Cumartesi akşamı kendimi şanslı hissettiğim bir gösteri izledim. Cirque Du Soleil (Güneş Sirki) ve onun gösterisi Saltimbanco. Klasik sirk duruşuna farklı bir açıdan yaklaşan bu ekip, ses, ışık ve görsel düzenlemelerle bildiğimizden farklı bir gösteri çıkarıyor karşımıza.
Atlıyorlar, zıplıyorlar, pandomim var, Bungee Jumping var. İnsanı bir an bulunduğu şehirden çalıp başka bir dünyaya götürüyorlar. Her an’ı heyecan dolu, yerine göre tehlikeli bir gösteri. Çıkarken yüzümde mutlu bir gülümseme, ne kadar zor bir iş yapıyorlar, helal olsun diye düşündüm.
Sonra bir anda aklıma düştü, acaba gündelik hayatımızda biz ne kadar akrobatik davranıyoruz, ne numaralar çeviriyoruz diye? Her gün insanoğlu, iş hayatının çoğu yerinde aslanın ağzına kafasını sokmuyor mu ki? Metro inşaatında çalışan insanlar, madenciler her an yer altında kalıp yaşam çabası gösterebilirler. Yüksek binaların inşaatında çalışanlar hiç mi tek bir tel üzerinde yürümüyor. Elektrik direklerinde, televizyon vericilerinde çalışanlar daldan dala nasıl zıplıyorlar. Hele bir de radyasyon cabası. Kırmızı ışıkta veya İstanbulun köprü trafiğinde su, simit, şarj aleti, çiçek satmaya çalışanlar, kimbilir kaç arabanın arasından zıplayarak kurtuluyorlar. Seri üretim yapan fabrikalarda çalışan işçiler günde kaç tane top sektiriyorlar birbirine değdirmeden kimbilir? Daha yüzlerce örnek sıralayabilirsiniz sizler de.
Bir de işin diğer yüzü var tabii. İkiyüzlü sahtekarlar ne palyaçoluk yapıyorlar üstlerine. Üçkağıtçılar bir şeyleri satabilmek için kaç defa yalandan gülüyorlar birilerine. Kimimiz nasıl maskeler takıyoruz yüzümüze ki karşımızdaki gerçeklerin farkına varmasın diye. Nasıl üzüntülerimizi gömdük içimize, güleryüzle çıktık sahneye kaç defa? Neleri taklit ettik hayatta, bazen annemizi bazen babamızı, bazen de bizim herşeyi öğrendiğimizi düşündüğümüz önemli kişileri.
İlk ayakta durmak için çabaladık sanki bir telin üzerinde yerden yüz metre yüksekteydik. Ağaca çıkıp erik çalmayı öğrendik heyecanla, arkamızda bir orkestra ritim tutmadan. Bisiklete bindiğimizde o iki tekerlek hiç düz durmadı bizim için. Annemize veya sevgilimize getirdiğimiz çiçeği, sanki şapkadan tavşan çıkarır gibi çıkardık arkamızdan büyük bir gizlilikle. Hele evlilik teklifi yok mu, binbir şeklini bulduk en büyük bilim adamının akıl edemediği. Kız istemeye gidildiğinde trapezde sallanırken tek elle tutunmak gibiydi saniyeler. İpten bir merdivendi hayat hepimiz için, kah sallandı havada, kah ayağımız kaydı ama tırmanmaya devam ettik yaşamın yüksek yıllarına. Ama hepimiz en büyük numaramızın bir ipe bağlanmadan, aşağıda bir güvenlik ağı olmadan atlamak olduğunu bilerek yaşıyoruz her anını heyecanla yaşamımızın.
Hepimiz bir yaşam ustasıyız, en azından şu anda yaşamayı başaracak kadar. Yüzümüzde boya akmadığı sürece güleryüzlü olmaya devam edelim her zaman.
Hayat sirkinde gösterinizin her zaman neşeli ve renkli sürmesi dileğiyle!






Mart 1st, 2011 on 11:22
Aslında çocukların algılaması çok açıktır ancak zeka yönleri çok farklılaşabilir. Bazıları görsel zekaya sahipken bazıları da matematik zekasına yoğunlaşır. Muhtemelen bir Van Gogh olmayacak ama zannederim Einstein’e hazırlıklı olun
Bir de tabii klasik sirk algılaması var, Cirque Du Soleil farklı bir şey , sahne gösterisi diyelim . Unutmayın ki bazı gösterileri 18 yaş altına yasak olan bir gruptan bahsediyorum . O yüzden rahat olun , akıllı bir oğlunuz var
Mart 2nd, 2011 on 00:42
benim oğlanın Van Gogh olmayacağı şu an yaptığı resimlerden o kadar belli ki
matematikçi mi olur, fizikçi mi bilmiyorum ama kendisine ne olmak istediğini sorduğum zaman “market açmayı planlıyorum anne, onlar çok para kazanıyorlar” diyor… hayırlısı bakalım
teşekkür ederim cevabınız için..
Şubat 28th, 2011 on 11:50
Cuma akşamı eşim ve 7 yaşındaki oğlum gitti bu gösteriye.. eşimde aslında son derece keyif almış.. fakat bizim oğlan çok sıkılmış.. ve babasına sürekli eve gidelim, boşuna vakit kaybediyorum, bu vakti evde oyun oynayarak geçirebilirdim diyerek sinir etmiş.. bilemiyorum 7 yaşındaki bi çocuk bu gösteriden keyif almaz mı? yoksa benim oğlan asosyal olma yolunda hızla ilerliyor mu?