpeliği gibi; “işte bu dercesine” çıkıyor ortaya… Bu ortaya çıkışlardır aklımın içini sıfırlayan ve inadına güvensizlik bir o kadarda yanılma dürtüsü enjekte eden. Yeni önermem ben dahil herşey saçma ve ben bunu çok iyi biliyorum…
Ve senin demene gerek yok, ben zaten “lanet ol git cehennemine” dedim kendime ve kendime senin beyninde gezinirken yakalandım, teslim ol! demeseydi iç sesim kalbine inecektim… olmadı, yasal uyarıldım, inemedim.
Dudaklarımda, dudaklarının sıcaklığı sanki hiç öpüşülmemişçesine gerceği sustu… şimdi aşk’ta susarsa, ayrılık konuşur… ki ben o dili pek sev(m)iyorum…
Sosyal ve özel mesajı olmayan bir bilinçaltı serzenişleri’nin daha sonuna geldik, yazıyı anlamsız bulduğunuzu ama okuduğunuzu biliyorum. Selam ve tebessümlerimle…
Benzer yazılar
- 10 Ekim 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 6 (2)
Gerizekâlı dünya serüvenini beyin kıvrımlarımdaki cam kenarı koltuktan izleyip, normal bir insan IQ'süyle süzgeçten geçirip hiç bir işe yaramayacağını bildiğim halde üstüne düşünüyorum. Sağır kalabilm... - 26 Eylül 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 5 (3)
Kadavra hissizliğimi bağışla, inan şaşıramıyorum artık, ötenazi düşleri gören ve ölümüne hayran sınırda kişiliğimi bağışla. Çok sık içiyorum babamın Erdek'ten kaçak tütünle sarıp gönderdiği sigaralard... - 19 Eylül 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 4 (4)
Kronik aşk yetmezliğinden muzdariptim, fazla zamanım yoktu, muhtemelen beş şiir sonra ölecektim. İda dağından kaçıp Olympos'a gitmek ölümsüz olmak için tek çözümdü, öyle yaptım! sundum şiirlerimi Olym... - 25 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 3 (26)
Kahve içmek için gözüme kestirdiğim ama pis olan fincanı yıkamak isterken; "az kaldı şu fincan bitsinde öyle dökerim sigaramın külünü" derken ve külü dökecek güvenli bir nokta ararken halıya düşen kül... - 22 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 2 (9)
Yazdıklarımda edebi değer aramayın, ana fikrini sorgulamayın, yazılanlar sadece pesimist bir ölümlünün med cezirlerini harflerle kusmasıdır. İsyan gibi, bağırarak küfretmek gibi. He! Olur ya bazen kar... - 07 Temmuz 2010 -- Bilinçaltı serzenişleri 1 (13)
Karıncaların tembel olduğu, arıların şarap yaptığı bir gezegende köpek dadılığı yapmak gibi ilginç isteklerim var, 16 farklı ırktan köpekle ilgilenmek onları eğitmek ve hayatımı o köpeklere bakarak ka...
Aralık 4th, 2010 on 22:53
Bu serzenişler hiç bitmesin…Bencede anlayan anlar..Yazarken susturan yok insanı…Devamını merakla bekleyeceğim.Sağlık dilerim tebessüm yollayan yüreğinize…
Aralık 4th, 2010 on 17:00
Ahh bu serzenişler ahhhh, ne varsa bunlarda var…
Aralık 3rd, 2010 on 21:55
anlayana mesaj çok Cengiz
yüreğine sağlık.