Bu hafta sonu oğlumun okulunda veli toplantısı vardı. Eşimle birlikte katıldık. Toplantı her öğrencinin okuduğu sınıfta yapılıyordu. Bizde sınıftaki sıralara zar zor oturduktan sonra öğretmenlerin tek tek gelmesini bekledik.
Öğretmenler geldi. Birçok öğretmenin gözünün özellikle üç beş öğrencinin velisini araması dikkatlerden kaçmadı. Herhalde birtakım sıkıntıları vardı ve birlikte çözmek istiyorlardı. Ama o veliler de zaten yoktular. Ya duyarsızlardı ya da işleri olduğu için gelememişlerdi. Öğretmenler bunu anlayamadan biraz da hayıflanarak diğer öğrencilerin durumları ile ilgili değerlendirmeler yaptılar. Sonra sınıf öğretmeni toplantıya gelen velilere ilgilerinden dolayı teşekkür etti ve Müdür beyin ricalarını iletti. Okulun temizlik gideri, ısınma gideri ve kırtasiye gibi harcamaları için daha önce tespit edilen aidatların biran önce yatırılması gerektiğini hatırlattı.
Bu devirde bizden istenen aidat kapsamındaki zaruri okul giderlerini duyunca ve sınıf atmosferinin de etkisiyle olacak ki ben de kırk yıl önceki öğrenciliğime gittim…
O yıllarda okul paydos olunca nöbetleşe sınıfları temizlediğimiz günleri, kışın götürdüğümüz odunlar ile okul sobasını yaktığımız anları ve ara sıra okulun bahçesinde mıntıka temizliği yaptığımız o günleri hatırladım.
Oğlumun ve benim öğrencilik dönemini karşılaştırdım.
O zamandan bu zamana ne değişti diye?
Değişen elbette birçok şey vardı ama aslında mantık olarak fazla bir şey yoktu. Değişen, sadece kırk yıl önce okurken bizzat benim yaptığım işleri, bu gün oğlum için para vermek zorunda kalarak belki de ona yaptırmayışımdı.






Son yorumlar