Bu aralar enteresan rüyalar görüyorum. Dün gece rüyamda büyük soğuk bir odanın içerisindeydim. Yanımda çok sevdiğim bir arkadaşım da vardı. Bulunduğumuz odanın zemini taştandı ve ayaklarım çıplaktı. Yere basmamak için ayaklarımı dizlerimden yukarıya doğru çekip tekli koltuğun üzerine tünemiştim. En yakın arkadaşım ise oturduğum koltuğun ucundan yere doğru bakıyordu.
Odanın tam ortasında kafası kopmuş ama hala nefes almayı başaran genç tanımadığım bir adam yatıyordu. Başı kesilmiş olmasına rağmen sanki soluk borusuna bir şey olmamış gibi nefes alıyordu. Yanımızda o an beliren ceset torbasını elimize aldığımız gibi yerde yatan genç adamı torbanın içerisine yavaşça yerleştirdik. Her yerde kan vardı. Tam ceset torbasının fermuarını çekeceğimiz sırada genç adamla göz göze geldik. Hala yaşıyordu. Kafasını açıkta bırakacak şekilde ceset torbasının fermuarını boynuna kadar çekip o buz gibi odadan çıktık.
Adım attıkça çıplak ayaklarımızdaki kan izleri bizimle birlikte geliyordu. Ana kapıya vardığımızda eşsiz bir yeşillik karşıladı bizi. Çimlere bastıkça ayaklarımızda oluşan kan izlerinden arındık. Kalbimizin bir yanı huzurluyken diğer yanı biraz önce çıktığımız odada kalmıştı… Tam odaya geri dönmeye karar vermiştim ki annemin “Elif telefonun çalıyor” sesiyle uyandım…
Bugün gördüğüm rüya ise yemeyip yanında yatmalık… Ne rüya gördüğümü hatırlamıyorum bile. Sıçrayarak uyanıp saat sabah 10 sularında kahvaltı eden anne ve babamın yanına gidip “anneciğim benim siyah kürküm nerede bulamıyorum” dedim. Annem ve babam ilk önce anlamsızca birbirlerine baktı sonra da bastılar tabi kahkahayı. Annem gülmekten konuşamaz hallerde “Elifim ne kürkü senin kürkün yok ki anneciğim
Hadi sen biraz daha uyu ya da gel bizimle kahvaltı et. Hoş henüz uyanmış değilsin ama” dedi. Annemin isteği üzerine bir saat daha uyudum. Uyandığımda ise hala aynı geyik evin içerisinde “elif siyah kürkünü buldun mu kızım?” diye…
Hale bak bir gün beni gerim gerim geren bir rüya görüyorum ertesi gün ise kürküm nerede benim diye zıpçıktı misali uyanıveriyorum. Sanıyorum uyku esnasında bir taraflarım açıkta kalıyor. Annem o kadar da gece gelip kızımın bir yanı açıkta kaldı mı diye yokluyor ama bir yere kadar tabi. Nasıl uyuyorsam artık her sabah ayrı bir manyaklıkla uyanmayı başarıyorum. Bir süre rüya görmemeyi diliyorum.






Ocak 10th, 2011 on 01:14
Kötü rüyaları bilirim Elif hanım ben bir hafta etkisinden çıkamadığım rüyalar bilirim en kötüsü de genelde çoğunu ilerleyen günlerde yaşarım.
Ocak 10th, 2011 on 01:50
sabaha karşı üst kat komşumuz vefat etti. ölüm hayatın gerçeği de olsa, bir müddet rüyamda da yaşadığım gerçek hayatta da ölüm kelimesini duymak istemiyorum.
Ocak 8th, 2011 on 23:27
Rüyanızı okurken korku filminden bir sahne canlandı gözümde içim ürperdi açıkçası hayır olsun diyelim.
Ocak 9th, 2011 on 00:04
gerçek gibiydi Ebru Hanım. o gün öyle bir etkilenmişim ki bütün günüm negatifliğim üzerimdeydi
Ocak 8th, 2011 on 22:31
Bize böyle rüyalar gördüğümüzde Kızım kıçın açıkta kalmış derlerdi seninki de öyle olmuş.. Hayırlara gelir inşallah.. Geçmiş olsun..
)))))
Ocak 8th, 2011 on 23:29
Annem de öyle diyor Saliha Hanım. daha sıkı kapatmalıymışız açık kalan yerlerimizi
ee annedir dinlemek lazım
çok teşekkürler eğlenceli yorumunuz için