İçimde tutamadığım, gözlerimden taşan yaşlarda saklısın şimdi… Akan her damla göz yaşımda biraz sen varsın, biraz da ben… Bir ayrılığın senfonik vedası bu yaşadığımız… Biraz senden gidiyor hayat, biraz da benden… Bilirsin işte ayrılık kalpten geçip, kafana kuru sıkı tabancanın namlusu gibi dayandığında yapacak pek bir şeyi kalmıyor insanın. Bizim için dün bitti, yarın olacaklar içinse ikimiz de biliyoruz ki artık çok geç…

Mesela hiç adını Ceren ya da Bade koyacağımız bir kızımız olmayacak bizim. Ya da ” hayatım üç artı bir yerine, dört artı bir evimiz olsun bir odasını resim odası yapacağım” diyebileceğim bir evimiz de olmayacak. Bizi bazen kıskanan, bazense bize imrenerek bakan komşularımızsa hiç olmayacak hayatımızda. Sen işten eve geldiğinde tek başına o buz gibi olan evine girdiğinde yine tek başına bir şeyler atıştırmak zorunda kalacaksın mutfakta. Biliyorsun çünkü ben yanında olmayacağım…

Senin birlikte vakit geçirdiğin arkadaşların olacak, benimse senin hiç haz etmediğin vazgeçilmez dostlarım. Onların yanında hiç yalnız hissetmeyeceğiz ikimizde. Kendimizi yalnız hissettiğimiz tek yer tek kişilik yataklarımız olacak… Arada bir yeni rol arkadaşları eklenecek hayatımıza ama uzun sürmeyecek vakti geldiğinde daha biz demeden onlar çekip gidecek… İşte bizim hayatımız birbirimizi bir daha hiç görmeden böyle akıp gidecek…

Bu ruh halimiz huzursuzluktan çok, yerini tuhaf bir huzura bırakacak bir zaman sonra… Anlam aramayacağız artık hayatımızda… Bazı şeyleri akışına bırakmayı öğreneceğiz birbirimizden ayrı geçirdiğimiz zamanlarda… Bazen çok özleyeceğiz birbirimizi, bazense birbirimizi düşünmenin çok anlamsız olduğuna karar verip soğutacağız kalbimizi… Yüzlerimiz akıllarımıza düştüğünde belki de en komik hallerimizle hatırlayacağız birbirimizi.

Her şeye rağmen içtenlikle gülümseyeceğiz… Ve her şeye rağmen iyi ki hayatımda bir güzellik, bir renkti diyeceğiz…

Benzer yazılar

  • 24 Nisan 2011 -- Yol Ayrımında Aşk (7)
    Özlediğim şeyler var sana dair... Seninle bir fincan kahveyi yudum yudum paylaşmayı, elini sıkıca tutup amaçsızsa rüzgar bizi nereye savurursa orayı dolaşmayı, birlikte bol küfürlü maçlar izleyip bund...
  • 19 Nisan 2011 -- Aşk (1)
    Şu dünyadaki en önemli şey nedir? Mutlu olmak… Peki, mutlu olmak için neler gereklidir? Başarılı olmak, iyi para kazanmak, iyi bir kariyer yapmak, lüks bir araba, belki lüks bir çanta… Peki, bunların ...
  • 30 Mart 2011 -- Ne delilikler geliyor içimden (0)
    Hayat beni çekerken herşeyden, sen belkide bir fincan kahvenin kırk yıl hatırındasın şu dakikalarda. Özledim demek geliyor içimden ama inan izin vermiyor kalbin sızısı. Ne tuhafdır değil mi? Kaç kez s...
  • 25 Mart 2011 -- Yüreğim kadardı… (0)
    Hiç gitmem sanıyordun değil mi... Hep seninle kalacağımı, senden hiç vazgeçmeyeceğimi... Hatta sen ne yaparsan yap görmezden gelip sabredeceğimi düşünüyordun... Aklının ucundan bile geçmiyordu değil m...
  • 23 Mart 2011 -- Sadece gülümse… (0)
    Düşlerle düşünceler bir olmayınca, içten gelen tutarsızlıklar sahipsiz bir kalpte yerini bulunca, bedel olarak hayal kırıklığının en büyüğünü yaşıyor belki de insan... Biraz ona inat, biraz da yaşanan...
  • 01 Şubat 2011 -- Ego (0)
    Bazen izini ararsın kaybettiklerinin... Kaybın ne kadar büyükse acın da o kadar fazla olur yüreğinde. Çok özlediğin zamanlar olur onu.  İşte o an onunla yaşadıkların tıpkı bir film şeridi gibi geçer g...