Aşk bazen çok uzak sanırız ama uzaklar sandığımızdan daha yakındır aslında… Ayrıldıktan sonra “bir daha bu kadar aşık olmam herhalde, o benim karşıma çıkan bir mucizeydi ama artık bitti” deyip kendimizi ümitsizliğe sürüklediğimizde bir sonraki ilişkimiz “hadi oradan aşık olmazmışmış lafa bak konuştu bal kabağı, bal gibi de aşık olursun işte” dercesine bizi, hayatımızda yer alacak eskisinden daha iyi biri ile karşılaştırarak güzelce kapak eder. Sanırım kapak olmaya aman ne diyorum ben, aşık olmaya başladım işte. Olmaya başladım kısmı bile saçma oldu; aşık oldum aslında. Sadece kendime itiraf etmeye çalıştığım bir dönemdeyim diyelim…
Her şey çok yeni, çok taze hayatımda… Görünürde ortada bir şey yok gibi duruyor ama bal gibi de var aslında. Bu kadar tesadüf olamaz diyor yüreğim. Kapısını açıp içeriye adım attığım her yerde o var. O peşimde pervane, benimse yanaklarımda onu gördüğümde mahçupluğumdan oluşan renk pembe… Kaçamak bakışlar, içten gülüşler, konuşmaya çalışırken kem küm edişler kısacası yaşanmaya çalışılan her şeyin en komik olduğu anlardayız şu an… Hiç bozulsun istemiyorum bu mavi büyü…
Gözümde büyütmemeye çalışıyorum onu. Sanırım yine hayal kırıklığına uğratılmaktan korkuyorum. Ama elimde değil işte ben dursam o devasallaşıyor bir şekilde gözümde… İşin garip tarafı tanımak istemiyorum onu. Böyle olmak öyle güzel ki… Soru yok, cevap yok, sadece karşılaşmalar, arada sırada da hal hatır sormalar var. Hatta o adım atmasa sonsuza dek sadece bakışabilirim onunla… Ama o bana nazaran biraz daha telaşlı, biraz daha heyecanlı bu konuda…
Bu gece saçlarıma dokundu ilk defa sonra hafifçe başımı göğsüne yasladı bana baktı. Gülümsedi… Gülümsedim…Sonrasında bir soru, bir cevap doğurdu… Ne diyeyim hayırdır inşallah…






Son yorumlar