Alışveriş merkezlerinin (kısaca AVM) sayısı sürekli artıyor, mantar gibi bitiyor desek yeridir. Türkiye’deki 250′ye yakın avm’nin 100′den fazlası İstanbul’da.
Yeni açılacaklara kısıtlama getirileceği söylendi, şehir merkezlerinden uzaklaştırılması düşünülüyor. Faydaları kadar zararları var mı bilmiyorum. Avm’lerin müşteri çekme konusundaki cin taktiklerinden bazılarını sizin için derledim;
- Hiçbir alışveriş merkezinde saat göremezsiniz, içerde geçirdiğiniz zamanın hesabını yapmanızı istemezler,
- Hiç bir alışveriş merkezinin içinden dışarısını göremezsiniz, gündüz girersiniz, çıktığınızda gece olmuştur, her şey zamanın sorgulanmadan akıp gitmesi için tasarlanmış. Orada hava hiç kararmaz.
- Bütün avm’lerde iklimlendirme harikadır, yazın serin, kışın sıcak, rahat, temiz ve güvenlidir.
- Bazı avm’lerde, girişle çıkış arasında uzun mesafe vardır, böylece hiçbir şey satın almasanız bile birçok mağazanın önünden mecburen geçmiş olursunuz.
- Para çekmek, yemek yemek gibi birçok ihtiyacınızı dışarı çıkmadan karşılayabilirsiniz.
- Alışveriş merkezleri, dışarıdaki hayattan bağımsız, geniş iç hacmi, şeffaf asansörleri ve labirenti andıran koridorları ile içeri gireni adeta büyüler.
- Merkezlerin bir diğer özelliği ise; giriş katlarında çocuk parklarının olmasıdır. Ebeveynlerinden kendilerini parka götürmelerini isteyen çocuklar, aileleri tarafından alışveriş merkezlerine götürülüyor.
- Alışveriş merkezlerinde doğru müzik kullanımı, tüketicilerin satın alma kararlarını olumlu yönde etkileyen faktörlerden bir diğeridir. Müşteriler yavaş tempolu müzikte mağazada, hızlı müziğe kıyasla yüzde 38 daha fazla zaman harcar.






Ocak 1st, 2011 on 11:24
Aralık 31st, 2010 on 14:34
Tespitler çok doğru Metin bey. Bir gün önce başıma geldi.Bir arkadaşla sohbete dalmışız.Belirttiğiniz gibi dışarısınında gözükmemesinin etkiside olacak ki bayağı bir zaman geçmiş. Güya hemen kalkacaktık. Sizin bu yazınız geldi aklımıza. Sizi andık!