pelikan osmanMarmara Denizi’nde yolunu kaybeden 2 yaşlarındaki yaralı pelikan, Balıkesir’in Marmara İlçesi’ne sığınır. Burada balıkçıların iyileştirdiği ve beslediği dev balıkçıl kuşu, zamanla insanlara alışınca ilçeden ayrılmaz. Balıkçıların “Osman” adını taktığı balıkçıl, tüm halkın sevgilisi olur.

Pelikan, yemek zamanında sahilde balıkçılar tarafından beslenir. Kedilerle de sıkı dostluk kuran pelikan, balıklarına kimseyi yanaştırmaz. Yemek yerken balıklarına ortak olmak isteyen kedilerle adeta meydan savaşına giren pelikanı görenler, onun hem evcilliğine hemde yemek zamanındaki hırçınlığına şaşırır.

Pelikan Osman 2 yıl yaşadığı marmara adasından ayrılarak Erdek’e gelir. Erdek Cumhuriyet Meydanı girişi ve sahil kesiminde her sabah yerini alan pelikan Osman, yaptığı hareketlerle ilçenin maskotu haline gelir. Fazla uçamadığı için Erdek sokaklarında yürüyerek dolaşan pelikan Osman, özellikle çocukların sevgilisi olmuştur.

Pelikan Osman Erdek’te bir köpekle arkadaşlık kurar, ama öyle bir arkadaşlık ki, görenleri kıskandıracak cinsten, pelikan osman ve köpek hiç ayrılmazlar, köpek onu diğer sokak köpeklerinin saldırılarından korur, her yerde beraberdirler, beraber yerler uyurlar, hatta köpeğin pelikan osmandan ayrı dolaştığı zamanlarda pelikan osmanın köpeği kıskandığına şahit olanlar bile vardır.

Zaman Erdek limanında pelikan Osmanın ve arkadaşı köpeğin dostluk gösterileri, balıkçıların onları beslemeleri, halkın fotoğraf çektirmesi ve çocukların sevecenlikleri ile geçer.

Ve bir gün;

gazetelere ve televizyonlara haber olmuş, başka bir şehre götürülmek için üç kişinin kaçırmaya teşebbüs etmesiyle tüm Erdek emniyetinin seferber olduğu ve Erdek’ten fazla uzaklaşamadan kaçıranların yakalandığı, kutlamalarda protokolde yerini almış dönemin içişleri bakanı ile samimiyeti olan fenomen Pelikan Osman bir gece sokak köpekleri tarafından saldırıya uğrar ve öldürülür…

Pelikan Osmanın kankası hiç bir zaman yanından ayrılmayan köpekte, ben nasıl pelikan osmanı koruyamadım diye kahreder ve onun ardından  hayata küser, üzüntüsünden ölür…

İlginizi çekebilir

  • 18 Nisan 2010 -- Beni deli ediyorsun (5)
    Biri size bir maille veya bir mesajla veya sosyal ağların birindeki anlık yazışmalarda; "beni deli ediyorsun" yazsa, tepkiniz ne olur? 1.Empati yapmaya çalışırsınız "ya bunu tebessüm ederek yazmışt...
  • 15 Mart 2010 -- Ayrılık Hatıraları (2)
    Onsekiz yaşındayım daha. Otuzaltı bahar yaşadım hayatım boyunca. Ve bu baharların arasında, İlklerim de oldu,sonlarım da İlk ve son buluşmalarım oldu mesela. İlkler farklıydı ama, Son buluşmal...
  • 25 Temmuz 2010 -- Bu bir veda… (6)
    Gidişim ayak parmak uçlarında yürür gibiydi; sessizdi. Hiç konuşmadım, kendimi ifade etmeye çalışmadım ona. Hiç suçum da yoktu aslında. O mahçuptu konuşamıyordu, ben masumdum susuyordum. Yol boyunc...
  • 01 Ekim 2009 -- Dolandırıcılık bir sanat mı? (0)
    İki gün önce bir sohbet sırasında bana anlatılan, dolandırıcılık hikayesinden etkilenip not almışım "vergi dairesi" olayını yaz diye. Bende yazıyorum, 2006 yılıydı ama hangi aydı hatırlamıyorum, iş...
  • 16 Ağustos 2010 -- Histerikli hisler (2)
    Nedense artık kolay kolay hiçbir şey şaşırtmıyor beni ilişkiler adına. Akşam iftar sonrası arkadaşımla yürüyüşe çıktık. Her zaman kahve içmeye gittiğimiz yerde aldık soluğu. Arkasından bir arkadaşım d...
  • 13 Ocak 2011 -- Ali Kırca/ Ali Sami Yen Sonsuza Kadar… (0)
    Ali Sami Yen'deki son maç sonrası Ali Kırca'nın okuduğu veda şiiri oldukça etkileyici. Türkiye'de kendine güvenin ve yapılamayanı yapmanın adı olan Galatasaray'ın son maçı sonrasındaki bu veda şiiri a...