Bir sürü hayalim ve idealim var. İyi çalıştığımı da düşünüyorum. Emin adımlarla ilerlemeye devam ettiğim sürece de hepsine ulaşacağıma eminim. Ve kaç yaşında olurum bilmem ama tüm ideallerim ve hayallerime ulaştığım zaman yapacağım şey ise elde ettiğim her şeyi bırakarak gitmek… En büyük keyif ve heyecan verici kısım bir şey olana kadar ki süreçtir. Bir şey olduktan sonra işin bütün heyecanı biter. Ama kimileri için öyle değildir.

Köleye sormuşlar: “Özgür ve zengin biri olsan, ilk neyi elde etmek isterdin?” Köle hiç düşünmeden yanıtlamış: “Çok kölem olsun isterim!… Aynen bu mantık ile hareketle bir sürü kölesi olduğunu zanneden Celal Bayar Üniversitesine yeni atanan rektöre ( Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli ) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir süre önce  “Hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu.Ve olanlar olur.

Görünen o ki çiçeği burnunda rektörcüğün daha şimdiden egosu tavan yapmış.Öğrencileri kendisinin kölesi sanıyor, üniversiteyi de arazisi bellemiş.Sınırları içine giren her öğrencinin kafasına vurarak her dediğini yaptıracağını sanıyor. Helal olsun valla rektör dediğin böyle olur kodun mu oturtur. Marabalarına emirler yağdırır. (Pardon üniversite öğrencileri diyecektim ) Ama ben Rektörün yüzündeki o nuru gördüm. E tabi kolay değil genç yaşta rektör olmak fedakarlık ister. Ödün vermelisin. Daha çok “vermelisin” kişiliğinden karakterinden. Yıkayacaksın, yağlayacaksın mesela. Öğrencilerin üzerinde kurduğun baskıdan egodaki eksikliğini tatmin edeceksin. Ör; kimliklerinizi toplarım, atarım hepinizi, ben size görev vermedim,sizler Atatürk ten emir alamazsınız vb… Vay bee açıkçası bende burada tir tir titredim korkudan. Çok heybetli bir hareketti.

İşsizlik, eğitimsizlik üstüne atanamama ve bi ton sınavla (öss kpss lgs sbs abs abc ace …vb) iyice içine kapanan gençlik siyasetten kasten soğutuldu,uzaklaştırıldı. Kendi derdiyle uğraşır oldu. Uğraştıkça da çıkmaza girdi. Ellerine teknolojik aletler verildi dünyayla bağlantıları kesildi. Ör; Farm villle de üç beş tarla alınca günü kurtardık diye sevinir oldular.Yani herkes emeline ulaştı bu ülkenin artık bir sürü şuursuz genci var.O sırada da atı alan üsküdarı geçti. Buna rağmen direnen, protesto etme hakkını kullanan üç beş gencinde kellesi tez elden koparıla tavrıyla kalanlarda sündürülüyor. Bu ülkede öğrenci olmak zor iş.

Ve sözlerimi bitirirken diyorum ki “Zor iş okumuşun cahiliyle uğraşmak.”

İlginizi çekebilir

  • 18 Haziran 2010 -- Baba para demek değildir (5)
    Takip eden okurlar bilir, daha önce yazmış olduğum ''Ben de'' başlıklı yazımda bahsetmiştim. Hani o mağara dönemindeki azman erkekle, yerlerde saçlarından sürüklenen kadına oldum olası ifritim. Saç...
  • 23 Nisan 2010 -- Tam e-kitabımı okuyordum aniden erişimim kesildi… (0)
    Bu yazıyı hayrına/ücretsiz internet ortamına sunulan e-kitapları sevdiğimizi onların başımızın tacı olduğunu belirterek "ticari amacı olan e-kitap satışına" bir yorum olarak yazıyorum. Hurriyet.com...
  • 09 Ekim 2011 -- Şah Mat (0)
    Belirli oyunların, Belirli sahnelerinde, Üstünkörü geçilen, Bir kaç parça anıda, Sadece figürandım. İplerim başkalarının, Elinde... Damıtılmış duygularla, O hayattan o hayata akıp durdum, Ken...
  • 04 Temmuz 2009 -- Hayatın söylediği izler ve işaretler var (0)
    Gece saat 03.30 verandada ki masanın üzerini topluyorum. Keyifli bir akşam yemeğinin ardından, yenilmiş içilmiş halleri üzerinde barındıran masanın, kahve fincanları, çay bardakları, çikolata baraklar...
  • 02 Nisan 2010 -- Çikolatalı, mis kokulu, aşk tadında bir masal (5)
    Dur diyemezsin akıp giden zamana, akreple yelkovan işbirliği içindedir. Uykun kaçar bazı geceler huzursuzlanırsın. Hem susturur hem söyletir seni. Evet çok susturdun beni bir o kadar da söylettin. Çok...
  • 21 Ocak 2011 -- Akrep Burcu (23 Ekim-22 Kasım) (1)
    Akrep'te su üçlüsü ile sabit dörtlü birleşir. Duygusal ve negatif olan bu burç, ayrıca sezme gücünden yararlanarak maddi konularda da kazançlı çıkmaktadır. Akrep Burcu'nun simgesi de uçmaya hazırla...