Lise çağında ya da üniversitelerde bazı tipler vardır. Haydi her akşam kopalım, eğlenelim, yiyelim, içelim diyen.. Vardır çevrenizde mutlaka..

Facebook’tan görürsünüz paylaştığı onlarca değişik ortamlardaki fotoğraflarını.. Bir yerde denk geldiğinizde hep onların kopma maceraları, nasıl eğlendikleri üzerine olur muhabbetleriniz. Onların tahmin ettiğim ruh halini anlatmaya çalışalım biraz da.. Bence bu tip ruh hali ciddi bir boşluk içerisindeki insanlarda oluyor genellikle.. Sürekli bir hareket içerisinde olup hem ‘yalnız’ kalmamak, hem de toplumda bir konumda olabilmek için yapılıyor olamaz mı bu çırpınışlar?.

Hep merak ederim, peki ya biz bu kadar eğlenmeye, coşmaya, kopmaya meyilliyken sorumluluklarımız ne olacak? Hepimizin var birtakım sorumluluklarımız, kiminin ailesi var, kiminin dersleri, kiminin ise çalışması gereken bir işyeri.. Önemli olan sanki o sorumlulukları yerine getirirken bir şeyler yaşayabilmek, yani hayatımızda bir denge kurabilmek değil mi aslında.. Gerçek bir şey vardır, yapmanız gereken bir şeyi yapmadığınızda en çok zevk aldığınız şeyi bile yapsanız tam anlamıyla mutlu olamazsınız. O zaman mutlu olmak için, sorumlulukları da iyi bilmek lazım..

Mesela, sevgililerin durumu da en büyük problemlerin içerisindedir bu konuda.. İki çift çıkmaya başlarlar ve sanki günün 24 saati beraber yaşamaları gerekiyormuş gibi bir çaba içerisine girerler. Kız demeye başlar “Benle görüşmüyorsun, demekki beni sevmiyorsun”, erkek der “Ne alakası var” kavgalar başlar, moral ve motivasyon düşer, onlar düşerken yaşamınızdaki diğer ilişkileriniz bozulur, işinizde sorun çıkar, derslerinizden kalırsınız vs. bu zincir uzar gider.. Sevmenin bir ispatı mıdır sürekli beraber yaşamak? Önemli olan uzaktayken bile onun kalbinin atışını duyabilmek değil midir aslında? Hem özleminiz artar ve sevginizden de emin olursunuz böylece..
Her şeyi zamanında yapmak lazım ki dengemizi bozmayalım..

Dengeli hayatlar kurmanız dileğiyle..

İlginizi çekebilir

  • 04 Haziran 2009 -- Pabucumun Sanatçısı (0)
    Biz sanatçılar! Cümlesini telafuz eden; 2 şarkı söylemiş veya 3 dizide 1 sinema filminde oynamış bir eleman olunca deli oluyorum, size sanatçı dersek; Çetin Tekindor'a, Fikret Mualla'ya, Sezen Aksu...
  • 19 Ocak 2012 -- Növardüs; Sende kimsin? (2)
    Bir yitiştir bendeki… Bulaşan arsızlaşan en kalabalık yalnızlığım… İyi geceler derken günaydın ol… Sus ki yaşamaya çalış(mı)yorum… Sende acıma ve ihanet et bana... Ben ihanet edildikçe büyürüm, büyü...
  • 28 Mart 2012 -- Panama Bandıralı Yalnızlığıma (0)
    Ve “pişmanım” dedi kadın. “Çok pişmanım” Ertesi gün, sofra bezini mutfak penceresinden silkerken, birden bire uçuşan kargaların hışırdayışlarında anımsamıştım o günü ve sanrımın kursağına sessizce ...
  • 23 Şubat 2011 -- Aşılmaz duvarlar ördük aşka (0)
    Tesadüfler karşılaştırırdı bizi... Bazen sinemada, bazen bir konserde, bazense akşamüstü yürüyüşünde... Birbirimizi gördüğümüz anda yüzümüzde en mahçup tarafından kocaman bir gülümseme oluşurdu... Hiç...
  • 08 Aralık 2009 -- Bu karakterdeki kadınlara dikkat!! (0)
    Arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerden aklımda kalanları, hemcinslerime faydalı olmak adına ve sosyal sorumluluk bilincinde bir birey olarak yazmasam olmazdı. İşte bir erkeğin ruh sağlığı için ivedil...
  • 12 Eylül 2011 -- 12 Dev adam (0)
    12 dev adam an itibariyle avrupa şampiyonasından elenmiş bulunmakta. Bu sizler gibi benimde hayallerimi süsleyen, attığı her şut potaya giren, girmese de teğet geçen bir takımdan uzak bir görüntü çize...