Bugün günlerden Cumartesi. Sabah sersemliğini üzerimden atmak için kendime bir fincan kahve yaptım, geçtim cam kenarındaki koltuğuma perdeyi de biraz araladım cadde üzerinde telaş içerisinde yürüyen insanları seyrediyorum.
Arkadaşlarım aradı “hadi atla yanımıza gel” diye. Ama benim genelde pazar günü bünyemde oluşan gereksiz ve bir o kadar da sinir bozucu mislinliğim cumartesiden geldi yerleşti içime. Bugün canım ne giyinmek istiyor, ne süslenmek, ne de dışarıya çıkmak. Anlayacağınız bu cumartesiyi keyfimin kahyası ilan ettim.
Hafiften kar atıştırıyor şu an dışarıda. Hava aşırı soğuk, sanırım sıfırın altında. Ağaçların ve arabaların üzerileri kar tuttu bile. İçimdeki arsız çocuk yağan kar ile birlikte çıktı ortaya. Kar biraz fazlalaşsın bahçeye inip kardan adam yapacağım kendime. Ne gerek var demeyin bir sebebi yok kardan adam yapmayı seviyorum işte
Kardancığımın başına üşümesin diye en kokoşundan beremi takıp, simli kaşkolumu da boynuna dolayacağım. Kömürden gözlerini, havuçtan burnunu da takınca tamamdır bu iş.
Annem her zamanki annelik içgüdüleriyle “Cadı uslu uslu otur evinde bu soğukta ne işin var bahçede. Bir büyüyemedin.” diyor. Ama anne dememe fırsat vermeden “sakın bana ama anne deme” diye de sözlerine ekliyor. Seviyorum ben bu kadını ya leb demeden leblebiyi anlıyor
Şimdilik evdeyim pijama, terlik ve sıcak içecekler eşliğinde takılıyorum. Biraz kitap, biraz internet haberlerini okuyorum. Bu fazla keyif verici durum beni ne kadar idare eder bilemiyorum. Malum bana rahat batıyor. Rahatsız insanım ben.






Son yorumlar