Bir çocuk, daha beş yaşındaydı. Uzun saçları, kocaman gözleri vardı. Birgün yüzünde bir şişlik gördüler. Doktora gittiler, tahliller yapıldı ve kötü huylu bir tümöre rastlandı…
Ne yazık ki bu güzel çocuk, bu hastalıkla küçücük yaşında boğuşmak zorundaydı. Annesi onu o da annesini hiç üzmedi. Gözü gibi baktı yavrusuna… Ama nafile, bir senedir süren tedaviye rağmen hastalık daha ileri bir safhaya geldi. Anne perişan baba da öyle…
Bu amansız hastalıktan kurtulamadı yavrucak… melek oldu. Yaşasaydı 1 Aralık’ta doğum gününü kutlayacaktı. Küçücük bedeni toprağa girdi. Ömrü bu kadarmış demek istemezdim ama öyle…
Şimdi annesine baktıkça içim acıyor, aklıma Deniz’in o uzun saçları ve kocaman gözleri geliyor. Artık çocuğuma kızarken bile kendimi suçlu hissediyorum, hep aklıma Deniz geliyor. Anneliğin ne demek olduğunu, ne kadar özveri istediğini bir kez daha gördüm. Bu yüzden hayatı daha çok sevmeye ve değerli kılmaya çalışıyorum…
Bence herkes öyle yapmalı, yaşarken sevdiklerinin kıymetini bilmeli…
İlginizi çekebilir
- 16 Şubat 2011 -- Sevgi Çemberi (0)
Bir sevgililer gününü de daha geride bıraktık. ''Sevgililer Günü'' yine yalnız olmamı hatırlatması ufak çapta bana melankoli yaşatsa da sanırım sonunda barıştım.
Her şeye ve herkese cebimde bir cev... - 19 Nisan 2010 -- Anla(sana) (2)
Geçtiğin yollar hep mi ıslak olacak, hep mi üşütecek içini bu yalnızlığın türküsü. Güneşin sıcaklığını unutmadım henüz, unutturacak kadar uzamadı kışlar...
Sadece güneşi özlettirmeye yeltendi, kapa... - 19 Ocak 2009 -- Ressam Bülent Kılıç (0)
1974 yılında Tekirdağda doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesine girdi. Burada ek branş olarak resim eğitimi aldı. Bir süre öğretmenlik yaptı. Bu arada Mi... - 08 Temmuz 2009 -- Dünya’nın dönmesi için senin itmene gerek yok (0)
Valla başlık bir anda aklıma geldi, yazıyı okutmaya yönelik olabilir, bilemiyorum konuya uydumu ama yazdım bir kere, şimdi yazıya geçelim;
Bir olay olur, (kaza, ayrılık, iflas vb..) o olay milattır... - 09 Ekim 2010 -- Kırk gün kırk gece yürek yığılır kalır (7)
Kırk gün kırk gece yürek yığılır kalır
Hayal kırıklıklarının kollarında
Eksik bir şey
Yarım yamalak
Sağır sultan
Kırk gün kırk gece dudak arkası saklanmış sözler
Kaçak bakışlar havada döner d... - 04 Mayıs 2011 -- Kalbim labirent bahçesi (1)
Kimi sevdiysem gitti. Kimi sevdiysem her sevişimde biraz daha yalnız kaldım. Biri başkasını sevdi gitti, biri beni olduğum gibi sevemedi gitti, biri kendi yolunu çizdi gitti, biri benimle aynı cephede...
Aralık 7th, 2010 on 16:55
Blogumuza hoş geldiniz Saliha Mocan Sönmez.
Aralık 8th, 2010 on 12:00
Çok teşekkür ederim Cengiz bey hoşbulduk. Beni ve yeni arkadaşları cesaretlendiriyorsunuz. Daha çok gayret gösterip daha güzel yazılarla görüşmek üzere…
Aralık 4th, 2010 on 22:42
Anne olmak zor..Bir filmde geçmişti.Evlat sahibi olmak yüzüne dövme yaptırmaya benzer ,tutkuyla istemelisin bir ömür boyu orada durmasını diye..Ama bazen istesende durmuyor galiba.Allah böyle bir acı yaşatmasın… insanlar birbirine daha çok özen göstermeli ve sevdiğini söylemeli.Zor zamanlarda hep hissettirmenin derdine düşeriz pozitif duyguları.Ama bazen geç kalınmış oluyor galiba…
Aralık 8th, 2010 on 12:02
Teşekkür ederim yorumlarınıza.. Gerçekten anne olmak ve anne olmayı isteyenlere gitsin bu yazım. Hoşçakalın..
Aralık 4th, 2010 on 21:54
Herkesin sırf bildiği için uyguladığını da sandığı fakat nadir insanda olan bir özellik ‘kıymet bilmek’.
Hoşgeldiniz…
Aralık 8th, 2010 on 12:03
İnsan yaşadığı sürece sevdiklerinin kıymetini bilmeli.. Teşekkür ederim yorumlarınıza..
Aralık 4th, 2010 on 16:58
Bir varmış, bir yokmuş misali hayat…Varlığınızla bir renk de siz kattınız sitemize hoşgeldiniz…
Aralık 8th, 2010 on 12:08
Hoşbulduk teşekkür ederim.Evet hayat bir masal gibi bir varmış bir yokmuş.. Bende bu sitede olmaktan çok mutluyum tekrar herkese teşekkürler..