Ardında neler bıraktığını sorguluyor gözlerim… Sık sık dalıp gidiyorum seni düşünürken bilinmez uzaklara… Ruhum bedenimden ayrılmışçasına kendinden geçiyor… İçim üşüyor, kanım çekiliyor… Bedenim sen yoksun diye birden buz kesiyor… İşte o an sanki ölecekmiş gibi hissediyorum. Ama küçük kalbim, içinde sen olduğun için hala çok sıcak ve “sadece sen” diye atmaya devam ediyor yaşanan her şeye inat…

Yoruluyorum sensizlikten. Bazen nefes alamıyor gibi oluyorum… Derin bir uykuya dalarken ansızın peşine düşüyorum rüyamda… Üzerimde kir tutmuş beyaz bir elbise, arkandan koşturuyorum nefes nefese… Sen yürüyorsun, ben koşturuyorum sana doğru kendimi kaybetmişçesine… Yolumuz çıkmaz bir sokağa düştüğünde ise yanına varıp elini tutmama bir adım kala karanlık düşüyor bizim hüzün dolu gölgemize… Gözlerimi açtığımda karanlık ve sen çoktan gitmiş oluyorsunuz…

Sırf seni bir kez daha görebilmek için gözlerimi yumuyorum ansızın peşine düştüğüm o karanlık çıkmaz sokağa… Ama bu kez ne karanlık var ne de sen varsın kendimi kaybettiğim o hüzün dolu çıkmaz sokakta…

İlginizi çekebilir

  • 21 Mayıs 2012 -- Cengiz’le acayip konuşmaların konuğu: Kişisel Gelişim Profesyoneli Rana Kaplan (0)
    Profesyonel Koçluk mesleği, son yıllarda sık sık kulağımıza çalınan bir kavram. Artık yaşamını daha dengeli, kaliteli ve anlamlı sürdürmek, iletişim becerilerini ortaya çıkarmak, kişisel becerilerini ...
  • 15 Eylül 2010 -- (Dik)enli yol (0)
    Var olma kaygısıyla geçen bir ömür değil miydi yaşadığın? Var olmak nedir, ne değildir usanmadan sorguladığın. Varlığına biçimsel anlamlar yüklediğin yahut yükleyemediğin anlamlardır anlayamadığın. ...
  • 05 Ağustos 2010 -- “İlahi adalet” sayesinde zengin olan damatlar (10)
    Şimdilerde güneydeki lüks otellerin bulunduğu arazilerin bir kısmı çorak, verimsiz işe yaramaz nasıl olsa diye kız çocuklarına,  sahilden uzak daha verimli, tarım yapılabilen alanlar ise erkek çocukla...
  • 24 Ağustos 2009 -- Kırk mum (0)
    Genç kadının yarası taze idi, Yoldaşını iki gün olmuştu kaybedeli. Henüz farkında değildi. Kanıyordu bir yerleri, yakıyordu ciğerini. Gelenler gidenler, elini tutan acısını hafifletmeye çalışanlar ...
  • 02 Haziran 2010 -- Artık uyanma zamanı (0)
    Birkaç gündür haberleri izlemek daha da zor olmaya başladı.  Çünkü dünyanın gittikçe yaşanılması zor bir yer olduğunu görüyorum ve midem bulanıyor. Halbuki yaşadığımız tek bir gezegen var ama bunu ...
  • 20 Haziran 2009 -- Babam (2)
    Gözüm kapalı sırt dayadığım ilk erkekti. Tanıdığım en güvenli kucak onunkiydi. En kolay şımardığım ilkti. Nazım sözüm en çok ona geçti. Bana, sevgisi fazla kaçmış bir geçmiş hediye etti. Bir dediğimi ...