Takvim yaprakları hatırlamaz “Gayr-i Resmi” ayrılıkları, başroldekilerden biri tükenmez kalemle yuvarlak içine almadıysa eğer… Ve nedense yas günü ilan edilir o gün. Aslında o bir süreçtir,”Heyecan” kaybıyla başlayıp kuru bir elvedayla biten.Ve yine nedense bir taraf tarafından ısrarla çekilmez fişi çoktan beyin ölümü gerçekleşmiş aşkın, bir-kaç ay, belki yıl, belki de bir ömür…
Bazen ikisi de diğerini suçlar. Peki hangisi gerçek suçlu? İşte orda kırıntılar girer otopsiye, kaldıysa tabi… Son günler değerlendirilir alınanlarla-verilenlerle. Silinmediyse bir de atılan SMS’ler… Ama şu da var: Kim inceleyecek bunları? Tarafsız biri lazım. Belki bir mahkeme kurulmalı, dediğim gibi “Gayr-i Resmi” ayrılıklar için.
Aşk dirilmeli mesela, “Beni bu öldürdü ” diyebilmeli. Günler ayaklanmalı, yazılanlar konuşmalı, dudaklar susmalı, ayaklar gitmemeli…
Ve bir şair, giydiği hükmün sıcaklığında eriyip bu satırları yazmamalı:
gözlerin
hala devriye geziyor
gecelerimde
hecelerim çoktan yasaklanmış
siyatik olmuş umutlarım
falakalara yatmaktan
sen istediğin kadar copla
anarşist ruhumu,
yine de “Kahrol” diye
bağırır arkandan…
İlginizi çekebilir
- 09 Şubat 2011 -- Mutluluğun resmi, ressamı, şiiri… (3)
Nazım Hikmet'in Abidin Dino'ya söylediği "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" cümlesi tarihe geçmiş bir cümledir ve Nazım Hikmet yukarıdaki cümle ile başlayan şiirinde;
"Sen mutlulu... - 28 Aralık 2010 -- Sana söylediğim ne varsa aslında başkalarından gizlediğimdir (4)
Sana söylediğim ne varsa aslında başkalarından gizlediğimdir
Sende gördüğüm ne varsa aslında düşlediğimdir
Ve Senin her yanın benim eksik yanımdır
Koca bir umudun son tükenişidir senin beni sevmeni... - 20 Ağustos 2010 -- Okudum: Seçenek Etkisi / Yılmaz Yunak (0)
Her şey 17 Ağustos depremi ile baş gösteriyor. Mucize eseri depremden kurtulan doktor bir kadın; eşinin mucizevi kurtuluşunun ardında yatan sır perdesini aralamaya çalışan bir başkomiser; başkomisere ... - 01 Eylül 2009 -- Ben sevdim! (0)
Sebebi bilinmiyor
Sebepsiz ayrılıkların!
Arkası aranmıyor
Uçsuz bucaksız karanlıkların!
Ve anlayamıyor
Bu körpe beynim
Dayanamıyor
Şu aciz bedenim
Meçhul ayrılıklara!
Tüm iyi niyetlerimin kur... - 03 Ekim 2010 -- Hayata üç nokta (8)
Dün, bugünü hayal ederken şimdide yarını düşünmeye başladım.
Her gün bir öncekinden farksız ve bir okadar da sıkıcı, gazı kaçmış kola gibi hayatın tadı hiç bir haz duyamıyorum. Bu kahpe dünyadan ge... - 26 Ekim 2009 -- Duvardaki resim (2)
Bir zamanlar Anadolu da küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde ve çeşitli küçük mağazalarda duvara asılan çerçeveli bir resim çok dikkat çekiciydi.
Ticaretle ilgili iki figür resmedilmişti. Bir t...
Aralık 9th, 2010 on 20:10
düz yazıda da gayet iyisin durmak yok yazmaya devammm…:)
Aralık 8th, 2010 on 21:56
Hep şiir yazıyordun, ilk defa düz yazını okuyorum, harika yazmışsın.