Bir yıl daha bitiyor… Yaş alıyoruz hayat serüvenimizde. O kadar hızlı geçiyor ki zaman insan inanamıyor bazen. Hayatımın en curcunalı zamanlarını yaşıyorum galiba. Sabah yedi de gözümü açıyorum güne ve telaşla yaşıyorum saatlerimi, akşama ise yatağa yorgun girip yeni güne hazırlanmak için yumuyorum gözlerimi. Çoğumuz böyleyiz elbette. Koşturmasanda zaman geçmez gibi geliyor insana…

Bugün epeydir gitmek istediğim Av Mevsimi filmine gittim bir arkadaşımla. Evime yakın Ataşehir civarındaki bir alışveriş merkezinde sinamada buluştuk. Cumartesi olmasına rağmen sakin görünüyordu. Ben hiç sevmiyorum alışveriş merkezlerini, haftasonlarında ise özellikle gitmekten kaçınırım. Çünkü herşey bir işkenceye döner. Arabaya park yeri bulmak, mağazalarda kasa kuyruğunda beklemek, aşırı kalabalık beni sıkıntaya sokar. Ama bazen mecbur kalıyorsunuz zamansızlıktan…

Filmi izledikten sonra hafif birşeyler atıştırdık. Hediye almam gereken insanları ve az çok ne alacağımı öncesinde planlayarak yazmıştım bir kağıda, arkadaşımla ayrıldık zaman kaybı olmasın diye sonrasında buluşmak üzere sözleştik… Alışveriş merkezinin her yerinde süslenmiş çam ağaçları vardı. Noel babalar, güzel güzel noel kızları arz-ı endam eylemekteydi. Mağazalar indirime erken girmişti sanırım onlarda bu yılbaşı haftasını haklı olarak kazançla geçirmek istiyorlardı. İki saat içinde almam gerekenleri aldım. Güzel güzel paketler yaptırdım. Çok yorucu oldu. Çünkü yakın aileme, sevdiğim arkadaşlarıma hediye almayı severim. Hatta espirisi olan şeyler alırım, açınca gülecekleri, şaşıracakları hediyeler… İnsanları izlemeyi seviyorum, davranışlarını, tepkilerini… Tartışan birçok çift gördüm bugün. Malum beyler alışverişi sevmezler, hanımlarda gezmeye doymazlar, hal böyle olunca tartışmalar kaçınılmaz oluyor galiba. Pek kimseyi umursamayan yüksek ses tonları mağazalarda yankılanıyordu bugün…

Son yıllarda bu özel günlere verdiğimiz ilginin iyice arttığını görüyorum. Yeni yıla girmek için hazırlık yapmak güzel ama ipin ucu kaçıyor gibi geliyor bana. Çılgınlar gibi alışveriş merkezlerini dolduruyor insanlar. Mağazaların içi tıka basa doluyor paralar düşünmeden harcanıyor. Zaman zaman düşünüyorum insanları mutlu etmek sadece hediye almayla mı olur diye. Bu çağda galiba öyle… Kızımın yaptığı bir resim beni ağlatabiliyor ya da yazdığı mektup beni çok daha mutlu edebiliyor. Hediye almaktanda mutlu olurum herkes kadar ama illede pahalısı olsun, şu olsun, bu olsun diye hiç düşünmedim. Gönülden alınmış, sevgiyle bakan bir çift gözle verilen küçük bir hediyenin ruhumda, kalbimde yarattığı hisler benim için çok daha önemli…

Neyse ki hediye alma işini bitirip, sözleştiğimiz yerde arkadaşımla buluştuk, birer yorgunluk kahvesi içip evlerimize döndük. Uzunca bir süre alışverişe gitmeyi düşünmüyorum. Sevmiyorum. İnip sahilde yürüyüş yapmayı, bir kafede sevdiğim insanlarla sohbet edip, denize karşı çay, kahve içmeyi tercih ederim…

Bu vesile ile şimdiden herkese mutlu, sağlıklı yeni bir yıl dilerim…

İlginizi çekebilir

  • 22 Aralık 2011 -- Barbie ve “Objesiz Algılama” (2)
    Hayatımızı her ne kadar kendimiz için yaşıyor olsakta, çocuk sahibi olduktan sonra kendimizi çocuklarımızın varlığına adadığımız bir gerçektir. Onları  hayata güçlü bir şekilde hazırlama telaşımız, eğ...
  • 01 Eylül 2009 -- Özlem Conker’in karakterli yüzü (1)
    1973 Ankara doğumlu olan, bir dönem mankenlikte yapan Özlem Conker'in yüzünü çok karakterli buluyorum. Yani ortada boş bir güzellik yok, bakışları mimikleri sesi, beynin yaptığı eylem ne ise hepsi ...
  • 17 Şubat 2011 -- O adam (0)
    Koca bir sessizlik hakim ortada, Çıt yok çıtırtı yok. Sadece kalp atışlarım, soluk alışlarım, en derine çekiyorum seni içimin saklı gizli kuytularına. Dokunuyorum yüzüne, saçının her teline, mahr...
  • 30 Kasım 2009 -- Durma Git (2)
    Dakikalarıma tutturduğun gülüşlerini hain bir rüzgar savurup çalıyor benden, uzaklaşmaları benliğimden bir şeyler alıp götürüyor. Ceplerimde senden kalan son resimler, hepsine bir bir karanlık çökü...
  • 26 Aralık 2009 -- Candan Erçetin/Kırık Kalpler Durağında (1)
    İnsan iki gün aynı şarkıyı dinlerse gittiği heryerde beyninin bir köşesinde o şarkıyı tekrarlayıp duruyor.. Kırık kalpler durağında inecek var Yüreğindeki dertleri dökecek var Doldurun kadehleri ...
  • 07 Eylül 2009 -- Çılgınsın Bengü (0)
    Hurriyet.com.tr'de okudum, Yorumcu Bengü  Arena dergisine verdiği röportajda; "Monica Bellucci’nin dediği gibi sizce de sevişmeyen kadın ölsün mü?" diye sorulan soruya, Ciddi ciddi katılıyorum b...