Sessizliğinin yarattığı sağır edici çığlıklar eşliğinde boğuluyorum ben her gece “sadece sen!” diye. Kalbim tıpkı boş bir teneke gibi… İçime sindirmeye çalıştığım sevgi tanecikleri sanırım bir beden küçük geliyorlar bana… Sensiz yaşamaya çalıştığım boş sevgilerle teneke kutuya atılmış bozuk para gibi tıkırdıyor kalbim…
Sana olan sevgimi aşan bir sevgiyle karşılaşmadım henüz. Her şey küçük kalıyor seni düşündüğümde, benim sana olan sevgimin yanında… Elimde, avucumda,aklımda, yüreğimde, umutlarımda, yarınlarımda, düşlerimde, gerçeklerimde kısacası her şeyde hala sen varsın…
Unuttum demek bir sana işlemedi sanırım bir de bana… Yok olmuyor… Gerçekten ne yaptıysam olmuyor… Unutamıyorum ben… Kendime gelemiyorum… Senin olmadığın hayatıma geri dönemiyorum… Sensiz sıfırdan başlayamıyorum… Bir şeyler eksik senin dışında yaşadığım hayatımda…
Ben hala her gece derinliği olan o güzel gözlerini düşündüğümde şehadet getiriyorum “Sadece sen ol!” diye… Sen benim dudaklarımda bir hece, nefsimin üzerindeki nefessin… Kıyamadığım, düşünmeden duramadığım, üzerine titrediğim, kokusunda sarhoş olduğum tek kişisin… Sen her şeye rağmen hala, hep benimlesin…
“Bir düş gibi silik anlar kalsa da aklımda, hep, o günü istiyorum. O günde kalmak, o gün gibi olmak, o gündeki gibi olman… birlikte gördüğümüz ilk rüya. Yorumlasam, yoğursam,kendimi yorsam da, sonuç çıkmıyor, bir daha yaşanmayacağından başka.” Kahraman Tazeoğlu






Son yorumlar