Cengiz’le acayip konuşmaların bu haftaki konuğu çalışmalarını çok beğendiğim ve uzunca bir dönem beraber çalıştığımız, yakın süreçte yine beraber çalışacağımız Ressam Bekir Üstün. Sorduğum sorulara verdiği samimi cevaplardan dolayı Bekir Üstün’e teşekkür ediyor, hepinize keyifli okumalar diliyorum…

Cengiz Aydın: Bekir bey kısaca kendinizden bahsedermisiniz?

Bekir Üstün: Bence aşağıdaki özenle güzel bir şekilde hazırlanmış sorulara cevap verdiğimde bahsetmiş olucam o yüzden bu soruyu geçiyorum.

Cengiz Aydın: İçinizdeki resim tutkusunu ne zaman fark ettiniz?

Bekir Üstün: Resim tutkum, izlenimci anlayışa sahip biri olarak ilk ve en eski resim yapma isteğimle alakalı duygusal hatıram; “Bir ilk bahar sabahıydı, Melendiz dağları, Hasan dağı, Toroslar ve Erciyesle çevrili Anadolu bozkırında annemin elimden tutup, beni dağların arasındaki tarlamıza götürdüğünde, yaşımı bile tam hatırlayamayacak kadar küçüktüm.

Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından, yamaçlardan geçip patikalar tırmanıp nihayet dik bir tepeyi aştığımızda, bugün size anlatırken ve her hatırladığımda heyecanını hep duyduğum, hayatımdaki anlardan biri olan o manzarayla karşılaşmıştım, geniş ve düz yaylayı o büyülü kırmızı renkleriyle doldurmuş gelincik tarlasını gördüğümde, o kadar heycanlandım ki, annemin elinden kurtulup kendimi o mükemmel güzelliğin koynuna atıverdim…

Bağırıp çağırıyor gelincik tarlalarının arasında o güzellikten mest olmuş şekilde yerlerde yuvarlanıyor, gelincikleri kucaklıyor, sarhoş olmuşçasına sağa sola koşuşturuyordum. Anneeee anneee şu güzelliğe bak anne diyordum, annem gülüyordu, anne bu ne güzellik anne anlatamıyorum anne, ah anne bu güzelliğin karşısında bir şeyler yapmalı, bir şeyler yapalım anne…

(Ressam Bekir Üstün’e ait tuval üstü yağlıboya çalışma)

Cengiz Aydın: Resim konusunda aldığınız eğitimler nelerdir?

Bekir Üstün: Alaylıyım, yani atölye eğtimi aldım, bir nevi eski ustaların deyimiyle usta çırak :) ilişkisi… ama resme yaklaşımım akedemik bakış açısıyla olmuştur yani araştırmacı, resmi temel kurallarıyla öğrenme ve uygulama eğliminde oldum hep.

Cengiz Aydın: Sizin “resim” tanımınız nedir? resimlerinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Bekir Üstün: Bence resim herşeyden önce bir duygu ürünüdür, resimlerimde öncelikli çıkış noktasıda budur.

Cengiz Aydın: Sizi en çok etkileyen resim akımı ya da akımları nelerdir?

Bekir Üstün: Empresyonizm (İzlenimcilik)

Cengiz Aydın: En çok etkilendiğiniz Türk ve Yabancı ressamlar kimlerdir ?

Bekir Üstün: Etkilenmek demiyelimde beğendiğim ve taktir ettiğim ressamlar var tabi, ama türk ressamlar işte burası çok uzun hikaye, çünkü malum resim sanatı ülkemizde köklü bir tarihe sahip değil, bu nedenle malesef bizler dünyayla birlikte o resmin tarihini geçirdiği akımları ve dönemleride kaçırmış oluyoruz.

Yani resim dünyada taa mağra devrinden duvarlara resim çizerek başlamış, sonra kiliseler, mağbetler sonra ise tuvalde gelenekçilikten bugüne değin bir sürü akım ve ekollerle değişime uğramış, bence bizim ülkemizde bu süreç yaşanmadığı için biraz şansızız. Türk ressamlardan Sabahattin Camcıoğlu yabancı resamlardan da Pino Daeni, Morgan Weistling, Frank Frazetta, Mian Situ beğendiğim sanatçılardır.

(Ressam Bekir Üstün’e ait tuval üstü yağlıboya çalışma)

Cengiz Aydın: Tuvalin karşısına geçtiğinizde neler hissediyorsunuz?

Bekir Üstün: Yeni bir başlangıç yeni bir fırsat.

Cengiz Aydın: Resim yaparken kullandığınız malzemeler nelerdir?

Bekir Üstün: Çalışmalarımı özellikle internetten ve sanat galerilerinden takip eden insanların sandığının aksine fazla spatula kullanmıyorum :) büyük fırçalar ve üç temel renk…

Cengiz Aydın: Bir tuşla her şeyin kopya edilebildiği şuan ki ezberci ve duygusuz dünya şartlarında Türkiye’de resim sanatı sizce nerede? resim sanatına/sanatçısına gerekli değer ve önemin verildiğini düşünüyormusunuz?

Bekir Üstün: Aslında bu sorunun cevabını yukarda da verdiğimi düşünüyorum, ama yine de resim benim için herşeyden önce bir duygu ürünüdür, ressam da bir sanatçı ve fikir insanıdır, ama malesef ülkemizde resim dekoratif ürün, ressamda el becerisi olan bir şahsiyet olarak görülüyor. Bu çok üzücü tabi, bunun sancısını hayatını resimle devam ettiren biri olarak fazlasıyla çekenlerdenim.

Cengiz Aydın: En sevdiğiniz renk/renkler nelerdir?

Bekir Üstün: Bütün renkler :) ama illada bir renkse eflatun.

(Ressam Bekir Üstün’e ait tuval üstü yağlıboya çalışma)

Cengiz Aydın: Aklımda öyle birşey var ki onu tuvale yansıtsam yer yerinden oynar dediğiniz ve hayal ettiğiniz belki bir gün hayata geçireceğiniz sarsıcı ve iz bırakacak bir fikriniz var mı?

Bekir Üstün: Resmimin sürekli geliştiği malum, konu ve kompozisyon olarak aklımda ileriye dönük fikirler var elbet ama şartlanmayı doğru bulmuyorum.

Cengiz Aydın: Varlığını ömrünün yarısında keşfetmiş acemi bir şairi resmetseydiniz seçeceğiniz renk tonları neler olurdu?

Bekir Üstün: Kahverengi…

Cengiz Aydın: Dünyanın içinde bulunduğu sevgisiz durum için ressamların (sanatçıların) üstüne düşen görevler varmıdır sizce? varsa Nelerdir?

Bekir Üstün: Bence ressamlar üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getiriyorlar, ama dünya bu sevgisiz durumdan kurtulmak için ne yapmalı derseniz, arada bir insanlar resim yapmalı derim :)

Cengiz Aydın: Sizce kazık yemek ne renktir? neden?

Bekir Üstün: pass :)

Cengiz Aydın: Varsa ödüllerinizden/sergilerinizden bahseder misiniz?

Bekir Üstün: Yarışma-Ödül- Derece konusu başlı başına bir mesele bu ülkede, ama kısa ve net bişeyi söylemeden geçemiycem; bu ülkedeki resim yarışmalarının ve seçici kurulun adil olduğuna kesinlikle inanmıyorum.

Sergilerime gelince;
Semih Balcıoğlu Sanat Galerisi/ 2005
CNR EXPO Fuar Merkezi/ 2008
Deyim Sanat Galerisi/ 2009-2010

Cengiz Aydın: Bu söyleşiyi okuyunca içinde Resim sevgisi depreşenlere ve yeteneği olduğunu düşünenlere neler önerirsiniz?

Bekir Üstün: Ben insanların resme neden bu kadar mesafeli olduğunu anlayamıyorum. İnsanlarla sohbetlerimde hep aynı sözü duyuyorum; çöp adam bile çizemem :) Yani insanlar çok mutlu bir anlarında yada duygusal bir anlarında nasıl ki bir türkü mırıldanıyorlarsa, kendileri için yani hiç bir iddiada bulunmadan resim yapabilirler…

Tabi içinde resim sevgisi vazgeçilmez noktaya ulaşanlara tavsiye etmeye gerek yok, zaten onlar mutlaka bir şekilde resim yapmaya devam edeceklerdir…

Ve geldik sıcacık bir sohbetin daha sonuna, başka bir “Cengiz’le acayip konuşmalar” da buluşmak üzere herkese iyi şeyler diler selam ederim…

Benzer yazılar