Ah biz kadınlardaki şu alışveriş merakı yok mu kahrediyor sevgili erkek milletini. Bugün arkadaşımla yılbaşı için alışverişe çıktık. Bizim öyle minyatür çam ağacı alalım süsleyelim, evin camlarına güle güle 2010 hoş geldin 2011 gibi yazalım ya da mutfağı tıka basa çerezle dolduralım gibi adetlerimiz yoktur. Biz daha çok yılbaşı bahanemiz olsun, laf aramızda kendimizi süsleme telaşındayız.
Haydi bismillah dedik attık kendimizi son derece kalabalık bir mağazaya. İçeriye girdiğimiz gibi gülmeye başladım çünkü etraf dertli, kederli ve bir o kadar da bıkkın erkekle doluydu. Hepsi bir köşeye sinmiş eşlerinin ya da kız arkadaşlarının alışverişlerini bitirmesini yorgunluktan düşmüş bir halde çaresizce bekliyorlardı. İçimden “ayy yazık bu adamlara ya buraya kadar sürüklenmişler yeni yıl dolayısıyla” dedim.
Sonra bir Damla’ya baktım, bir de kendime içimden şükretmek geldi, başladım şükretmeye ;”Allahım ne güzel bir şey beni anlayan, hadi yeter artık gidelim diye mızıklamayan, her giydiğime tamam çok güzel olmuş hemen alıp çıkalım demeyen biri eşlik ediyor bana alışverişte” diye. Şimdi erkek arkadaşım olmuş olsa ya benimle birlikte alışverişte olacak mağazadan çıkana kadar o dudaklarını eşşek totosu gibi şişirip beni de huzursuz edecekti ve tabiki kendisini de ya da benimle alışverişe gelmeyip telefon ile beni taciz edip yeter artık hadi eve dön diyecekti. Sonrasında ise ne ben yaptığım alışverişi anlayacaktım ne de bu alışveriş işinden keyif alacaktım. Düşündüm de güzel, iyi böyle bütün kızlar toplandık modunda alışveriş yapmak.
İç çamaşırı mağazasına girdiğimde ise sanki bedava dağıtıyorlarmış gibi bütün kadınlar kırmızı don kapmanın peşinde. Neymiş efendim yılbaşı gecesi kırmızı don giyenler donanır, giymeyenler ise açıkta kalırmış yıl boyunca. Size bir sır vereyim mi ben her sene yılbaşına inat hiç kırmızı don giymedim, hiç açıkta kaldığımı da görmedim yani
Ondan dolayı isterseniz paçalı beyaz donla girin yeni yıla isterseniz kırmızı olmayan herhangi bir paçasızıyla yine de bünyeniz aç ya açıkta kalmıyor haberiniz ola
Şimdi bu yazıdan çıkartacağımız dersler nelerdir diye düşünürsek;
*Alışverişimizi rahat yapabilmek için yılbaşından en az bir hafta öncesinde program yapmak her zaman daha sağlıklıymış.
*Alışveriş yapmayı sevmeyen erkekleri sıkıp, onları boğmak bünyemizde yarattığı ufak çaplı sinirden başka bir halta yaramıyormuş.
*Bizimle alışverişe gelmiyorlarsa onları kafamıza takmak hiçbir sorunu halletmiyormuş.
*Ve en önemlisi don meselesi. Kırmızı don giyince de giymeyince de donanabiliyormuşuz. Bu mesele kırmızı don meselesi değil şans meselesiymiş…






Son yorumlar