soğuk bir şubat gecesiydi,
salacaktaydık,
üşüyordu…
ben ona paltomu verdim,
o bana gülüşünü…
ısındık.

tenhaydı salacak,
–ki tenhalığı tercihimizdi…
yanağında oluşan güzelliği görmek için sürekli güldürdüm onu,
sonra ellerini hapsettim ellerime…

vakit gidişini gösterdiğinde,
ellerini geri verdim.
o gülüşünü bende bıraktı.
o gün bu gündür hiç üşümedim…

Benzer yazılar

  • 27 Nisan 2011 -- Kağıda kalemi ne zaman dokundursam (0)
    Her Adımım Her şey seni söylüyor her adımımda Yüzümü yıkadığım su seni fısıldıyor kulağıma Yüzüme dokundukça titriyor ellerim Kapı gıcırtısı bile seni anlatıyor inanır mısın? Duvarlar üstüme üs...
  • 12 Mart 2011 -- El Adamım (2)
    Acılarımı demliyorum bu aralar Ve sen geçiyorsun sokağımdan Ben doluyorum gözlerine Seninde içtikçe içesin geliyor. Ne çok seviyorsun konuşmayı Bense dökülmekten korkuyorum Yinede kirleniyoruz, ...
  • 07 Şubat 2011 -- Suç (0)
    Sadece ağlayan şarkılar susturur bizi. Ve ben gelirim senin nezdinde Ürperir tenin, titrer ellerin, acır yüreğin. O sıra bende acırım bilmezsin. Herkes suçlu! Zaman suçlu, yedi yabancı eller, ...
  • 10 Ocak 2011 -- Her yol sana çıkıyor (5)
    her yol sana çıkıyor her doğan günde yeni güne merhabamsın yaşanan bütün olumsuzluklara inat yüreğimdesin hayatt yapamadın başaramadın yıkamadın her şeyden bıktırdın bizi dört yandan vursanda ...
  • 08 Ocak 2011 -- Yalnızlığıma Seranat (0)
    İçimde ne kadar birikmiş hüzün varsa kendi kucağıma kusardım ben Sağır eden bir  sessizlikle galeyana gelip tok çığlıklara susardım ben Kendimi insanlardan soyutladığım kadar kalabalıklaşandım ben ...
  • 02 Ocak 2011 -- Karanlığı kovalamışız (4)
    Acılarla öylesine, bilmeden, tesadüfen rastlamışız. Bir gecenin sisinde kanat çırpmışız. Şimşekler çakarken biz yüreğimizi bilmeden, istemeden parçalamışız. Bir umutsuzluğun pençesinde asılı kalmış...