Akşam yemeğini yerken haberleri izliyorum. İzlenecek gibi değil. Ümtsizlik ve sıkıntı dolu hisler kaplıyor zihnimi…
Nasıl bir ülkede yaşıyorum diye üzülüyorum. İzledikce sıkıntım artıyor. Üniversiteler epeydir yaşanan olaylar nedeniyle kaos içinde…
“Yumurta atacaklarına yesinler kafaları çalışır” diyor Burhan Kuzu, yumurtalı protestonun hemen sonrasında. Egemen Bağış’tı sanırım çok emin değilim. “Sucuk getirseydik sucuklu yumurta yapardık” açıklaması yapıyor. Ve en son duyduğum ise Mehmet Ali Şahin den geldi…”Ülkeyi gelecekte bu gençler mi yönetecek, vali, kaymakam mı olacak diye hayıflandım” diyor.
Hiç bir devlet yetkilisi çıkıp: Bu gençlerin derdi ne, neden bunları yapıyorlar diye sormuyor… Ülke yaşanan baskılar sonunda korkudan sinmiş bir halde. Sıra gençlere geldi. Onlarıda sustururlarsa güllük gülistanlık olacak herşey… Farklı düşünmek iyice suç oldu. Benimle aynı fikirdeysen seni kucaklarım, yoksa işin zor diyen bir demokrasi anlayışı var hükümetin… Polisin uyguladığı şiddet gözümün önünden gitmiyor… Karşısında bir iki afiş ve ceplerinde birkaç yumurtadan başka bir şeyi olmayan öğrencileri, azılı terörist gibi görüp, şiddetin alasını uygulayan, coplayan, yerlerde sürükleyen, biber gazıyla adeta öldürmeye çalışan polisimizi kimler nasıl eğitiyor, tartışmak gerekiyor bence…
Bu arada göz yaşartıcı sprey stokları azalınca, ithal edilen spreylerin maliyeti yüksek olduğu için yerli üretime geçmek üzere yatırım yapıyormuş devlet. Böylesi bir katkısı olmuş öğrencilerin kimya sanayisine…
Hükümet kendi yaptığı barbarlığa kanun, öğrencilerin yaptığına terör diyor… Ve zıtlaşma artarak sürüp gidiyor. İşin ucunu getirip ergenekon’ a bağladılar çıktılar içinden. Sanırım bu işten öğrenciler zararlı çıkacak… hissiyatım bu yönde.






Aralık 11th, 2010 on 23:43
Tam da bana göre bir konu ama sessiz kalmam gerekiyor !
Aralık 10th, 2010 on 22:14
sorunun kaynağına inileceği, bu öğrenciler neden bu kadar tepkili diye düşünecekleri yerde yumurta çift sarılıydı yazık oldu ya da yumurtaları atacaklarına pişirip yeselerdi diye tepki vermeleri devlet büyüklerine ne kadar yakışıyor tartışılır…
Çok güzel bir yazı olmuş yüreğinize sağlık Sibel Hanım