Bir karne heyecanı daha yaşandı bugün, yarıyıl tatiline girdi ülkemde eğitim gören 16 milyon öğrenci..Onlarla beraber emektar öğretmenlerimiz ve bizlerde..

E-Okuldan dolayı notları takip edebildiğimiz için karnelerin nasıl geleceğini günler önceden biliyorduk ama yinede küçükte olsa heyecan yaşadık,tatile girecek olmaktan dolayı mutluyduk.Yoğun,yorucu ve telaşla geçen dört ay sonunda kısa da olsa dinlenebilmek hepimiz için güzel olacaktı.

En büyük telaşımız dün akşamdan beri kıyafet derdiydi. Okula serbest kıyafetle gidecekleri için iki kızımda elbise dolaplarının altını üstüne getirdiler. Yatakların üzerine yaydıkları kıyafetlerin arasından seçim yapmakta zorlanınca, bütün kadınların yaptığı gibi giyecek hiçbir şey yok  genellemesi ile hazırladıkları elbiseleri askıya asıp yattılar. Tabii o yaydıkları elbiselerin dolaba nasıl tıkıştırıldığını  ve zar zor dolabın kapılarının  kapandığı konusuna hiç girmek istemiyorum.

Sabah erkenden istekle kalkan kızlarımın bu kez dertleri saçları üzerine oldu. Açık mı olsun düz mü, dalgalı mı, taç mı taksak, toka mı? uğraştı durdular,allahtan okulda forma giyiyorlar diye düşündüm, telaşlarını görünce yoksa çekeceğimiz vardı…

Neyse uzatmamayım büyük kızım servisiyle gitti okuluna ve ekledi giderken “Anne artık ben liseye gidiyorum sakın ha gelme karne alıyorum diye arkadaşlarımı güldürme bana.”Bizde  küçük kızımla düştük okul yollarına. Kısa bir törenden sonra sınıfta öğretmenimiz dağıttı karneleri. Fotoğraflar çekildi neşeyle. Karneler kritik edildi ve eve dönüşle tatil resmen başladı.

Benim çocukluğumda daha heyecanlı oluyordu karne almalarımız. Şimdi o kadar heyecan yaşamıyoruz. Hiç unutmam ortaokulda takdirname almak için bir nota ihtiyacım vardı yani yetmiş değil seksen gelse bir dersim takdir alacaktım ve çocuk aklı ile bu benim için çok önemliydi. Birkaç  öğretmenimin önünü kesip derdimi anlatmış bana yardımcı olmalarını istemiştim. Ama hiçbiri bana o ihityacım olan bir notu vermemişti. Karne günü yaşadığım mutsuzluğu anlatamam. Hüngür hüngür ağlamıştım teşekkür belgesiyle eve dönünce, şimdi anlamsız geliyor geriye dönüp bakınca ama o yaşlarda çok üzülmeme neden olmuştu. Zaten başarılı olan bir öğrenciye o bir notun çok görülmesi beni derinden üzmüştü. Bizim zamanımızda notları zayıf olan arkadaşlarım çamaşır suları ile notları düzeltip evin yolunu öyle tutardı. Kimi zaman evde işiteceği azardan, belki yiyeceği dayaktan kendince kurtulmak için;  ne günlerdi. Bugünlerle kıyaslayınca daha renkli geliyor bana sanki..

Günümüz şartlarında öğrenci olmak çok ağır sorumluluklar yüklüyor çocukların omuzlarına erken yaşta sınav stresiyle tanışıyorlar. Birçok sorun yaşıyoruz maddi, manevi anlamda. Eğitim hep çocukların başarısı üzerine dayanıyor. Başarısız oldukları zaman verilen eğitimin kalitesi ve öğretmenin yeterliliği sorgulanmıyor maalesef. Öyle uzun bir konu ki. Öbür yanda emeğinin hakkını alamayan, atanmak için yıllardır sırasını bekleyen fedakar öğretmenlerimizin sorunları var. Daha geçen hafta ataması yıllardır yapılmayan bir öğretmenimiz canına kıydı. Büyük açmazlarla dolu bir konu eğitim ülkemde. Nasıl çözülür, yada çözülür mü hiç bilmiyorum. Bizler elimizden geleni yapıyoruz  öğretmenlerimizle el ele verip.

Şimdi kısada olsa dinlenip kalan yarıyıla enerjilerini artırmaları, imkanlar dahilinde tatil yapmaları  ve boş zamanların tadını çıkarmaları hakları.  Anne baba olarak bizlerin ve onlara emek veren sevgili öğretmenlerimizin de.

Herkese iyi tatiller dilerim…

İlginizi çekebilir

  • 03 Kasım 2010 -- Yine mi deprem (0)
    Sabaha karşı 5 sularında Saros Körfezinde meydana gelen 5,3 lük deprem sonrası ödüm her yanıma karışmış vaziyette uyu uyuyabilirsen durumlarında evin içersinde ecinli gibi bir sağa bir sola dolandım d...
  • 02 Mayıs 2011 -- Bir çocuğun XBox Kinect’i satın alma öyküsü (6)
    Efendim bizim uşak bir yerlerde görmüş.  İlk görüşte de çok beğenmiş. İnanılmaz heyecanlandırmış onu. Bizim pek haberimiz yoktu bu durumdan.  Bütçemize göre biraz pahalı olduğundan “ baba ben bunu ist...
  • 06 Kasım 2010 -- Seni düşünmek (0)
    Bir şehri düşünmek. Halini hatırını düşünmek. Aklını fikrini düşünmek. Gelişini, bitmeyen gidişini düşünmek. Bir gecede seni düşünmek, İpsiz sapsız hallerini düşünmek. Düşünmek , Düşünmek, Düş...
  • 25 Mart 2010 -- Babam annemi aldatıyor (0)
    Annem, babama dair, ''Öyle bir sevda, öyle bir aşk ki artık yaşını başını aldı, bırakmalı bu işleri. Koskoca 80 yaşına gelmiş adama hiç yakışıyor mu?'' diyor. ''Babam annemi aldatıyor mu yoksa, hem...
  • 01 Eylül 2009 -- Son şiirini yazdı ve… (1)
    Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama İkincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, çok az şeyi ciddiyetle yapardım....
  • 05 Ocak 2009 -- 04.01.2009′ da demlenenler (1)
    Sevgili Demliğim; Nasıl güzel uyumuşum anlatamam, dinlenmiş ve zımba gibi bir pazara başlamak çok keyifli... Pazar sabahları saatimi 10.00'a kurup, yarım saatçikte oğluşuma sarılıp keyif yapıyorum....