Hani bazen gitmek ister insan… Biraz uzaklaşmak ister çevresinde olup bitenler karşısında… İçinde bir şeyler kopar geçmişinden geleceğine dair ve sırf bu yüzden canı daha fazla yanmasın diye düşünmek bile istemez başına gelenleri. Sadece kendisiyle kalmak ister… Onu kim anlar ya da kim anlamaz önemsemez. Günler geçer yaşadığı içsel dağınıklık bir türlü geçmez… Kafasındaki her şey tam bir karmaşa halindedir.

Etrafında sesler yükselir duyar ama cevap vermez. İnsanlara cevap yetiştiremeyecek kadar olgunlaşmıştır çünkü acıları… Anlattıklarıyla değil, yaşadıklarıyla olgunlaşıyordur ruhu. Hiçbir çıkarı olmadığı gibi hayattan, beklentileri de en alt düzeydedir artık. Ona yaşatılan en büyük kötülüklerin yanında, etrafında gördüğü bir damlacık iyilik bile onun mutlu hissetmesine yeterlidir.

Kötü geçen günlerin ardından biliyordur ki yaşanacak yeni gün daha güzel olacaktır. Çünkü yaşadıkları karşısında şükretmeyi öğrenmiş, küçük mutluluklar eşliğinde kalbinin yeri doldurulmaz huzurlara ev sahipliği yaptığını artık o da hissetmiştir. Arınmış, İnsan olduğunu hatırlayıp insanlığını yeniden keşfetmiştir… Ruhunu yeniden kazanmış, her zaman arayıp bir türlü bulamadığı huzuruna kavuşmuştur… Kısacası artık o tam anlamıyla bir insan olmuştur…

İlginizi çekebilir

  • 03 Kasım 2010 -- Tahta kasadaki süpriz (12)
    Dokuz yaşında ki Hazal alt sokakta bulunan apartmana temizliğe gidip, eve üç kuruş para getirme derdinde olan annesine yardım için iki göz gecekondunun soba yanan odasında altı aylık olan kardeşi Cem'...
  • 27 Haziran 2009 -- Ben her sabah cennete gidiyorum (8)
    Ben her sabah cennete gidiyorum. Melekler beni kapılarda karşılıyor. Her sabah etrafımı melekler sarıyor. Kimi alkışlıyor. Kiminin eli boynumda, kiminin ki belimde. Ellerimde değişen eller var. Hep...
  • 23 Mayıs 2010 -- Emine Özge Yıldırım/ Madalyon (0)
    17 Yaşında bir roman yazmak, bu romanın yayınlanmaya değer bulunması ve Türkiye çapında yayınlanması başlı başına bir olaydır. Emine Özge Yıldırım bunu başaran ve "Madalyon" isimli kitabı yayınlanmış ...
  • 25 Aralık 2010 -- Yuh diyorum sana lütfen kabul et (3)
    Seninle olabilirliktik, olumsuzluklardan süzülen olumlu çıkarsamalardık. Duygu olgusunu kıyı köşe anlamlandırabilirdik... Paralel çığlıkların peşine eklediğimiz arsız küfürlerin terkisinde ne çok s...
  • 02 Mayıs 2010 -- Nefretim kendime (0)
    Bir tek Allah korkum vardı, Sevdadan da korkar oldum. Gözlerimden yaş akmazdı, Bebek gibi ağlar oldum. Sevilirken büyüdüğüm, Sokaklar bile kördüğüm. Şimdi aynada gördüğüm, Yüzden de utanır ol...
  • 18 Ağustos 2010 -- Başbakan yanıldı, ne boy ne de soy (5)
    Anayasa değişiklik paketi için yapılacak olan referandum yaklaştıkça, propaganda için ülke turuna devam eden liderler usluplarını sertleştirmeye başladı. Ve yine ortalık gereksiz çirkinliğe bulaştı. ...