Üsküdar-Salacak sahilindeki bir çay bahçesinde arkadaş gurubuyla toplandık sohbet ediyorduk. İçlerinden birisi hekimdi. Bende, büyüklerimizin yakından tanıdıkları bir doktoru aile toplantılarında gördüklerinde fırsat bu fırsat deyip “evladım şuram ağrıyor, buram ağrıyor hele bir bakıver” dedikleri gibi bir iki gündür üzerimden atamadığım kırgınlık ve bitkinlikten biraz bahsedeyim belki bir şey önerir diye düşündüm ve başladım konuşmaya;

-Bu aralar bir yılgınlık, bir bitkinlik var üzerimde hocam. Ruhumun algıladığı görüntü net değil. Her şeyi ya fulü görüyor, ya da hiç görmüyor. Algıda yetersiz kalıyor. Bu yüzden ruhum sıkkın ve gergin. Görüntü net değil anlayacağın. Parazit yapıyor durmadan.  Birisi ayarlarımla oynamış sanki. Bir türlü eski halime geri dönemiyorum. Belki görüntü netleşir, parlaklık ve renk geri gelir, kontrası düzelir diye hep ümit ettim ve bekledim. Ama olmadı bir türlü. Nedendir? Bilemedim.

O da gülümseyerek “Şu esen rüzgârı ve kıyıya vuran dalgaları görüyor musun dostum?” dedi ve devam etti.

-Bütün bu anlattıkların lodos yüzünden olabilir! Bu aralar çok sık rastlanıyor seninki gibi görüntü bozukluklarına. Lodos insanlarda ruhsal sıkıntı yaratır, huzursuzluk duygularına yol açar. Böyle günlerde trafik kazaları, kalp krizi vakaları, astım nöbetleri gibi vakaların arttığı bile gözlemlenmiştir. Dolayısıyla endişe etme. Ayrıca sen de bilirsin ki lodos kıyıları dövüp deniz ulaşımı etkilemekle kalmıyor, antenleri de sallayıp silkeliyor bazen de yönlerini değiştiriveriyor. Bu yüzden senin ruhunun antenleri de etkilenmiş olabilir :) Bekle biraz. Lodos geçsin görüntü normale döner dedi.

Bende mecburen bekledim.

Ve lodos geçti. Görüntü düzelmeye başladı.

Şaşırdım!

Meğerse ruhumun ayarlarını lodos bozmuşmuş :)

İlginizi çekebilir

  • 08 Haziran 2009 -- Sahiciler (0)
    Gerçek iyiler ve sahiciler. Hani şu hamurlarına çokça doğruluk, dürüstlük, iyi niyet katılmış olanlar. Hani gönül gözü aralık doğanlar. İşte onlar, gönül gözü kör olanlarla yaşamayı öğrenene kadar ...
  • 11 Kasım 2010 -- Elimi uzatsam ben kırmızıyım (1)
    yargıladım kendimi, iplere un serip kulaklarımı tıkadım kendi gürültüme tıkasamda nafile daha çok bağırıyor beni duy diye ofladım koca bir kış gözüm uzakların uğultusuna ne zaman susacak diye çeki ...
  • 19 Eylül 2011 -- Yanarak ölmek en kötüsü… (0)
    Güncel haberleri her gün takip ediyoruz. Ne olmuş, ne bitmiş izliyoruz. Ülkemizde; olaysız, kazasız geçen bir gün bile yok. Birkaç günden beri o haber içimizi parçaladı. Bulundukları bölümün kilitl...
  • 26 Aralık 2010 -- İşte ben o gizli ipliğim (5)
    Aşkımın dilsiz güvencesi, ey yol arkadaşım: beni uyanık tutan tek şey... Gözlerini aradım hep gözümü açtığımda, kimselerin bakmadığı anda sana ördüm bakışlarımı. İşte ben o gizli ipliğim. Yeni bir ...
  • 26 Şubat 2010 -- Çırpınırken (0)
    Çırpınırken delicesine, Sonsuz boşluk. Anlatır seni, Uzanır boylu boyunca, Kahrolasıya o ben, Savunmasız dermansız, Dalarım, Afyon almışçasına, Anılara. Gri Not: Araştımacı-yazar Ogün Deli'...
  • 16 Ekim 2010 -- Bursa (4)
    Bursa, M.Ö. yıllardan bu yana bir çok medeniyete ve onların dinlerine beşiklik etmiş ender illerin başında gelir. İlde Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerine ait bir çok eser hala ayaktadır...