takım elbise giymekten tiksindiğimde anlaşıldı…
benden kabile şefi olmayacağı,
ve asla bir biyonik adam…

her an ağlayabilme ihtimalim,
coğrafyamda şairlerin aç öldüğü ama tok okunduğu gerçeği kadar fazlaydı.
bir adamın cüretlerini kopyalayan
çoğaltan ve satan buruşuk bir can tüccarı gibi diretilirdi emirler
sonra başka bir boyut oluşurdu,
marş dinler…
türkülerle anlam olurdum,
hükümsüzlüğümün çığlığı tutuşurdu…

bir ben duyardım
iki sen duymazdın
üç herkes sağırdı

üç film’in bir arada oynadığı eski zamanlardı,
klavye çapkınları, e-aşklar, online değildi,
davulun sesi uzaktan kısık gelir,
notaları sonuna kadar açardım.
faturanın son ödeme gününü kaçırmamak kadar önemli değildi hiç bir şey.
eşe dosta, leşe, genetiği değiştirilmiş kısa ve mecburi selamlar verirdim,
kıvrak vücüt çalımlarıyla.

amcam sünnetimde gorki‘nin kitabını hediye ettiğinden beri
esir kelimeleri toplar, itina ile özgürlük yükler azad ederdim,
domates kabuğundan gül yapanlara çok özenirdim.

öpüşmenin yasak olduğu mevsimlerde,
adıma yazdığın şiirlerle dolu bir ortalı çizgisiz defter olarak hatırlıyorum seni
ve radyodan gönderdiğin şarkılarla
altmış sekiz model pontiac’la sokağınızdan her geçtiğimde yüzüm kızarırdı…

şimdi dudaklarımın izlerini taşıyan bir sürü göğüs ucu
dolaşıyor yeni sevgilileriyle
ama ben hala seni bencil öpemeyişimin pişmanlığındayım

rüyamda şair olmadığımı gördüğümden beri,
sorusu çalınmış cevap gıcıklığında
ve bir gün mutlaka yaşanacak heyecan yılı-şıklığında dolaşıyorum

ahh bir sen bilirdin içimde şahlanan kaşifi
bir de aynı yazıda sadece satır arası
ve cümlenin sonunda nokta olabileceğimizi,
sen o tozu dumana katan çıplak ayaklarınla
savrulanlar mabedine acelesi olan sefil
nereye koşuyorsun elinin tersiyle dualarımı iterek
yazıda satır arası…
cümle sonunda nokta olmak
hiç olmamaktan iyi değilmiydi.

neyse siktir et,
aklıma her geldiğinde edilmemiş küfür gibisin sevgili,
titreyerek yutkunduğum,
geçer birkaç aşk sonra
diye avunduğum.

İlginizi çekebilir

  • 16 Kasım 2009 -- İstanbul’u sarhoş ediyorum bu gece (0)
    İstanbul'u sarhoş ediyorum bu gece, Kayıp kentin serin semalarında, Yıldızlara bakan gözler, Baktığınız noktada kesişsin gözlerim, Siz beni dinleyin, Ben İstanbul'u sarhoş edeyim......
  • 28 Ağustos 2009 -- Ah seni özlemek yok mu (1)
    O kadar özlüyorum ki seni… Tenini, nefesini, sesini... Öyle bir an geliyor ki tutamıyorum kendimi sensizlik damla damla akıveriyor gözlerimden, hıçkırıklara boğuluyorum… Gecenin sessizliği üstüne b...
  • 02 Mayıs 2010 -- Üsküdar (6)
    Bindiğin vapurlar gelirdi üsküdara Gözlerimin kıyısına yanaşırdı Herkes inerdi vapurdan Ben yalnız seni beklerdim Sende inerdin sonra Bir senin saçların deniz kokardı Birde Hiçkimsenin.. Y...
  • 10 Haziran 2009 -- Yazmazsam unuturum 4 (0)
    -Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alparslan'ın röpörtajından önemli bilgiler: Marmara Denizi`nin bazı sahillerinde ortaya çı...
  • 08 Temmuz 2009 -- Gri (0)
    Hiçbir şeyden kusur kalmayacağım ya, bir resim sevdasına tutulmuştum yıllar önce. Kurs bulduk, kız kardeşim kuzenim ve ben. İnanmayacaksınız ama bir kişiyi daha ayarttım, 75 lik kayınpederimi. ''Ön...
  • 15 Haziran 2011 -- İnanılmaz bir ışık ve arkasından gelen o dede (3)
    Bu olay tamamen gerçektir. Tanıdığım bir bayan gözleri dolarak anlattı... Bu olay beni öyle çok etkiledi ki, bir kaç gün etkisinden kurtulamadım. Bana gerçekten olayı anlatırken benim tüylerim diken d...