Bugün arkadaşımla telefonda konuşuyoruz. Ay duydun mu o nişanlanmış, bu evlenmiş muhabbetine sarmış “ay ne olacak bizim bu halimiz şekerim” modunda dert yandı durdu bana. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş misali sanki bende çok akıl varmış gibi bilirkişi olmaya kalktım muhabbetin ortasında. Ben konuştukça o durmadan soru sordu, o soru sordukça ben daraldım, bunaldım. Üzerinize afiyet evlilik, yüzük ve bilumum iki kişiyi birbirine bağlayan her şey kaşıntı yapıyor bende bu aralar.

Midemde kelebekler falan uçuşmuyor benim… Zamanında kanatlarını kopardım kelebeklerimin. Yok yani ne yalan söyleyeyim Allah var yukarıda kimse için ölüp ölüp dirilmiyorum şu sıralar. Hayatımda bir erkek olması lazımmış kankam öyle diyor. Aman erkek deyince 2 kere, evlilik deyince 2500 düşün diyorum ona da. Ne gerek var ki, nedir yani bu mazoşistlik… Ben kendime uygun bir kavanoz bulup turşumu kurma niyetindeyim.

Şaka bir yana parası, malı, mülkü, çantamı taşıması, alışveriş yaptığımda yanımda dikilmesi, şoförlüğümü yapması ya da beni 2,5 yaşında bir kız çocuğu yerine koyması için hayatıma birini katmam çok saçma olur. Çok şükür ben o leblebi beyinli hatunlar gibi değilim. Paketlerimi kendim taşır, alışverişimi kendim yapar, kimse yedirmeden yemeğimi yiyebilirim. İyi araba kullanır, arabamın lastiği patlasa bile kendim değiştirebilirim. Hadi oradan demeyin değiştirmişliğim var :)

Demek istediğim şu ki insan hayatına birini katacağı zaman tanımlarını, dengelerini, prensiplerini alt üst edecek karakterde birisini seçmeli. Çok afedersiniz tabiri yerindeyse eşekten düşmüş karpuza dönmeli bünyesi. Kendine şaşmalı aşık olup sevdiği adam için yaptıkları karşısında. E varsa öyle biri ne diyeyim ben var ya ben; çocuk da yaparım kariyer de :) ))

Benzer yazılar

  • 31 Temmuz 2010 -- Hadi ezberleri bozalım:) (8)
    Bir soru sordum, çok az parmak kalktı. 2 hemfikir, 1 kaçak güreşen cevap aldım. Diğer herkes sustu. Ya cevabı bilen hiç yoktu yada ''Amann bana dokunmayan soru bin yıl cevapsız kalsın'' dı. Evlilerin ...
  • 30 Temmuz 2010 -- Cevabı bilen parmak kaldırsın (11)
    Geçen haftasonu, arkadaşlarla dışarda yemekteydik. Birlikte olduğumuz ailenin çocukları, çocuklarımla yaşıt. Cinsiyetlerini de yaşlarına göre tutturmuşuz. Anlayacağınız, denk bir gurubuz. Önce orta...
  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...