Bugün sabah 8.25 itibariyle, ikinci kez hala oldum.Yolunu hasret ve de merakla beklediğimiz Can Ege’mize sağsağlim kavuştuk.

Hep derim bu hayatta çok mutluluk yok, küçük sevinçler var sadece diye. Hastaneye heyecanla gidip onu görünce büyük mutluluğun onunla karşılaştığım o ilk anlar olduğunu fazlasıyla hissettim yüreğimde. 3.750 gr ağırlığında 53 cm boyunda ve sarı saçlı, mavi gözlü haliyle o kadar sevilesi ve muhtaç duruyordu ki, ağlamamak için kendimi zor tuttum. Tarif etmek çok zor duygularımı.

Kardeşim Barış’ın bir oğlu daha var. Bu sene ilkokul birinci sınıfa başlayan ve okumayı şimdiden aslanlar gibi öğrenip gururla bize ispatlayan yakışıklı yeğenim Umut Ekin imiz. O bugün abi oldu. Bütün aile üyelerinin yüzünde büyük bir mutluluk ve de merhamet hakimdi hastanede. Sanki ben doğurmuşum gibi hissettim. Kucağıma alıp onun o cennet kokusunu sevgiyle ciğerlerime çektim. Minicik bedenini, yüzünü, ellerini şefkatle inceledim. Ve dedim ki kendime; işte mutluluk budur…

Nihal kendini normal doğuma hazırlıyordu, ancak son iki haftada ki gelişmeler nedeniyle sezeryan zorunlu oldu. Ama Nihal’imiz de zor bir operasyon olan sezeryana rağmen başında kırmızı kurdelası ile çok huzurlu ve de mutlu görünüyordu. Ne de olsa bebeğimizi sağ sağlim kucağına almıştı. Anestezinin etkisinden; kah terleyerek, kah titreyerek bebeğine o çok kıymetli ilk sütünü verebilmenin telelaşındaydı. Odası öyle güzel süslenmişti ki her yerde balonlar, kapısında süsler, bebek çikolataları. Hep mutluluk resim edilmişti küçük odanın dört köşesine.

Bu tecrübeleri bende yaşadım zamanında; iki kez anne oldum. İkisinde de aynı heyecanı ,merakı ve de mutluluğu yaşamıştık. İlk kızım dünyaya geldiğinde onu ilk gördüğümde gözyaşlarımı tutamamıştım. Anlatmak çok zor hissettiklerimi. İkinci kızımda ise hamileliğim çok sorunlu geçmişti. Bu nedenle 2.700 gr doğmuştu. Hiç unutmam sarı saçlı,yeşil gözlü, bembeyaz… Onu anesteziden çıkıp gördüğüm an çektiğim zorlukların hepsini geride bırakıp şükür ederek aşkla almıştım kucağıma. Herşey dün gibi. Hep te öyle olacağına eminim…

Analık, babalık zor iş. Büyük mesuliyet. Allah içimize koymuş, zamanı gelince istiyoruz anne, baba olmayı… Kök salmayı. Ve bu hayatta karşılıksız olan tek sevgidir bence evlatlarımıza duyduğumuz sevgi ve bağlılık duygusu…

Bu mutlu günümü paylaşmak istedim sizlerle. Az önce hastaneden döndüm. Araç kullanırken aklımdan bir sürü şey geçti yol boyunca… Kalbimin yarısını hastanede bıraktım bugün.

Dilerim bütün çocuklar mutlu olurlar. Ana baba olmak için çaba harcayan insanlara kolaylıklar diliyorum. Evlat acısı çekenlere de sabır. Ve minik Ege Can ımıza bu hayata hoş geldin, yepyeni umutlar getirdin demek istiyorum.
Sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir

  • 31 Mart 2012 -- Pantominal Tragedya; Ma Pusuma (0)
    Boğaz manzaralı cezaevi, açık büfe yemekleri ve Nubar Terziyan’a çekmiş gardiyanlar. Balkonumun korkuluklarıydı demir parmaklar. Demirdendi parmaklar bu yüzden dokunduğu her şeyde (T)izini bırakıyordu...
  • 28 Eylül 2010 -- Ne güzel şeydir aşk (2)
    Aşk! Ne güzel şeydir aşk.. Onu düşünürken heyecanlanmak İlk konuşmanızda konuşamamak İlk gördüğünüzde sadece sarılmak Nefesini nefsinde bilmek Onu kaybetmekten korkmak Onun için kilometrelerce...
  • 29 Mayıs 2009 -- Çok yaşa (0)
    Biri hapşırdığında sadece Türkler "çok yaşa" der diye düşünmüştüm yanılmışım, İngilizler'de "çok yaşa" diyormuş. Nedeni, hapşırıldığında ruhun bedenden dışarı kaçabileceği yolundaki eskiden gelen bir ...
  • 16 Ocak 2009 -- Ful yaprakları oyunu (0)
    Cihan Canova nın yazdığı, Özlem Güveli, Özden Çiftci ve Musa Uzunlar’ın başarılı performansları ile izleyeni kendilerine hayran bıraktıkları felsefe ve psikoloji ağırlıklı, intiharın, çaresizliğin ve ...
  • 04 Mayıs 2012 -- Yeis (0)
    Terminal çarpıyor yüzüme, bütün hüznüyle, Yol boyu pencereden sarkan bir çift gözyaşı, Sanırım ikindi ve biraz eylül sonrası… Taban-cama doldurdum (kırgın) hikaye(leri)mi, Yol boyu sıkıyorum bey...
  • 29 Ağustos 2009 -- Susuzluğum (0)
    Seni okuyorum... Teninden süzülen, Herbir ter damlasında sana susuyorum... Sana doğuyorum... Bir bebeğin ağlamalarında,belli belirsiz zamanlarda, Ruhunda dolanıyorum.. Gözlerimi açmam mı gerek.....