Son iki gündür televizyonda neredeyse bütün kanallarda gösterilen bir haber var bilmem dikkatinizi çekti mi? Beykoz’da 15 yaşındaki bir öğrencinin hamile kalması ve bu da yetmezmiş gibi bir de bebeğini doğurduktan sonra çöpe atması haberi… Haberi izlediğimde aklımda sadece “bu nasıl fark edilmez?” sorusu oluştu.
Ne bebeğin 15 yaşındaki annesi ne de yaşını bilmediğim babası umurumda değildi o anda… Benim haberi izledikten sonra takıldığım tek bir nokta vardı. O da kızın ailesi ve çevresiydi. Hamileliğini dokuz ay boyunca sürdüren bir gebe, aynı evde yaşadığı anne ve babası tarafından nasıl olur da fark edilmezdi? İşte benim beynimi kurcalayan soru buydu. Kızın yaşadığı yerde nasıl bir ilgisizlik hakimse kimsenin kimseden haberi yok herhalde aynı evin içerisinde. İnsan hiç mi evladına bakmaz ya! Hiç mi merak etmez. Bu nasıl bir ebeveynliktir böyle!
Her zaman söylüyorum. İnsanlar bu dünyaya çocuk getirmeyi marifet zannediyor. Evet doğurmak, anne olmak başlı başına Allah’ın verdiği bir mucizedir ama dünyaya gelen o çocuğu en iyi şekilde yetiştirmek ve zaman içerisinde “iyi ki doğurmuşum” deyip hem kendinizle hem de yavrunuzla gurur duyabilmek bence mucizelerin en güzelidir. Demek istediğim şu ki; Allah’ın verdiği nefes ile dünyaya gözlerini açan hiçbir bebek annesi tarafından çöpe atılıp, sonrasında ise bir çöp kamyonu tarafından çöplüğe boşaltılmayı ve bunun ardından ekipler tarafından bulunup annesinin kucağında aç karnını doyurması gerekirken, buz gibi olan morg köşelerinde otopsi için bekletilmeyi hak etmiyor…
Bu haber için çok fazla bir şey söylemek istemiyorum; yine bilinçsiz ve kopuk aile dramlarından birisi işte… Buradaki tek masum şey ise şimdilerde melek olan o güzel bebek…






Son yorumlar