Kalabalıklar içinde;
Yorgun ve yapış yapış gülüşlerin,
Üzerimize bol geldiği görüntüleri ezberledik…
Yanlızlığımızı amiane sesizlikle öpen,
Silikonlu dudakların,
Topu küfreder gibi naklen yayında.
Bir sanal şölende,
Bir ev yapımı, pasta süslemesinde.
Gökyüzündeki o buluttan pamukta.
Sende, bende…
O yanlızlığın pencerene yapıştığı
Buzdan görüntüler arasındaki sinsi boşlukta.
Kapını kapattığın evinde,
Hangi hayatları dışarda bıraktığını bilir misin?
Semeresini ödedinmi sen?
Yüzüstü bıraktığın kimsesizliklerin.
Kutsal hainliğin;
Yüzündeki makyajla kapanmamakta, daha iyi boya.
Usta olmalısın sen artık…
Bu maskelerin yüzünde taşımak konusunda.
Taşırma sabrını can kırıklarının,
Lütfen artık dikkatli topla.
Hançerler eskiden düşman katledermiş
Şimdi dost, sevgili, insan, çocuk farketmiyor…
Cehennem büyük olasılıkla bu dünyada.
Ateşi ertelemeye bırakılmış,
Tavını bekliyor etimizin büyük olasılıkla.
Bir çayın demi insan oluğumu hatırlatsada bazen insana.
Rakı, şarap üzüm sularının,
Hepsi beni kışkırtmakta….
Ekmeği bandırmak benim inanışıma,
Tam anlamıyla tezatta.
Barış, kardeşlik dostluk,
Sıfatlarını kim topladı ortalıktan.
Sözlükteki anlamlarının eşitliği hangi hayatta?
Hangi boyutta…
Körebe oyunundayız büyümüştük oysa.
Defalarca sökülen kaldırımlar gibi,
Tarihin yazılmış sayfalarında,
Şizofren kişilikler, tüm vahşetiyle arzu endamda.
Dayan hadi insan kalan yanlızlığıma,
Gör işte buradayım, sınırlarla çizilen,
O yasak aldanışların büyüttüğü, kocaman kent yanlızlıklarında.
Çöl fırtınası kızgınlıklarımızı,
Bir yaz gülüşü gibi, yüzümüze yamamakta.
Bir dokunsam ölü hücreler, pul pul sökülür dokunamıyorum…
Ellerim, bir ayçiçeğinin gülen yüzünde, hasatta kalmış şaşırdım…
Ne ala… ne ala …
Gerçek yaşamlar…!
Hayatın kıyısında başlar.
Orada kalmıştık seninle tam uçurum kenarında.
Haylazca aç…
Kara kutusu saklı yaşamışlıklarımızı,
Birde dokunmuşluğun olsun, bu sefer gerçek bana,
İçimde büyüyen yanlızlığıma bağdaş kur başla anlatmaya.
Sesinin İnanmış tınısıyla,
Kanayım yağmalanmışlıklarıma.
En fazla ense kökümüz ısınır,
Belki bu sefer, nefesinin buğusunda.
Hadi durma başla…
Anasından doğmuş gibi, süt kokulum,
Can kuzum,
Mühürünü gözüme vurmuşluğum…
Bin yılluk hasretlerin ezberlenmişliklerini,
Cennet suyunla öp… silersem nağmerdim,
Varsın dudaklarımda kalsın izin.
Dilin tek yenilmişliğimdi….
Bir şey olduğumu hatırlat, insan olan yaşayan bir şey.
Taksit taksit ödetme, cigaraya sarıp,
Dünyadaki haksızlıkları, bana…
Başla hadi duvarlarımı yıkmaya,
Yaşadığımı nefes aldığımı hatırlasın uyuşmuşluğum,
Namlu ucundada olsa…






Son yorumlar