Onca zamanın üstüne bugün senin eski bir fotoğrafınla karşılaştım. Nasıl da saklamıştım fotoğrafını kendimden bile… Sadece bir fotoğraf değildi o. Fotoğrafın içine aşkımı da saklamıştım. Biliyordum kendimden ne kadar uzağa saklarsam,  kalbim o kadar rahat ederdi ama şimdi anlıyorum meğer saklamak mesele değilmiş. Çünkü sakladığım fotoğrafın  değildi sadece. Bize ait her şeyi o fotoğrafa sığdırmıştım.

Biliyor musun? Yaşanmamış, yarım kalmış  bize dair ne varsa  hepsine mutlu bir son yazdım tekrar ve tekrar… Ama gerçek yapmaya yetmedi. Bazen ise birleşmesi imkansız yollar çiziyordum bize ki; böylece gerçeği daha kolay kabul edebilirim diye. Yine de içimde öyle bir umut vardı ki bunların sadece engel olduğunu söylüyordu. Hayallerinin arasında boğulduğumu anlamak yıllarımı aldı. Hayallerinin arasında kendimden bir yabancı yaratmak ise, ödediğim en büyük bedeldi belki de…

Seni kaybetmek, yarım kalmak hep üzerdi beni ama şimdi anlıyorum ben en başından beri yarımdım.

Bugün fotoğrafına uzunca süre baktım. İçinde bolca gözyaşı, kırıklarla dolu anılar vardı. Bir an bile tereddüt etmeden hepsinin üstünden basarak geçtim. Aşırı kanamadan komaya girebilirim belki de ama biliyor musun bugün o fotoğraftaki bütün anıları temizledim.

Benzer yazılar

  • 27 Temmuz 2010 -- Sana insan diyemem… (7)
    Hakkında şuradada yazdığım, insan olduğuna şüphe ile yaklaştığım bir canlı Gülay Özdem. Dünyada herşeyde kötü değil bağlamında sizlere Gülay Özdem fotoğraflarından oluşan bir potbori hazırladım, umarı...